Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Şubat 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İslam âlemi de gereken dersleri çıkarıyor mu?


"AB'de Basın Etiği" konusunu ele alan bir konferans için "Avrupa Forumu" adlı kuruluşun davetlisi olarak İrlanda'nın başkenti Dublin'de bulunuyoruz. Burada yaptığımız tartışmalar kaçınılmaz olarak, bizim de son yazılarımızda ele aldığımız ve daha çok tartışılacağı anlaşılan, "karikatür krizi" üzerinde yoğunlaştı.
Devam eden bu krizin Avrupa'yı fena halde sarstığı burada hemen anlaşılıyor. Herkes bunu konuşuyor ve nelerin olduğunu anlamaya çalışıyor. Ancak, "sarsmanın" ötesinde, bu kriz beraberinde, Avrupalıların kolay yanıtlayamadıkları temel bazı soruları da gündeme getirmiş.
En temel değerleri arasında saydıkları "fikir özgürlüğü"nün sınırlarının nerede bittiğine ve "başkalarının inançlarına saygı"nın nerede başladığına ilişkin soru ise bunların başında geliyor. Mesele basit bir "biz ve onlar" perspektifine dayansaydı bu sorunun yanıtı tabii ki çok daha kolay olurdu.

Batı'nın açmazına örnek
O durumda, "İster beğenin, ister beğenmeyin, ama Avrupalı olarak biz buyuz" deyip geçebilirlerdi. Ancak bunu yapamıyorlar çünkü "kutsal değerlere sövgü" kavramı kendilerinde de var. Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, ceza mevzuatlarında bu konuda yasaları bile var.
Fakat sorun burada da bitmiyor. Çünkü "fikir özgürlüğü"ne basit bir "İsteyen istediğini söyleyebilir" perspektifinden bakıldığında kendileri açısından nahoş durumlarla karşılaşıyorlar. En basitinden bu durumda karşı tarafa, "O zaman, 'Yahudi soykırımı Batılıların icat ettikleri bir yalandır' diyen İran Cumhurbaşkanı'na kimsenin kızma hakkı yok" deme şansı doğuyor.
Avrupalıların açmazını en iyi gösteren örnek de bu zaten. Zira "fikir özgürlüğü" kavramı "mutlak ve bölünmez" ise ve isteyen, gerçekten de, istediğini söyleme hakkına sahipse, o zaman David İrving adlı İngiliz tarihçinin, Yahudi soykırımını inkâr ettiği için Avusturya'da hapse girmiş olmasının bir anlamı kalmıyor.

Sormamız gereken soru
Tabii, aynı sorunun, Fransa'nın çıkardığı "Ermeni Soykırımı Yasası" için de geçerli olduğunu söylemeye gerek bile yok. Fakat işin başka bir boyutu da var ki bunu kanımca konferansımıza katılan İrlandalı milletvekillerinden biri çok güzel bir şekilde gündeme getirdi.
"Hayatta yapılmaması gereken bazı şeyler var ve akıllı insanlar bunları bilir" diye konuşan milletvekili, "Örneğin bir tiyatroda, ortada hiçbir şey yokken, 'yangın!' diye bağırılmaz" dedi. "Bu krize yol açan Danimarka gazetesi işte bunu yaptı ve başkaları da aynı aptallığı tekrarlamayı meziyet sandı" diye sözlerine ekledi.
Özetle, bu karikatür krizinin nedenleri burada en azından "akıllı insanlarca" anlaşılmaya çalışılırken özeleştiriden taviz verilmiyor. Belki de Avrupa'yı Avrupa yapan budur. Zira, gecikmeli de olsa özeleştiriden çekinilmiyor.
Peki, aynısı İslam dünyası için geçerli mi? Kendi perspektifimizden baktığımızda bizim de sormamız gereken temel soru bu. Kısacası, Batı bu krizden dersler çıkarmaya çabalıyor. Fakat İslam dünyasının aynısını yaptığını pek görmüyoruz.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Laiklik, modernleşme ve din...
LAİKLİĞİN Batılı tarifi "din ve devlet işleri...
Çetin ALTAN
Oyuna gelmek, gelmemek... Gelmek, gelmemek... Gelmek...
Evlerin bembeyaz damları, tam yeniden kırmızı...
Melih AŞIK
Dubai muamması
Halka duyurulmadan, tartışılmadan, şapkadan t...
Fikret BİLA
Çiçek: Danıştay kararı keyfiliğe yol açar
Danıştay 2. Dairesi'nin, bir öğretmenin okula...
Hasan CEMAL
Futbol ve çıtası!
Galatasaray'ın 'Unutulmaz Maçları'nı seyrediy...
Güneri CIVAOĞLU
Altına hücum
Amerikan tarihinden bir dönemi yansıtan "Altı...
Can Dündar
TRT kışkırttı mı?
TRT'yi hiç izliyor musunuz?
Abbas GÜÇLÜ
Danıştay kararları
Danimarka'daki işgüzar bir gazete yönetmenini...
Semih İDİZ
İslam âlemi de gereken dersleri çıkarıyor mu?
"AB'de Basın Etiği" konusunu ele alan bir kon...
Sami KOHEN
Bu kez de dinlemezse ne olur?..
TÜRKİYE'nin ve Kıbrıs Türklerinin uzun süredi...
Metin MÜNİR
Güle güle Hyundai, Çek Cumhuriyeti'nde görüşürüz
Koç, Amerikalı ortağı Ford'la birlikte Türkiy...
Hasan PULUR
Cemal Kutay
CEMAL Kutay'ı da kaybettik...
Derya SAZAK
İstanbul'u yönetmek
Sait Halim Paşa Yalısı'nda İstanbul Büyükşehi...
Meral TAMER
İşadamının orkestra şefi olduğu gece
Önceki gece Lütfi Kırdar'ın 2 bin kişilik sal...
Ece TEMELKURAN
Welcome to KÜRDİSTAN
Kürdistan! Kimileri için bir kâbustu bu sözcü...
Tamer HEPER
İşte Türk mucizesi
Yazılarını okurken büyük zevk aldığım sayılı ...
Yaman TÖRÜNER
Gelecek otuz yıl
"Gelecek otuz yılda neler olacak?" sorusu, Th...
Güngör URAS
Nükleer santral için beşinci niyet
Biz 1968 yılından bu yana nükleer santral (at...
M. Ali BİRAND
GS'ı sahipsiz bırakmayın...
GS, yakın tarihinde böyle bir durumla karşı k...

© 2006 Milliyet