|
 |
|
|
MAHKEMEYE KÜRTÇE LOGOLU YANIT
Kürt Enstitüsü 'bilirkişi' oldu
Yusuf Çetin'in isim değişikliği için başvurduğu Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 'Şorej'in anlamını, bilirkişi olarak Kürt Enstitüsü'ne sordu
Şükran Pakkan - İstanbul
Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, ismini "Şorej" olarak değiştirmek isteyen Yusuf Çetin'in 30 Ocak'ta açtığı "isim tashihi" davası başvurusu üzerine, kelimenin anlamını İstanbul Kürt Enstitüsü'ne sordu. İlk kez resmi bir kurum tarafından görüşüne başvurulan enstitüden, "Şorej"in Türkçe karşılığının yanı sıra ahlaki değerlere uygunluğu konusunda da bilgi istendi.
Mahkemenin yazısında, "Şorej isminin manasının ne olduğu, ahlak kurallarına uygun olup olmadığı ve kamuoyunu inciten bir mana içerip içermediği hususlarının tespiti ile duruşmanın bırakıldığı 21 Şubat 2006'dan önce bildirilmesi hususu rica olunur" denildi.
Özel logolu yanıt
Enstitü ise "Enstituya Kurdi Stenbol 1992" logosunun yer aldığı kâğıda yazılı yanıtını dün mahkemeye bildirdi. Dil Bölümü Başkanı Zana Farqini ve Yönetim Kurulu Üyesi Sami Tan imzalı yanıtta ise şu değerlendirmeler yer aldı:
"Tarafınızdan 'Şorej' biçiminde yazılan sözcüğün Kürtçe'de herhangi bir karşılığı yoktur. Bu sözcüğün aslı 'Şoreş' olup Kürtçede 'devrim' anlamına gelmektedir. Ayrıca Şoreş şahıs ismi olarak yaygın bir şekilde kullanılmakta ve ahlaka muğayir, kamuoyunu incitecek herhangi bir anlam da taşımamaktadır."
'Umarız yayılır'
Mahkemenin talebinin kendilerini şaşırttığını belirten Farqini, Acaba bu genel bir uygulama mı olacak, yoksa bir seferlik hâkimin tasarrufu mu diye düşündük. Umarız genele yayılır. Mahkemelerde genellikle Kürtçe bilen kurum çalışanlarından ya da avukatlardan yardım isteniyor. Oysa biz 14 yıldır Kürt dili ve edebiyatı üzerine çalışan bir kurumuz. Bize sorulması çok doğru bir yaklaşım" diye konuştu.
Şirket statüsünde
Mahkemenin de "İstanbul Kürt Enstitüsü" olarak yazı yazdığı enstitünün, resmi bir kurum statüsünde olmadığını söyleyen Farqini, "Maalesef şirket statüsünde çalışıyoruz. Dernek ve vakıf adı altında çalışma talebimiz sonuçlanmadı. Bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurduk. Devletin bize destek olması gerekir" dedi.
Kelimenin doğrusunu öğrenmek amacıyla davacıyla görüşüldüğünü belirten Farqini, ismin mahkeme kayıtlarına yanlış yansıdığının öğrenildiğini dile getirdi.
|
|
|

|