Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
2006 ucuz konut yılı olacak


Yeni bir ev alma hayali kurmayan yoktur herhalde. Hiç evi olmayanlar gibi daha iyi koşullarda yeni bir ev hayali kuranların sayısı son birkaç yılda çığ gibi arttı.
Genç Bakış'ta, önceki hafta emlak sektörünü ele aldık. Meğer bu konuda ne kadar çok bilinmeyen varmış...
Özetin özetini bu kez sona değil de başa alacak olursak, 2006'da konut fiyatlarında artış değil düşme bekleniyor.
Zaten bu düşme trendi çoktan başlamış bile. Hiç kimse artık aman ne bulursam alayım peşinde değil.
Büyük firmalar da artık pahalı konutlar yerine ortadireğe yönelik makul ücretlerde konut üretimine yöneliyorlar. Çünkü denizin bittiğinin onlar da farkında...
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve KİPTAŞ gibi belediyelerin kurucu olduğu inşaat şirketleri de konut piyasasının dengeleyici unsuru olmaya devam ediyor.
Mortgage Yasası gecikse de konuta yönelik banka kredileri hızla düşüyor. 1.65, 70'ten kredi alanlar şimdi pişmanlık içindeler. Çünkü kredi faizini 1'in altına indiren bankalar var. Bugün 0.95'le kredi alanların da yarın eyvah diyecekleri söyleniyor.
Bu sektörde ya da bu sektöre yönelik en fazla sözü edilen konulardan biri de tıpkı bankerzede, kredikartızede ve off-shorezedeler gibi emlakzedelerin de oluşup oluşmayacağı? Kimileri daha beteri yaşanacak derken, kimileri de tüm bu tartışmaları, abartılı bir endişe hali olarak yorumluyor.
Peki emlak sektörünün geleceği ne? Bu soruyu, ilgili bütün taraflara yönelttik. Geldiğimiz nokta, olabildiğince temkinli olun yönündeydi.
Kriz beklentisi yok. Bunun işaretleri de bulunmuyor. Ama hemen her konuda ağzımız o kadar çok yandı ki, bu kez yoğurdu üfleyerek yiyelim diyorlar.
Konut fiyatları önceki yıllarla kıyaslandığında, hiç kimsenin anlamadığı bir şekilde uçmuş gitmiş. Örneğin 1, bilemediniz 1.5 yıl önce 250 milyar liralık bir daire şimdi 500-600 milyar liraya fırlamış. Hele bir de bunu, uzun vadeli banka kredisiyle almak istediğinizde, 15-20 yılın sonunda ödediğiniz para eski hesapla 1 trilyon lirayı geçiyor.
Yani 1 yıl önceki gerçek değeri 250 milyar lira olan evi siz 1 trilyon liraya almış oluyorsunuz.
Hesap kitap işinden anlamam. Bizde bu işlere eşim bakar. Zaten işi de bu. Ama bu kadarına aklım eriyor. Bankacılar, emlakçiler, hesabın böyle olmadığı konusunda bir yığın açıklama getiriyorlar. Ama sonuç ortada.
Peki 15 ya da 20 yıl sonra evin gerçek değeri o olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Arada ödeyeceğiniz kirayı da hesaba katsanız, rakamın o noktalara gelmesi mümkün değil.
Benim bu konuda akıl sır erdiremediğim konulardan birisi de hükümetin üretime yönelik tüm sektörleri bir yana itip emlak yatırımlarını, kalkınmada öncelikli sektör haline getirmesi. Türkiye'nin her yerinden inşaat fışkırıyor.
Emlak sektöründeki canlılık 200'ü aşkın iş kolunu canlandırıyormuş. Olabilir. Ama geçici. Fabrika kurmuyorsunuz ki, 30 yıl üretim yapsın; sadece istihdam sağlamakla kalmayıp ihracata yönelik ürünlerle ülke ekonomisine girdi sağlasın.
Bu ekonomistlerin işi diyeceğim. Ama çok azı dışında, ne zaman, ne söyleseler, tıpkı bazı spor yorumcularınınki gibi tam tersi çıkıyor. Çeldiricileri o kadar çok ki!
Ticaretle uğraşma olanağı olmayan bazı sermaye sahipleri, bir ev alıp kirasıyla geçinmek isteyebilir. Gerçi o da cazip olmaktan çıktı. Ama devletin, böyle bir kalkınma modelini tercih etmesi ilginç.
Alışveriş merkezlerine gittiğinizde vitrindeki fiyatlar insanı şoke ediyor. Beyaz eşya, giyim, otomotiv ve daha bir çok sektörde, fiyatlar birkaç yıl öncesinin de gerisinde. Hatta yarı yarıya düşenler var. Durgunluktan mı yoksa kâr limitlerinin indirilmesinden mi? Bin çeşit yorum var. Evler de öyle olmasın!
Özetin özeti: Ev hayali kurmaya devam. Ama sakın gaza gelmeyin. İnce eleyip sık dokuyun. Hele bir de erken seçim olursa.

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
El içinde zülüf kesme; kimi uzun der, kimi kısa...
Nasreddin Hoca, İncili Çavuş'a rastladı. İnci...
Melih AŞIK
Papazı dövmek
Geçici görevle Samsun'dan Trabzon'a gönderile...
Fikret BİLA
Hükümetle devlet arasındaki türban çatışması
Öğretmen Aytaç Kılınç, okula gidip gelirken t...
Hasan CEMAL
Türban, imam hatip!
İmam hatip, türban... İki hassas konu. Huzurl...
Güneri CIVAOĞLU
İki cümle
Kitabın ilk 2 cümlesi şu: "Kuran'ı kapa. Kadı...
Can Dündar
Bir şehrin anatomisi
Rivayet olunur ki; Fatih Sultan Mehmet ordus...
Abbas GÜÇLÜ
2006 ucuz konut yılı olacak
Yeni bir ev alma hayali kurmayan yoktur herha...
Metin MÜNİR
Brezilya dizisi, Türkiye dizisi
Birkaç yıl önce bir şirketin davetlisi olarak...
Hasan PULUR
El öpmekle ağız aşınmaz!..
İŞTE bize böyle adam lazım...
Derya SAZAK
Mor Dizi
Kurtlar Vadisi ve ekrandaki dizi furyası aras...
Meral TAMER
Protestocu kadınların da aklına ihtiyaç var
Önceki akşam TV'yi açmamıştım. Dün gazeteleri...
Ece TEMELKURAN
Kürdistan'ın Türk'ü Kürtler
Hadi gidelim! Gidelim!" Başları, belleri sarı...
Tamer HEPER
Çağdaş gençler böyle yetişir!
Trabzon'daki rahibin öldürülmesi olayından sö...
Osman ULAGAY
Amerikalılara Türk Lokumu: Kurtlar Vadisi
Cuma günü, Kurtlar Vadisi - Irak filmini görd...
Güngör URAS
Dünya Düzdür (ülkeden şirkete, şirketten bireye)
Küreselleşme üç büyük dönemden oluşuyor. (1) ...
Serpil YILMAZ
Kocabıyık: Orkestrayı yönettim!
Asım Kocabıyık, 2001 yılında Borusan Grubu'nu...

© 2006 Milliyet