|
 |
|
|
Kerbela için gözyaşı
1366 yıl önce 71 yakınıyla Kerbela'da şehit edilen Peygamber'in torunu Hazreti Hüseyin, bir kez daha gözyaşlarıyla anıldı. İstanbul Halkalı'daki törenlere binlerce Caferi ve Alevi vatandaş katıldı
Ümran Avcı - İstanbul
Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ve 71 yakını, Kerbela'da şehit edilişlerinin 1366. yıldönümünde, soğuk ve çamura rağmen binlerce kişinin katıldığı törende, "gözyaşları ve dövünmelerle" anıldı.
İstanbul Halkalı'daki Aşura Meydanı'ndaki anma töreninde yasın sembolü siyah kıyafetler giyen yaklaşık 10 bin Caferi ve Alevi, dün saat 10.00'dan itibaren meydanı doldurdu.
Tarihi olay canlandırıldı
En ön safta duran siyah elbiseler içindeki kadınların başlarında 'gelin Fatıma' yazılı bantlar takılıydı. Beyaz gelinliğinin üzerini siyah bir paltoyla kapatan, başında siyah duvak takılı olan temsili kişinin hemen önünde, 'Hangi gelinin duvağı benim gibi kanlı oldu?' dövizi duruyordu. Düşmanların su yollarını kapattığı için susuzluğun kırıp geçirdiği Kerbela'daki bu olay da yine küçük kız çocuklarının ellerinde tuttuğu taslarla hatırlatıldı.
Evlenir evlenmez eşiyle bir araya gelemeden öldürülen Hz. Kasım'ın durumu da çiçekler ve aynalarla süslü maket ev "Kasım otağı"yla simgelendi.
Hz. Hüseyin'in 6 aylık oğlu Ali Asker'in Yezid'in adamlarının oklarıyla öldürülüşü de yine küçük bir tabut ve beşikle anımsatıldı.
'Vay vay Hüseyin!'
Anma töreninde önce Kuran okundu, ardından konuşmalar başladı. Bu yılki konuşmalara Hz. Muhammed'in karikatürünü yayımlayanlara karşı dile getirilen kınamalar damgasını vurdu. İlk olarak Türkiye'deki Caferiler'in lideri Selahattin Özgündüz söz aldı. Ardından Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan ve Irak İslam Yüksek Devrim Konseyi Türkiye Temsilcisi Abdullah Tütüncü...
İslamın imajını bozmadan, hakkın yasal yollarla aranması ortak görüşünde birleşildi.
Yaklaşık iki saat süren konuşmalar, zaman zaman "Lebbeyk ya Hüseyin, "Vay vay Hüseyin vay!" sloganlarıyla kesildi.
Talaşla çöl ortamı yaratıldı
Konuşmalar bittikten sonra kürsü kaldırıldı, çamurlar talaşlarla kapatıldı ve Kerbela olayını anlatan "Gözyaşları Kurbanı" isimli oyun sahnelendi. Oyuncular yalnızca mimik ve jestleriyle sahnedeydi. Sinema havasındaki seslerse kolonlardan yayıldı. Çöl havası vermek için havaya atılan talaşlar rüzgârın da etkisiyle yayılınca ön taraftakiler zor anlar yaşadı.
Tiyatro oyununun ardından, bu kez sahneye izleyici bölümlerindeki gruplar geldi. Başlarına ve göğüslerine vurarak dövündükten sonra sahneden ayrıldılar. Aynı ritüel otobüslere binene kadar caddede de devam etti. Kerbela olayında bu yıl kan akmadı ama Kızılay'ın kurduğu çadıra yüzlerce ünite kan bağışlandı.
Yerli ve yabancı çok sayıda medya mensubunun izlediği törende El-Cezire muhabirleri de vardı.
İstanbul
Hz. Muhammed'in kızı Fatıma ile Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin ve yanındakilerin Emevi halifesi Yezid'in güçleri tarafından 680 yılında Kerbela'da öldürülmesi olayına deniyor. Muaviye'nin Arap geleneğine aykırı olarak oğlu Yezid'i veliaht göstermesine karşı çıkan Hüseyin, Muaviye ölünce Yezid'in halifeliğini de kabul etmedi ve Yezid'in biat etmesi için kendisini sıkıştırması üzerine ailesiyle birlikte Medine'den Mekke'ye geçti. Hüseyin yanındakilere isteyenin Medine'ye dönebileceğini söyledi. Hüseyin, kalanlar ve ailesinin tüm bireyleriyle Kerbela bölgesinde konakladı. Hüseyin'in Fırat Irmağı ile ilişkisini keserek kafile susuz bırakıldı. Başlangıçta teker teker savaşılırken çok geçmeden toplu savaş başladı. Hüseyin de kılıç ve mızrak darbeleriyle öldürüldü ve başı kesildi. Kerbela olayı Müslümanlıkta yüzyıllar boyu onanmayan derin bir yara açmış oldu. (Kaynak: Büyük Larousse)
|
|
|

|