|
DİSK'e göre işgücü piyasası kadıncıllaşıyor
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK'in düzenlediği 1. Kadın İstihdamı Zirvesi'nde HAK - İŞ Başkanı Sami Uslu, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve TÜRK - İŞ Başkanı Salih Kılıç'ı (bu sıralamayla) 1 saat içinde peşpeşe dinlemek hayli ilginçti.
Uslu, her zamanki gibi en taze bilgilere ve rakamlara dayanan bir konuşma yaptıktan sonra, lafı dolaylı da olsa başörtüsüne getirdi: "Avrupa Birliği cinsiyet eşitliği için bize ek süre tanımıyor; tam üyelikle eşzamanlı istiyor. Zaten Türkiye'de yasalarla ilgili bir problem yok, problem kafalarda. Kadını toplumsal hayatın dışında tutmaya çalışan kafaları değiştirmek lazım."
Süleyman Çelebi
Hemen ardından kürsüye çıkan Çelebi'nin, kadın işçilerden yola çıkıp küresel işgücü piyasasının dayattığı yeni koşullara uzanan analizleri mükemmeldi; özetle dedi ki:
İşgücü, nitel ve nicel olarak bir değişim geçiriyor, parçalanıyor. İşçi sınıfı, farklı sorunları olan farklı gruplara ayrışırken, bir yandan da büyüyor. Bir yandan uzmanlaşma, bir yandan esneklik dayatması, emeğin niteliğinin "kadıncıllaşmasına" ve işgücü piyasasının "kadınlaşmasına" yol açıyor. Kadınlar, işgücü piyasasında daha üretken ve işlevsel biçimde yer almaya hazır olduklarını, her geçen gün daha fazla hissettiriyorlar. Kadının bu alanda görünür olması, kadına yüklenen görevlerin de yeniden tanımlanmasını ve işgücü piyasasının kadına göre düzenlenmesini gerektiriyor.
Yedek işgücü mü?
Bugünkü bakış açısıyla kadınlar, uzun çalışma saatlerine ve kötü iş koşularına daha kolay razı olan, işte süreklilik ve güvence aramayan, daha kolay kontrol edilebilen işgücü; özetle daha ucuz emek ve işgücü piyasasının yedek işgücü ordusu olarak görülmektedir.Kadınlar aynı zamanda, işgücü piyasasıyla esnek ilişki kuran, emeği "aile bütçesine katkı" anlayışıyla ikincilleştiren işgücüdür. Bu nedenle belirli süreli çalışmalar, geçici çalışmalar, evde çalışmalar, "kadına uygun iş" olarak tanımlanmakta ve yaygınlaştırılmak istenmektedir.Bir yandan kadına duyulan saygıyı ifade etmek, öte yandan kadını üretim maliyetlerini düşürecek bir esneklik aracı olarak değerlendirmek ve rekabet koşulları sağlamak ya da yabancı yatırımlar için ucuz işgücü olarak emek piyasasına sürmek de, içinde bulunduğumuz bu sürecin gereklerindendir. Çelişki ve karşıtlık, tam da bu noktada ortaya çıkıyor. O nedenle kadın istihdamının, sosyal diyaloğun etkin konularından biri olması gerekiyor.
TÜRK - İŞ Başkanı Kılıç
TÜRK - İŞ Başkanı Salih Kılıç ise sendikacı değil de politikacıymış gibi tribünlere konuştu. Türkiye'yi Romanya ve Bulgaristan'dan sonra üyeliğe kabul edeceği için AB'yi ve Olli Rehn'i; karikatür krizi nedeniyle Danimarka'yı kınadı. Grevdeki TEKEL işçilerine selam göndermeyi de ihmal etmedi.
Kılıç, kendisine tanınan süreyi epey aşan konuşmasında "Endüstri çağının işçi prototipi erkekti. Bilgi çağının işçi prototipi kadın olacaktır," ya da "Kadın olmadan medeniyetler ittifakının gerçekleşmesi de, genişlemesi de mümkün değildir" diyerek, konunu can alıcı noktalarına da dikkat çekti. Ama gerek vücut dili, gerekse ses tonu ve vurgulamaları, buram buram siyaset kokuyordu.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|