|
 |
|
|
Kur kamçısı şakladıkça işler düzeliyor
Aylık üretim endeksleri geçen yıl sanayi üretiminin ortalama yüzde 5.5, imalat sanayii üretiminin ise yüzde 4.9 arttığını gösteriyor. 2004 yılındaki artışlar ise sırasıyla yüzde 9.4 ve 10.8 olmuştu. Yıllık ortalama rakamlara bakarak üretimin 2005'te bir önceki yıla göre önemli ölçüde yavaşladığını söylemek mümkün.
Ancak aralık ayında gerçekleşen bir aylık üretimin bir önceki yılın aynı ayına göre değişimine baktığımızda sanayideki artışın yüzde 8.6'ya, imalat sanayiindeki artışın ise yüzde 8.7'ye ulaştığını görüyoruz.
2004'te bu artışların her ikisinin de yüzde 4.1 olduğu dikkate alınırsa yılın son ayında üretimde önemli bir hızlanma dikkati çekiyor.
İmalat hızlanmış
Aslında 2005 yılında 12 aylık ortalama üretimdeki artışların yıla dağılımına bakıldığında grafikten de görüleceği gibi ağustosta yüzde 3.9 artışla dibe vuran imalat sanayii üretim artışı bundan sonra yeniden hızlanıyor. Dolayısıyla endeksler, yılın tamamına bakarak üretim yavaşlıyor diye endişelenmeye gerek olmadığını gösteriyor.
Daha önce ilan edilen, kasım ayına ait endeks değerlerinin aralık ayında önemli ölçüde revize edilmesi ise dikkati çekiyor. 130.7 olarak ilan edilen kasım ayı sanayi üretim endeksi bir ay sonra 129.9'a, imalat sanayii endeksi ise 130.5'ten 129.2'ye revize edilmiş. Burada rahatsızlık yaratan aylık sanayi üretimi endekslerinde bu boyutta bir revizyonla daha önce karşılaşmamış olmamız.
Yeni kapasite
Diğer taraftan ağustos ayında 7.13 puana kadar yükselen petrol, petrol ürünleri ve doğalgaz hariç ara malı ithalatının imalat sanayii üretimine olan esnekliği son dört ayda müthiş bir hızla düşerek yıl sonunda son iki yılın en düşük düzeyi olan 2.74'e gerilemiş. Dört ayda imalat sanayii üretiminin ithalata olan bağımlılığı sorununu çözmüşüz.
Yine imalat sanayiinde kullanılan kapasite başına üretim artışı temmuz ayında yüzde 2.9'la son iki yılın en düşük değerine geriledikten sonra hızla artarak yıl sonunda yüzde 6.6'ya tırmanıyor. Yani son dört ayda imalat sanayiinde yeni üretim kapasiteleri de hızla devreye girmiş.
Sihirli değnek!
Geçen yılın son dört ayında sanayiye adeta sihirli bir değnek dokunmuş gibi. Bu dönemde değişen ne diye baktığımızda, daha önce biraz duraklayan YTL'nin yabancı paralar karşısında reel değerinin, yeniden hızlı bir artışa geçtiği dikkati çekiyor.
Demek ki ben yanılıyormuşum, YTL hızla değer kazandıkça artan rekabet baskısı, yerli sanayii üretimini şahlandırıyor. Bununla da kalmıyor bir yandan ithalatı yerli mallar karşısında nispi olarak ucuzlatırken, diğer yandan sanayinin üretimde ithal girdi kullanımını da azaltıyor.
Bize çalışmıyorlar
Bunun tersinin olması gerektiğini, yerli paranın değerinin ve buna bağlı olarak yabancı para cinsinden birim ücretlerin hızla artması halinde üretimin yavaşlayacağını, ithal girdi kullanımının artacağını söyleyen ekonomi teorilerine ise aldırmayın, onlar bizim ekonomimizde çalışmıyor.
Sanayi kesiminden yükselen şikâyetlere de kulak asmayın, kur kamçısı şakladıkça işler yoluna giriyor.
Bu arada sakın aklınıza ya üretim, ya da ithalat rakamlarında bir gariplik var, önümüzdeki aylarda kasım ayında olduğu gibi revizyonlar olabilir, şeklinde lüzumsuz düşünceleri de getirmeyin.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|