|
 |
|
|
Bütçenin esnekliği önem kazanıyor
IMF Başkanı Rato geçtiğimiz hafta Roma'da yaptığı konuşmada yükselen piyasa ülkeleri ve Fon arasındaki ilişkilerden söz etmiş. Rato geçmişte sermaye hareketlerinin önemli sorunlara yol açtığı bu ekonomilerde hem gerçekleştirilen yapısal reformlar, hem de son birkaç yıldır küresel piyasalardaki olumlu ortamın etkisiyle önemli iyileşmeler olduğunun altını çizmiş. Bazı ülkelerin Fona olan borçlarını erken ödemelerine de değinerek artık Fonun yükselen piyasalara borç vermesine ihtiyaç olup olmadığını sorgulamış.
IMF'nin kredi politikası
Rato son birkaç yıldır küresel koşulların olağan dışı iyi olduğunu ancak bunun sonsuza dek kalıcı olacağını beklemenin safdillik olduğunu söylemiş. Bu çerçevede de yükselen piyasalarda krizi önleme konusunda, IMF'nin etkili bir kredi mekanizması kurması ile ilgili tartışmalara başlanmasını istemiş.
Son zamanlarda uluslararası kuruluşların, dünya piyasalarındaki likiditenin azalmasının yaratacağı sorunları, krize dönüşmeden nasıl önleyebilecekleri konusundaki tartışmaların arttığı dikkat çekiyor.
Uluslararası konjonktürdeki değişmeler karşısında ülkelerin de hazırlıklı olması gerekiyor. Bu çerçevede cari açıkları düşürme, rezerv biriktirme, finans kesimini güçlendirme gibi tedbirlerin yanında sağlam bir kamu dengesine sahip olma ön plana çıkıyor.
Kamu borcu hâlâ yüksek
Son yıllardaki yüksek faiz dışı bütçe fazlaları bu konuda Türkiye'yi en başarılı ülkeler arasına sokuyor. Ancak ekonomilerin dışsal gelişmelere olan dayanıklılığını ölçerken sadece bütçe dengesinin seviyesine bakmak yetmiyor.
Burada çok daha kritik olan bütçenin uluslararası konjonktürde meydana gelecek ani değişikliklere karşı koyma esnekliğinin ne kadar olduğu. Yani dünyada bir daralma olduğunda sizin vergileri azaltarak veya harcamaları artırarak bu etkiyi dengeleme imkânınız var mı?
Bu hem kamu borcunun seviyesine ve niteliğine, hem de bütçe gelir ve harcamalarının kalitesi ve esnekliğine bağlı.
Türkiye'nin kamu borcu hala yükselen piyasalar için güvenli olarak kabul edilen seviyenin üzerinde. Diğer taraftan borç stokunun önemli bir bölümü döviz cinsinden ve değişken faizli. Dolayısıyla dünyadaki elverişli şartların değişmesi halinde, bunun olumsuz dış etkilerine karşı bütçeyi kullanma imkanı hala kısıtlı. Hatta faizlerdeki artışa bağlı olarak açığı daha da daraltmak gerekebilir.
2005 yılında faiz dışı harcamalar içinde personel ve sosyal güvenlik giderlerinin payı yüzde 60'ın üzerinde. Bu harcamalar hem çok büyüme dostu değil, hem de reform yapmadan azaltılamıyor. Bu durumda uluslararası konjonktüre bağlı bir daralmada büyümeyi destekleyen yatırım gibi harcamaları kesmek zorunda kalıyorsunuz.
Daralmaya hazırlanıyorlar
Borcu ve büyüme dostu olmayan harcamaları şimdiden azaltmazsanız ileride uluslararası konjonktürden gelecek daraltıcı etkiye karşı eliniz kolunuz bağlı kalıyor, hatta daralmayı ve işsizliği artırıyorsunuz.
Yükselen piyasaların, uluslararası sermaye hareketlerindeki döngüler karşısında, geçmişte yaşadıkları kırılganlığın, en önemli nedenlerinden biri döngü karşıtı bütçe politikaları uygulayamamalarıydı.
Uluslararası kuruluşların dünya piyasalarında bir daralmaya hazırlık yapmaya başlaması hayra alamet değil. Dünyada yaşanacak daraltıcı bir döngü karşısında bütçenin esnekliğini artırmak için hızla yapmamız gereken reformlara odaklanmazsak, IMF nin yeni kredilerini ve yararlanmak için yapılması gerekenleri yeniden tartışmak durumunda kalabiliriz.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|