Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hasan Cemal'ler bütünleştirmeye çalışıyor


Bu ülkede yaşayanların ortak arayışı nedir? Ülkenin bütünlüğünün korunması. Ülke bütünlüğünün göstergesi toprak bütünlüğüdür ama, insan bütünlüğü olmaz ise, toprak bütünlüğü korunamaz.
Biz bu topraklarda Osmanlı'dan bu yana ırk, dil, din farkı olmadan, Türk, Yahudi, Rum, Ermeni, Kürt ayrımı yapmadan yaşadık. Müslümanlar camiye giderken, gayrimüslimler kendi ibadethanelerine gitti.
Ama birden ayrımcılık başladı. Sadece Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında değil, Müslümanların içinde de ayrımcılık başladı. Ülkede sayıları azalan başka ırk, din ve dillerden olanlara farklı gözlerle bakılmaya başlandı.
Derken ayrımcılık, fikir hareketlerine bulaştı. Belli görüş ve inanışı savunanlar, başkalarının da aynı görüş ve inanış içinde olmasını bekler hale geldi.
Ayrımcılar, kendi inanış ve görüşlerinde olmayanlara karşı "şiddet" kullanmaya başladı.
İşin köküne inersek, hedef "ülke bütünlüğünü korumak". Ama uygulamaya bakarsak, biz bütünlüğü koruyacağız derken ülkenin parçalanmasına yol açacağız.

Ayrılık tohumları atmayalım
Eğer kişiler veya ortak görüş sahibi gruplar, kendi inanışlarında ve görüşünde olmayanlara şiddet kullanarak, kendi inanış ve görüşlerini benimsemeye zorlar ise bu ülkede ne huzur kalır, ne birlik ve ne de bütünlük.
Ermenilerle ilgili bir toplantı üzerine gazetelerde yayımlanan yazıları beğenmeyen "farklı görüşte olanların şikâyeti üzerine", İsmet Berkan, Murat Belge, Haluk Şahin, Erol Katırcıoğlu ve Hasan Cemal mahkemede yargılanıyor.
Mahkeme binasına girerken, mahkeme salonunda ve mahkemeden çıkarken farklı görüşte olanların eleştiri hududunu çok çok aşan eylemlerini TV kameraları ekranlara, fotoğraflar gazete sayfalarına taşıdı.
Eğer görüş ayrılıklarını eyleme dönüştürmenin yolunu açarsak, eylemleri hoş görmeye başlarsak, terörü tırmandırırız. Çatışmaya, vuruşmaya dönüştürürüz. Ülkede birlik, bütünlük kalmaz. Bu ortamda da refahı, gelişmeyi unuturuz. Ne yatırım olur, ne istihdam olur, ne üretim artar.
Hasan Cemal gazetemizin yazarı. Karımın sınıf arkadaşı. Benim kırk yıllık dostum. O benim kendisinden farklı düşüncelere sahip olmamı bugüne kadar sorun yapmadı. Farklı düşündüğüm, farklı yazdığım için benimle ilişkisini kesmedi.

Fikirlere saygı gösterelim
Ben onun fikirlerine, yazılarında savunduğu görüşlere saygı duyuyorum. Yararlanıyorum. Çünkü inanıyorum ki, o bu ülkenin, bu ülkede yaşayanların iyiliğini düşünüyor. Bu ülkenin birliğini ve bütünlüğünü korumaktan başka bekleyişi yok.
Çünkü Hasan Cemal ve bizler, bu ülke var olduğu sürece varız... İlle de herkesin aynı şeyleri savunmasını nasıl isteyebiliriz? İnsanlar ortak değerlere saygı göstererek farklı düşünecek ki, gelişme olsun. Geriye gidecek yerde ileri gidebilelim.
Hasan Cemal, yazılarıyla toplumun önünü açacak görüşler ortaya koyduğu için ünlendi. Marka oldu. Milliyet gibi bir gazetede köşesi var... Kitaplarında ve de, gazetede yazdıklarıyla aynı görüşte olmayanların eleştiride bulunmaları normaldir.
Sadece Hasan Cemal değil, İsmet Berkan, Murat Belge, Haluk Şahin, Erol Katırcıoğlu da birikimleriyle, çalışmalarıyla, yazılarıyla bu ülkede öne çıkan, yazdıkları ilgiyle izlenen aydınlarımız.
Bu aydınların olayları kendilerine göre değerlendirmelerinden, farklı pencerelerden, farklı biçimlerde yorumlamalarından doğal bir şey olamaz. Zaten bu farklılıkları nedeniyle öne çıkıyorlar. Farklı görüşleri kabul etmeyenlerin eleştiri hakkıdır. Ama eleştirinin eyleme dönüşmesi, teröre dönüşmesi, şiddet tehdidi, bu ülkede fikir hürriyetini yok eder.
Bu yazıyı çok sevdiğim İngilizce bir deyimin Türkçe tercümesiyle bitireyim. "Eğer eleştirilmek istemiyorsanız, hiçbir şey yapmayın, hiçbir şey yazmayın, hiçbir şey konuşmayın. Hiçbir şey olmayın..."

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yargı, laiklik, çağdaşlık
DANIŞTAY kararına göre, babaları tarafından b...
Çetin ALTAN
Yoksul Doğu'nun, zengin Batı'ya öfkesi...
Önce bir soru:
Melih AŞIK
Sezer farkı!
Geçen yılın 28 Aralık günü Meclis'ten tek mad...
Fikret BİLA
İki vekilden iki iddia
Türkiye'nin gündeminde günlerdir mal varlığı ...
Hasan CEMAL
Siyah beyaz!
Türkiye yeniden siyah-beyaz bir dünyaya mı çe...
Güneri CIVAOĞLU
Hukukun özsuyu
Öyle görünüyor ki, Türkiye'nin "ihraçtan" dön...
Abbas GÜÇLÜ
Bakan Bey artist olacakmış
Okulların tatil, yasaların da bir bir hukuk d...
Hurşit GÜNEŞ
Sanayi üretimindeki gelişmeler umut vermiyor
Sanayi üretimindeki gelişmeler dikkat çekiyor...
Sami KOHEN
Neyin çatışması?
BU bir "medeniyetler çatışması" mıdır? Bu baş...
Metin MÜNİR
Türkler hangi kuruma ne kadar güveniyor?
İngiliz araştırma kuruluşu MORİ'nin Türkiye'd...
Faik ÖZTRAK
Kur kamçısı şakladıkça işler düzeliyor
Aylık üretim endeksleri geçen yıl sanayi üret...
Hasan PULUR
Şiddet mahkemeye de müdahale ederse...
SANKİ bir futbol takımı deplasmana gidiyor, g...
Derya SAZAK
Sivillere düşen
Lockheed adlı Amerikan havacılık şirketinin, ...
Meral TAMER
Kültür tercümanlığına ihtiyaç var
Farklı kültürlerin aynı olguya yükledikleri f...
Ece TEMELKURAN
Kurtlar ve hakikatler
"Kamuoyunun ilgisini çeken filmler, fikirleri...
Güngör URAS
Hasan Cemal'ler bütünleştirmeye çalışıyor
Bu ülkede yaşayanların ortak arayışı nedir? Ü...
M. Ali BİRAND
MHP'ye haksızlık mı ediyoruz?
MHP Genel Başkan yardımcısı Mehmet Şandır ar...

© 2006 Milliyet