|
 |
|
|
Arzu
İkinci yarıda oynadığı bir özel, iki resmi maç sonrası acaba sorusu vardı Fenerbahçeliler'in kafasında. Takımın temposu, isteksizliği ve zorlu fikstür nedeniyle herkes endişeliydi. Ama Samsun'da maça çok istekli, arzulu ve organize başladılar. Bunda Appiah'ın dönüşü de etkiliydi. İlk dakikadan itibaren oyuna ağırlığını koyarak, "Ben normale döndüm, üç puanı alacağım" sinyalini veriyordu. 20 dakikalık denemelerin sonunda Serdar Tatlı'nın hatası ile verilen penaltı ve kırmızı kart maçı orada bitirdi. Kerem atıldı on kişi kaldı Samsun. Zaten o dakikaya kadar savunmada bekleyen ev sahibi oyunun devamında zaman zaman kontratağı düşünürken, Celil'i çıkarıp kaleci sokuyor, bu planını rafa kaldırıp 70 dakikada kapanarak bitirmek istiyordu. Ardından gelen gol zaten maçın dönmeyeceğini gösterdi. Oyun maçlıktan çıktı, tamamen hücum organizasyonu üzerine çalışılan bir antrenmana döndü.
Ailece hücum
Fenerbahçe'ye baktığımız zaman kötü oynayana rastlayamadık. Bekler hücum yapıyor ve enteresandır goller, Anelka hariç orta saha oyuncularından geliyordu. Yani ailece hücum yapıyordu. Bu arada Fenerbahçe'nin arzusunu ve oyunun sonuna kadar gol atma düşüncesine saygı duymak gerekir. Samsun takımının ise haksız atılan kalecisinin ardından demoralize olmasını ve çaresiz kalmasını eleştirmemek lazım. Samsun takımı bu değil. Bu maç da ölçü değil.
İkinci yarıda Rüştü'yü hiç görmedik. Herhalde topa sahip olma oranı bir ara yüzde 90'lara çıkmıştır. Bir gerçek var ki, yılların futbol adamı olarak söylüyorum, 11'e 11 de olsa Fenerbahçe kazanma arzusu ile doluydu. Bir gerçek daha var, belki bu kadar kolay olmayacaktı.
Serdar Tatlı uzun süredir alkışladığımız bir hakem. Penaltı kararı tabii ki hatalıydı. Ancak onun öyle gördüğüne inanıyorum. Penaltıyı verdikten sonra kırmızı doğruydu. Normalde Nobre'ye sarı kart gösterip, Samsun lehine serbest atış vermeliydi.
Fenerbahçe'nin rehavetten kurtulup istekli olması, negatif düşünceleri bir anda pozitife çevirdi.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|