|
El öpmekle ağız aşınmaz!..
İŞTE bize böyle adam lazım...
Diyelim, Amerika bizim Irak'a saldırmamızı hâlâ affetmedi. Gönder adamı gitsin, Bush'un bir elini öpsün, bir boyun kırsın, bel büksün, "Sen bizim babamızsın!" desin. Görün Bush ne kadar yumuşar!
Ya da Avrupalılara bir türlü yaranamıyor muyuz, bize en sert çıkan kim?
Fransa!
Gönder adamı Chirac'a. Bir el öpsün, bir bel kırsın, bir boyun eğsin. Ona da "Sen bizim babamızsın!" desin, "Affetmek büyüklüğün şanındandır!" desin, Fransa bir anda döner.
Rusya'dan yeterli doğalgaz mı gelmiyor. Gönder adamı Moskova'ya, çıksın Putin'in önüne. Bir el öpsün, bir başına koysun, "Sen bizim babamızsın!" desin. Görün doğalgazın gelişini, borular patlar!
Şimdi diyeceksiniz ki, kim bu adam?
Belki de bazıları kızacak, böyle saçma sapan yazılarla bizim kafamızı karıştırma diyecek...
Vallahi, varsa günah bizim değil, "Vatan" gazetesinin spor müdürü İbrahim Seten'in. Aziz meslektaşımıza göre, Türk Milli Futbol Takımı'nın, 2008 Avrupa Kupası eleme maçlarından ihracını, Futbol Federasyonu'nun yeni başkanı Haluk Ulusoy, FIFA Başkanı'nın elini öperek önlemiş...
***
FEDERASYON Başkanlığı'nı kazanan Haluk Ulusoy, Zürich'e gidiyor, FIFA Başkanı Blatter'e nezaket ziyaretinde bulunuyor. Tabii asıl amaç, İsviçre maçından dolayı alınacak cezayı hafifletmek...
Laf açılınca, Blatter ateş püskürüyor. Ulusoy bakıyor ki pabuç pahalı, ağır ceza gelecek; fırlıyor yerinden...
***
HAYIR, hayır kapıyı vurup dışarı filan çıkmıyor, FIFA Başkanı'nın sağ elini kapıyor; önce ağzına götürüp öpüyor, sonra da başına götürüyor. Adam şaşkın, "Ne yapıyorsunuz?" deyince de niçin el öptüğünü, başına götürdüğünü bir toplum bilimcisi gibi açıklıyor:
"Bu bir Türk geleneğidir, babaların eli öpülür, babalar da affeder. Beni bundan sonra manevi evladın say, nerede istiyorsan orada oturayım, istersen İsviçre'de, istersen Türkiye'de..."
***
DAHASI da var.
Ulusoy, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu toplantısında olayı böyle anlattıktan sonra, 6 maç cezaya adeta şükrederek, "Meğer, biz Blatter'in manevi evladı olmadan önce Türkiye ihraç edilmiş" demiş...
Ama Ulusoy el öpüp manevi evlatlığa kabul edildikten sonra ceza değişmiş, altı maça inmiş...
İbrahim Seten'in anlattıkları bunlar.
***
ŞİMDİ anladınız mı, yazıya girerken "Gönder adamı Bush'a, adamı Chirac'a gönder, adamı Putin'e gönder!" derken ne kadar haklıymışız.
İşte adamı bulduk, gider bir el öper, bir bel kırar, her şeyi halleder döner, manevi evlatlık da cabası...
Ama Türkiye burası, hangi adamın kıymetini biliyoruz ki, Haluk Ulusoy'un bilelim.
***
ŞİMDİ bazıları buna da karşı çıkacaklar, olmaz öyle şey diyecekler.
Onlar zaten neye olur derler ki!
Ne var el öpmede?
El öpmekle, ağız aşınır mı?
Ya itibar?
Hadi canım sen de!
Küreselleşen dünyanın yükselen değerleri arasında itibar diye bir şey kaldı mı?
Kalsa bile kaç yazar?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|