
|
|
|
 |
|
|
Pazartesi yazıları
CUMARTESİ gündüz öyle kanallara bakıyorum... Yeni teknoloji ürünleri vs. ile ilgili bir program vardı. "Mobil Hayat"mış adı. Ne demekse mobil, yok mu bunun Türkçesi? Genç çocuklar cep telefonları ile ilgili açıklamalar yapıyorlar. Gençlerden biri söyledi, kendisini ifade etmek için kız arkadaşına telefondan şarkı yolluyormuş. Devir değişti, telefonlardan şarkı yollanıyor artık. Galiba teknoloji gençleri olumsuz da etkiliyor. Nasıl mı? Efendim sürekli elde cep telefonu ya da bilgisayarda arkadaş ile konuşmak üzerine kurulu bir teknoloji bu galiba. Bilgi almak için değil. Geçenlerde bizim torunlar bahsediyordu bilgisayardan arkadaş ediniyorlarmış, onlarla da konuşuyorlarmış. Hani bilgisayarın bilgi ile ilgili alanları yok mu? Televizyonda gördüğüm gençlerin de ellerinde cep telefonları bir o düğmeye bir bu düğmeye basıp kız arkadaşlarına şarkı yollamaktan başka bir şey yaptıkları yok anlaşılan. Akılları ona eriyor galiba!
* * *
HABERLERDE gördüm, gözlerime inanamadım. Sanırım Star kanalındaydı. Trabzon valisi "bu şehre PKK giremez, çünkü herkesde silah var" demiş. Bu bir uyarı olsa, o uyarıyı yapmak valinin işi değil. Böyle bir şey mi olacak? O da belli değil. Ama gazetelerden okuduğumuz, bu şehirde son zamanlarda garip bazı şeylerin vukuu bulduğu bir gerçek.
* * *
YİNE haberlerde gördüm, şarkıcı kızımız Belçika'dan gelmiş. İzmir'de bir gece kulübünde çıkmış ve 20 bin Euro para almış. Maşallah. Muhtemelen giriş ücreti yüksektir ve içeride içilen içkiler pahalıdır. Yoksa beş şarkıya bu kadar para verilmez. Ama bir de işin başka bir yönü var. Acaba bu genç kızımız o şarkı söylediği ülkede beş şarkıya bu kadar para alabilir mi? Merak ettim doğrusu. "Dede sen bilmiyorsun onun adı Hadise çok meşhur şimdi" dedi bizim velet. Tamam da evladım, hani Frank Sinatra olsa anlarım beş şarkı söyler. Daha bu kızcağız ne görmüş ki, kaç şarkısı var?
* * *
BELKİ garip gelecek ama ben Saadettin Teksoy evladımı çok seviyorum. Şu sırlı mırlı bir program sunuyordu; içimden hep, "Yazık oluyor onun programları ne keyifliydi keşke tekrar olsa" derdim. Sanki sesimi duymuşlar. Bir baktım Saadettin evladım "Teksoy Görevde" programının yeni bölümleri ile karşıma çıktı. Pek bir sevindim. Onun kendine has mizah anlayışı var. Bu hep hoşuma gitmiştir. Alaycı bir tavrı vardır ama hiç belli etmez. Kimse de anlayamaz.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|