Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Şubat 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Kendi düşen ağlamaz


Bizler, kendi kendimizi çok kolaylıkla dolduruyoruz.
FIFA kararı ile ilgili beklentilerimiz çok iniş çıkış gösterdi. Biraz hatırlayalım, İsviçre maçının hemen sonrasında fena halde korkmuştuk. O günlerin gazetelerine bakınca, verilen demeçleri okuyunca görülüyor. Felaket senaryoları yazılmış.
Ardından, yani FIFA'nın soruşturma sürecinde hepimizi bir iyimserlik kapladı. İşin kötü yanı, kendi kendimizi inandırdık. Olayları unuttuk. Sanki asıl sorumlu bizler değil de, İsviçrelilermiş ve FIFA olup biteni unutmuş sandık.
Sonuç açıklanınca da, büyük bir hayal kırıklığına uğradık. Oysa, beklenen karar çıktı. Zira FIFA bütün dünya'ya göz dağı vermek istiyordu. Onların kucağına da biz düşüverdik.
İsviçre maçında yaşananlardan bizler sorumluyuz.
Yeşilköy'e indikleri andan itibaren, İşviçrelileri hırpaladık. Resmi yöneticisinden, stad'daki mafya tipli sözde idarecilerden, bindirilmiş kıta gibi hareket eden taraftar kılıklı gruplardan, maç sırasında "hadi ıslıklayın" diye seyirciyi kışkırtanlara kadar, kendi ipimizi çektik.
Şimdi bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım.
Bu karar, Türkiye'nin kupa ümitlerine büyük bir darbe indirecektir. Hem seyircisiz, hem de uzaklarda yapılacak 6 maç, futbolcuda ne moral bırakır, ne de şevk.
Hakkımızı mutlaka arayacağız.
Ancak, bu sonuca bakıp "Türkiye'nin Türk'ten başka dostu yok" veya "bütün dünya bizi cezalandırmaya çalışıyor" kompleksine kapılmamamız gerekiyor. Belki bu kadarını haketmemiştik, ancak bu duruma kendi kendimizi düşürdük.
Ne demişler...
Kendi düşen ağlamaz...

* * *

GS, BEYAZIT'I BEKLİYOR...
Ben Galatasaray'lı bir taraftarım.
İçim yanıyor. GS için bir dilenci gibi para toplanmasına, Kulübün borç batağında çırpınmasına ve bir türlü kendini kurtaramamasına üzülüyorum.
Bu çıkmazdan kurtulmanın tek yolu olarak, tüm taraftar gibi, Selahattin Beyazıt'ı bekliyorum.
"Selahattin Beyazıt Komitesi" sağ duyunun bir sembolü olacak.
Bu görevin ağır olduğunu biliyoruz.
Ancak başka çare yok.
İnan Kıraç, Ünal Aysal ve M.Ali Yalçındağ'ın da katıldığı son toplantıda karar alınmadı. Bu grup, taraftardan da gelen ses üzerine, Selahattin Beyazıt'a bir çağrıda bulundular.
Beyazıt, düşünmek için bir süre istedi.
Önümüzdeki pazartesiye kadar, neler yapılabilineceği ve Mart kongresinden nasıl bir yetki istenmesi gerektiğine dair çalışma gerçekleştireceğini belirtti.
"Selahattin Beyazıt Komitesi", Kulübü yönetmeyecek, Kulübün Başkanının da katılacağı bu grup, GS'ı borç batağından kurtaracak ve Kulübün sağlıklı bir yapılanmaya kavuşması için bir model oluşturacak.
Şimdi bütün gözler Selahattin abimizin üstünde. Tüm güçlüklere rağmen, GS için bu özveride bulunması bekleniyor.

* * *

KULÜBE KATKI İÇİN BU BELGESELİ ALIN
GS'ı bu durumda bırakamayız. Eğer her bir taraftar, 100 üncü yıldönümü için hazırlanan ve geliri tamamen kulübe kalacak olan UNUTULMAZ MAÇLAR belgeselini alırsa, karınca kararınca bir katkıda bulunacak.
Oturduğumuz yerden eleştiri yapma zamanı artık kapandı. Şimdi, tüm GS'lıların hareketlenmesi gereken gün...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Ateşkes zamanı!
OLIVER Roy, İslam konularında uzman bir siyas...
Çetin ALTAN
Duygusal yerel öfkelerin doğurduğu bedeller...
İsviçre Milli Takımı İstanbul'a geldiğinde; p...
Melih AŞIK
Hangi marka?
Karikatür savaşının baş kahramanı Danimarka, ...
Fikret BİLA
'Nereden buldun'da asker-sivil farkı
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, ...
Hasan CEMAL
Nasıl bir dünya?
Mahkeme salonunda itiş kakış, patırtı gürültü...
Güneri CIVAOĞLU
Türkçe Fatiha ile
En "bilge Atatürkçü" üstat Cemal Kutay'ı yiti...
Can Dündar
Olay karikatürleri gördüm!
İslam dünyası ayakta...
Hurşit GÜNEŞ
Mali disiplindeki başarı AKP'den önce başladı
Geçenlerde Merkez Bankası'nın düzenlediği Enf...
Doğan HEPER
Hukukta kalite düştü mü?
YARGININ yükseğinde de yaygınında da bir geri...
Semih İDİZ
Medeniyet, çatışma, Türkiye'ye sorumluluk
Son yazımı, laik Batı ile Müslüman dünyası ar...
Hasan PULUR
Şiddet, şiddet yine şiddet...
KİME sorsan şiddete karşıdır; her ne kadar ba...
Derya SAZAK
Rahip cinayeti
Da Vinci Şifresi, 5 milyonu aşkın baskısıyla ...
Meral TAMER
İlaçta rakamlar havada uçuşuyor
İlaç gibi çok önemli bir sektörün Türkiye'de ...
Yaman TÖRÜNER
Geleceği tahmin etmektense, onu yaratır mısınız?
Son olaylar, Batı ile Doğu arasında, Müslüman...
Güngör URAS
Koç Batmanlıları sevindirdi
Ben iki şey istiyordum. Tüpraş, özelleştirile...
Serpil YILMAZ
TOKİ nazar boncuğu aramış!
Bu hükümet döneminin en büyük yatırım hamlesi...
M. Ali BİRAND
Kendi düşen ağlamaz
Bizler, kendi kendimizi çok kolaylıkla doldu...

© 2006 Milliyet