Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir yandan insanlık yeniden yaratılıyor diğer yandan şiddet giderek artıyor

Satır Arası / Deniz Sipahi


Gün içinde onlarca, yüzlerce haber bilgisayarıma düşüyor.
Sadece İzmir'den, Türkiye'den değil; dünyanın dört bir yanından.
Artık yaşanan bir olayın üzerinden birkaç dakika geçtikten sonra bile haber alabiliyorsunuz.
Ofisinizde olmasanız da, televizyon seyretmeseniz de farketmiyor.
Cep telefonunuza gelen mesajlar sizi bilgi bombardımanına tutuyor.
Benim kendime göre bir arşivim vardır; önemli haberleri, notları bir kenara not eder saklarım.
Gazetelerden, dergilerden ilgimi çeken haberleri, sayfaları keser dosyalarım.
İnternet sayesinde de epeyce büyük bir dijital arşiv yaptım kendime.
Boş vaktimde bu notları karıştırırım.
Bazı alanlara baktığınızda insanoğlunun müthiş bir gelişim içinde olduğunu görüyorsunuz.
Örneğin elektronik alanında, örneğin sağlık alanında...
Yaşananlar gerçekten de baş döndürücü...
Yirmi ikinci insan kromozomunun haritalanması Aralık 1999'da tamamlanmış.
Haziran 2000'de dönemin ABD Başkanı Clinton, insan genom haritasının yüzde 90'ından fazlasının tamamlandığını duyurmuş.
2002'de de geri kalan tüm detaylara ulaşıldığı bilim adamları tarafından dünya kamuoyunu deklare edilmiş.
* * *
Bugün insanın saç renginden, boy uzunluğuna, çeşitli hastalıklara yatkınlığından, zeka düzeyine kadar tüm özelliklerinin şifresini artık çözebiliyorsunuz.
Ve akıllı ilaçlarla vücudunuzdaki sıkıntı hangi noktadaysa oraya ulaşabiliyor ve tedavinizi yapabiliyorsunuz.
Geçmişte bildiğimiz birçok bilginin aslında çok da doğru olmadığı söyleniyor, ispat ediliyor.
Dijital alanda bilginin eskime süreci üç aya kadar inmiş durumda, sağlıkta bile bu süre bir yıla inmek üzere...
Farkında mısınız; insanlığın kitabı yeniden yazılıyor.
İnsanoğlu, daha araştıracak, bu kadar yol almasına rağmen bildiklerinin bilmediklerinin yanında bir hiç olduğunu anlayacak.
* * *
Örneğin insanı deşifre edenler şimdi şu konuyla uğraşıyor.
Buğdayda 17 bin, bezelyede 4 bin 800, farede 3 bin 300 olan DNA sayısı nasıl oluyor da Homo sapiens'de yani insanda 3 bin olabiliyor.
Yani akılı zannettiğimiz ilaçların belki bir beş yıl sonra çok da akıllı olmadığını yazacağız.
İşte bir yandan yeni çağın yeniden yazıldığına tanıklık ederken, bir yandan da toplumların bazı konularda adeta Ortaçağ'dakine benzer tavırlar aldığını görüyorsunuz.
Her türlü şiddet, her türlü baskı devam ediyor; bir başka görüşe tahammülsüzlük belki de yirmi birinci yüzyıla yakışmayacak kadar sert tavırlarla sergileniyor.
Haddini bildirme yarışı sürdükçe, kafalar demokrat olmadıkça galiba bilim ve teknoloji nereye giderse gitsin insanlık hep yerinde sayacak.
Bizi karamsarlığa sürükleyecek çok örnek var önümüzde.
Hangisini yazsam.
Bir magandanın açtığı ateşle yatağında ölen o minik bebeği mi...
Karne sevinciyle gittiği okulun önünde serseri kurşuna hedef olan Cennet'i mi...
Kapkaççı kurbanlarını mı...
Töre denilerek işlenen cinayetleri mi...
Hangisini...
* * *
İnsanların içindeki bu şiddet duygularını kusmasını, adeta intikam alırcasına hareket etmelerini anlamak mümkün değil.
Bazen ileriye gitmek yerine geriye gittiğimizi düşünüyorum.
Hayata her zaman pozitif bakmaya çalışan bir kişi olarak bu yaşananlar ve arşivlerime düştüğüm bu notlar insanlığın yeniden yazıldığı bir çağa yakışmıyor.


Bir kenti asıl güzelleştiren insanlardır

Yurtdışına çıktığınızda metrolarda, meydanlarda bir şeyler çalan ya da söyleyen insanlara, gruplara sıkça rastlarsınız.
En son Barselona'da şehrin en kalabalık meydanında bir caz şov izlemiştim ki; en iyi kulüplerde ancak bu kadar kalitelisini izleyebilirdik.
İzleyenler dakikalarca alkışlamıştı.
Hatta İtalya'da, Fransa'da bazı belediyelerin sokak çalgıcılarını sınava soktuklarını, kurslar düzenlediklerini ve onlar için özel mekanlar yarattıklarını okumuştum bir haberde.
Bizde maalesef bu gelenek yeni yeni başlıyor. İstanbul ve İzmir'de bir iki yerde rastladığım bu kişiler ellerinden geldiğince bu işi sürdürmeye çalışıyor.
Değerli dostum Tufan Atakişi'nin attığı bir fotoğraf çok hoşuma gitti.
Tufan Atakişi diyor ki.
"Bu fotoğrafta sizlerle, görüntüden çok bir duyguyu paylaşmak istedim. Gündüz saatleri Bostanlı İskelesi'ne yolunuz düşerse bu manzarayla karşılaşırsınız. Bozuk paranız olmasa da bir teşekkür etmek bile onu mutlu ediyor. Para atılan metal bardak adeta bir köşeye gizlenmiş. Çok dikkat ederseniz görüyorsunuz..."
Bir kenti sadece binalar, caddeler, sokaklar güzelleştirmez.
Daha da önemli olan o kentte yaşayanlardır.
O insanların ortaya koyduklarıdır.



dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Ben başhekim olsaydım
Bir yandan insanlık yeniden yaratılıyor diğer yandan şiddet giderek artıyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet