|
 |
|
|
Biz uyanıklar!
FIFA, nihayet merakla beklediğimiz cezaların ağır faturasını, kafalarında eski zamana ait Türkiye kabahatlerini de biriktirip, koydu ülkemizin önüne.
Haklılar... Çünkü Türkiye'nin G.Kore'ye gidişinde gruptan nasıl çıktığını, hangi rakiplerin nasıl kafa-kola alındığını, hangi hakemlere nelerin verildiğini, hatta dolarları tam ödenmeyen bir ülke yetkililerinin İstanbul'da aradaki kişiyi "Türk basınına açıklama tehdidiyle" nasıl sıkıştırıp, paralarını aldıklarını bu memlekette "sağır sultan dahi bilir de", nedense herkesler susmayı yeğlerler... İyi de bizlerin "kimseler duymadı" diye sevinip, "G.Kore'de üçüncü olduk sevinciyle" ikide bir böbürlenmemiz karşısında FIFA ve UEFA gözlemcileri ile özel denetçilerinin gerçekleri derhal öğrenip de, kurumlarına rapor etmediklerini mi sanırız biz uyanıklar!.. Şunu iyi biliniz ki, şimdi ayaklandığımız bu ağır cezalar sadece İsviçre maçı öncesi ve sonrası yaşananlar adına değildir ? Bu cezalar uzun yılların birikimleri sonrası kesilen bir "kabahatler adisyonunun toplamıdır" sadece...
Uçak baskını
Federasyonculuk anlayışı önce insan kalitelerini gerektirir. Futbolun derin bilgileri, soyunma odası adabı, disiplin kavramının eksiksiz işleyişi federasyon ve başkanı veya kurul üyesi olmanın olmazsa olmaz şartlarıdır.
İşleri madde madde yazılı yönetim kitapçıkları ciddiyetinden "Biz nasıl istersek yaparız, öyle olur" kurnazlığına yuvarlanırsanız, biriken dertlerin sonunda işte böyle apışıp kalırsınız. İsviçre uçağına uzanan körük içindeki yolcular, terminale çıkıncaya kadar, uçak şirketinin sorumluluğu altındadır. Öyleyse uçağın kapısına kadar uzanıp, orada yapılanlara ne diyebiliriz ? Adeta bir "uçak baskını" değil mi ? Yoldaki yumurta yağmuru ayrı bir aptallığın ipe sapa gelmez acı yönüdür sadece... Ama bütün bunları yaparsanız, siz ertesi günkü hayati maç adına rakibi motive etmiş olmaz mısınız ? Maç sonrası sahada gördüklerimiz hikayedir. Koridorlarda ve hakem odasında olanları bilseniz, saklanan bantları inceleseniz, inanın sizler de utanırsınız futbol adına gördüklerinizden... Bütün bunlar açıkça ortadayken siz FIFA'cı olsanız daha mı insaflı bir ceza faturası koyardınız Türkiye'nin önüne?.. Gördünüz işte, oynanan iki maçın hakemi ile Türkiye'yi 2006 Dünya Kupası dışına itenler, şimdi hem kıs kıs gülmekte, hem de kendilerini "çok da haklı" pozisyonda hissetmektedirler.
Çünkü İsviçreli Blatter ve yardımcılarının sahneye çok da ustaca koydukları bir oyundu bu... Önce İsviçre'de verilmeyen bir penaltıyla (çünkü hakemin verdiği karar tartışılamaz, saha içi olayıdır) Türkiye'nin sinirlerini laçka ettiler... Sonra da bu tuzağa kolayca yuvarlanan ülkemize her şey olup bittikten sonra malum cezaları kestiler. Şimdi hiç korkmayın. Tahkim'de akıllarınca bize cezaları yarıya indirerek, "kıyak" yapacaklar. Ve bizde "ben başardım, sen başardın" çığlıklarıyla bayram yapılacak. Uzun lafa gerek yok, unutmayalım beyler federasyonculuk bir "katekulli oyunu" asla değil, tam tersine "bilgi, tecrübe ve ciddiyet" işidir.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|