|
 |
|
|
Bilinçaltındaki çatışmalar
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
11 Eylül ile başlayan paranoya veya fobi devam ediyor. Yüzlerce yıldır din adına yapılmış nice savaşlar gördük. Bu ciddi çatışma şimdi de sanal bir Haçlı Seferi'ne dönüşmek üzere. Batı'nın son dönemde İslam'a karşı bakış açısı hep terörle özdeşleşmiş bir şekilde tezahür etti.
Ne yazık ki çeşitli fikir önderlerinin bu gerilimi azaltma yönündeki mesajlarına ve olumlu girişimlerine rağmen ortalık bir türlü yumuşamadı.
Üstüne üstlük din veya milliyet kavramlarından bağımsız gelişen uluslararası terörizmin ürünleri olan çeşitli kanlı eylemler Müslümanlara yönelik yeni bir antipati, hatta düşmanlık akımını başlattı.
Terör ve İslam gibi eşyanın tabiatına aykırı iki kavramı yanyana getirmeye kalkışan zihniyet bu fırsattan yararlanıp İslamiyeti sorgulayan söylemleri gündeme getirmeye kalkışıyor.
Terörün dininin ve milliyetinin olmadığını, alçakça yapılmış kanlı eylemler olduğunu tarih boyunca insanlık görmüştür.
Kan ve gözyaşını temsil eden terör ile hoşgörü ve barışın öğretildiği bir inanç sistemini ifade eden İslamiyet arasında bağ kurmaya çalışan bir anlayış kabul edilemez.
* * *
Hazreti Muhammed ile ilgili Danimarka gazetelerinden birinde yayınlanan karalamalar bir anda suları dalgalandırdı.
Karikatür sanatının temsil ettiği mizahi zekadan, ince eleştiri ve insanı saatlerce düşünmeye sevkeden derinlikten yoksun çizgilerden başka bir değer taşımayan bu artniyetli resimler, onlarca kişinin canına mal oldu. Danimarka Başbakanı da yangına körükle gidince İslam dünyası iyice alevlendi.
Şimdi sağlıklı düşünme zamanı.
Ne sokaklara düşüp şiddet görüntüleri yaratarak, elçilikleri yakıp yıkmak, masum insanlara zarar vermek, ne de düşünce özgürlüğü söylemlerine prim verip duyarsız kalmak doğru.
Yapılması gereken uluslararası toplumu insanoğlunun belki de en değerli varlığı olan inançlarına saygıya davet etmek.
Bu konuda Birleşmiş Milletler'in, özel bir oturumunda konuyu ele alarak üzerinde tüm ülkelerin mutabık kaldığı yepyeni bir evrensel bildirge ile herkesi ulusların temel değerlerine, insanların dinlerine, inançlarına saygı gösterilmesine davet etmesi düşünülebilir.
* * *
Bu yaşadığımız olaylar ne ilk ne de son. Çünkü adına medeniyetler çatışması denilen şey aslında hiç bitmeyecek bir dinler çatışması. Üstelik de en tehlikeli cinsinden ve bilinçaltlarımızda cereyan eden bir çatışma.
Gencecik bir insanı eline silahı alıp bir din adamını öldürmeye yönelten işte bu bilinçaltındaki savaş.
Yapılması gereken Dünya liderlerinin ve toplum, din önderlerinin soğukkanlılıkla, yumuşak mesajlarla kitleleri sakinleştirmesi.
Aksi takdirde bu tansiyonun yükselmesi daha kötü sonuçlar doğurabilir.
Bir dinin Peygamberine saygısızlık yapma hakkı kimseye verilmemiştir.
İslam dünyası, Hz. Muhammed'den önceki tüm peygamberlere saygı göstermektedir.
İslam, tüm dünyaya hoşgörü, inançlara saygı ve insan sevgisi gibi değerleri sunuyor. Karşılığında aynı hoşgörü ve saygıyı bekliyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|