|
 |
|
|
Danıştay AKP'yi eleştirdi
Danıştay, türban kararına Erdoğan ve hükümetten gelen tepkileri, "Yargıyı siyasi rakipmiş gibi algılayan, Cumhuriyet'te bugüne kadar alışılmamış talihsiz açıklamalar" diye yanıtladı
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Danıştay, türban kararıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümetten gelen tepkileri, "Kararın eleştirilmesi sınırlarını kat kat aşan, yargıyı siyasi rakipmiş gibi algılayan ve yürütmeyle karşı karşıya getirilmesini hedefleyen açıklamalar... Laik Türkiye Cumhuriyeti'nde bugüne kadar alışılmamış talihsiz açıklamalardır" diye yanıtladı. Danıştay, AKP'nin açılan davadan feragat etme hakkı bulunmasına rağmen bunu yapmadığı mesajını da verdi. Ankara-Gölbaşı'ndaki bir anaokuluna atanan Aytaç Kılınç adlı öğretmenin türbanla okula gidip gelmesi nedeniyle anaokulu müdürlüğü görevinden alınmasını laiklik ilkesine uygun bulan Danıştay, tepkilere tarihindeki en sert açıklamalardan biriyle yanıt verdi.
Erdoğan'ın çelişkisi
Danıştay Başkanlar Kurulu, dün bazı İslamcı gazetelerde kararı veren üyelerin fotoğrafları ve açık kimliklerinin yayımlanmasının ardından toplandı. 1,5 saat süren toplantıda, Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanmasını eleştirenlerin "yargıya müdahale" suçunu işlediğini savunan Erdoğan'ın son açıklamalarında bu tutumuyla çelişkiye düştüğü konuşuldu. Toplantı, açıklama yapılması kararıyla sonlandı.
Açıklamada, Anayasa'nın, TBMM çalışmalarındaki sözlerinden sorumlu tutulmayan milletvekillerine, görülmekte olan davalarla ilgili beyanda bulunma engeli getirdiği vurgulandı. Buna rağmen yapılan açıklamaların, Meclis'e karşı bile anayasal koruma altına alınan mahkemelerin bağımsızlığı kavramını hiçe sayar mahiyette olduğu kaydedildi. Danıştay'ın manevi şahsiyetini rencide eden açıklamaların tasvip edilemez olduğu ve hukuka uygun bulunmadığı belirtildi.
Yargı bağımsızdır
Yasama, yürütme ve yargı organları arasında "üstünlük sıralaması bulunmadığı" vurgulanan açıklamada, farkın yargı için "bağımsız" nitelemesi ile yapıldığı belirtildi. Açıklamada, "Bu tüm dünyada erişilen en demokratik noktadır. Türkiye de bu noktadır" denildi.
Yargı süreci devam eden davada, Danıştay'ın "Kılınç'ı müdürlükten alan idarenin işlemini yerinde gördüğünün" anımsatıldığı açıklamada, "İdare bir bütündür ve devamlılığı esastır. Davacının lehine verilen kararı temyiz eden, bundan feragat etmeyerek uyuşmazlığı sürdüren idarenin gösterdiği tepkiyi, bir hukuk devletinde anlamak ve demokratik olarak nitelendirmek mümkün değildir" ifadelerine yer verildi.
301. madde işareti
Danıştay'ın açıklamayla, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere kararla ilgili eleştiride bulunanları TCK'nın "Adliyenin manevi şahsiyetini aşağılamak" fiilini düzenleyen 301. maddeye aykırı davranmakla suçladığı yorumları yapıldı. Danıştay açıklamasında, yasama dokunulmazlığının, yargı kararlarının eleştirilmesini kapsamadığı vurgusu yapılması, bunun ardından da Danıştay'ın rencide edildiğinin ifade edilmesi, savcılara örtülü biçimde "suç işleniyor" mesajı verildiği yorumlarına neden oldu.
Çiçek: Danıştay görüşünü açıkladı
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu sonrasında, Danıştay'ın türban kararıyla ilgili olarak girişimde bulunulup bulunulmayacağı sorusu üzerine, "Ne anlamda değerlendirme yapıldı, onu bilmem. Bu konuyla ilgili kendi görüşünü beyan etmiştir. Bunun üzerinde bizim durmamızın gereği olduğu kanaatinde değilim ama kamuoyu bunu tartışıyor" yanıtını verdi. Çiçek, "Söz konusu kararla kamusal alan kavramı genişledi mi?" sorusuna, "Benim burada duracağım bir tek husus var. Kamusal alan hukuki bir tabir değildir. Sosyolojik, ideolojik, siyaset bilimi açısından bir kavramdır" dedi.
|
|
|

|