|
Türban, imam hatip!
İmam hatip, türban... İki hassas konu. Huzurla barışı ve demokrasiyi ilgilendirdiği için öyle. Onun için de özenle ele alınmaları, dikkatle tartışılmaları lazım.
Hatta bu konuda laiklik anlayışının ülkemizde 'ince ayarlar'dan geçirilmesi de gerekiyor.
İmam hatipli, türbanlı!
Bu memleketin çocukları, insanları, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları...
Ama bazı çevrelerde imam hatip okullarına gittikleri için, türban taktıkları için onları toplum ve düzen dışı görenler var.
İmam hatiple türbanı, laiklik karşıtlığı ya da İslamcı düzen taraftarlığının simgeleri olarak kabul ediyorlar
Böyleleri yok değil.
Ancak, İslamcı düzen isteyenler var diye herkesi aynı kabın içine koymak yanlış. Dini, dindarlığı tehlike gibi gören, gösteren tutumları benimsemek yanlış.
Unutmayın, asıl böylesine katı ve önyargılı tavırlardır, İslamcı düzen yandaşlarının değirmenine su taşıyan. Çünkü toplumu bölücü, uçlara itici, cephelere ayırıcı keskinliklerin peşindedir radikal İslamcılar...
Onun için ben öteden beri örneğin üniversitelerde türban yasağı doğru değil diye düşünüyorum. Bunun gibi Çankaya Köşkü'nün türban yasakları da bence ayıp...
Bütün bu yasakçı anlayışların toplumsal huzur ve barış açısından da, demokrasinin altyapısı olarak laiklik alanında da yarardan çok zarara yol açacağı kanısındayım.
Bu pencerelerden bakınca, Danıştay'ın imam hatip ve türbanla ilgili son iki kararı da isabetli değil. Bu konuda Taha Akyol'un aşağıdaki görüşlerine katılıyorum:
"Danıştay kararına göre, babaları tarafından bir meslek lisesine kaydettirilen çocuklar, 'açık lise' sınavlarını vererek ömrü billah başka bir eğitim dalına geçemeyecekler!
Cumhuriyet gazetesi bu kararla, 'imamlara mühendislik yolu'nun kapatıldığını yazıyor!
Evet, bütün mesele bu!
Çocuklar neden babalarının seçtiği eğitim dalına ömür boyu mahkûm olsun?! Neden liyakat ve yeteneklerine göre bir hayat yolunu seçme özgürlükleri olmasın?! Çağdaş toplumların dinamizmi özgürlüklerden gelmiyor mu?!
Demek ki, rahip Gregor Mendel biyoloji bilgini, tarikatçı Faraday fizik bilgini, Cizvit okulu öğrencisi De Gaulle de general ve cumhurbaşkanı olmamalıydı!
Bir imam hatipli, bir meslek liseli çocuk neden felsefe, tarih, sosyoloji, mühendislik, hukuk okuma hakkına sahip olmasın?!
Danıştay'ın öbür kararı, sadece okulda değil, 'geliş gidişlerde' de kıyafet yasağının uygulanmasını gerektiriyor. 'Geliş gidiş' ne demek? 'Okula giriş çıkış' mı, yoksa 'sokakta' mı?! Bayan öğretmenlerin peşine hafiyeler mi takacağız?" (Milliyet, 10 Şubat, s. 19)
Laiklik konusunu uzun zamandan beri çok fazla ezbere, klişeye takmış durumdayız.
Bakış açılarımızı, yaklaşımlarımızı eğer derinleştirmez isek, sosyolojik gerçekleri göz ardı etmeye devam edersek, din ve dindarlık konusunda aşırılık ve katılıkta ısrar edersek, bundan son tahlilde en çok zararı demokratik laik cumhuriyet görür.
İyi pazarlar!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|