|
Başbakana yakışmıyor...
Başbakanlık mevkii sadece seçim kazanmakla gelinilen bir yer değildir.
Başbakan bütün bir ülkeyi temsil eder.
Onun her adımı izlenir. Bütün toplumun gözü üstündedir. Kullandığı kelimelerden, Türkçe'sine, el sıkışmasından, yürüyüşüne ve kıyafetine kadar her tutumu kameralar tarafından yakalanır.
Başbakanları her yaptıkları kimi tarafından taklit edilir, kimi tarafından eleştirilir.
Başbakanlığa oturan Türk toplumunun sembolü olur.
Bir Başbakan argo kullanırsa, bakanları da onu taklit eder. Bir süre sonra, bu bir alışkanlığa dönüşür ve bürokrasiye de argo yayılır. Argo TV dizilerinde moda olur. Magandalar ön plana çıkmaktan çekinmezler.
Bir ülkeyi yönetenler argo kullanırlarsa, okullardaki çocuklarımızı argo kullandıklarından dolayı eleştiremeyiz.
"Başbakanlar da insandır.Onlar da bazen sinirlenirler ve tepki gösterebilirler" diyemeyiz.
Mersin'deki olay, argo zincirinin yeni bir halkasını oluşturdu.
Çiftçi Kemal Öncel'in bu ilk olayı değil. Ya sorunlarına bu şekilde bir çözüm arıyor veya kendini göstermek için bu şekilde hareket ediyor olabilir. Başbakan da bu protestoya sinirlenmiş olabilir. Ancak kendini tutmalı ve "Lan.. Ananı da al git" dememeliydi.
Başbakan bunu sık sık yapıyor. Grup konuşmalarında veya açık konuşmalarında kullandığı argo kelimeler, gençlerimize kötü örnek teşkil ediyor.
Halkın hoşlandığı, daha sempatik bulduğu gibi gerekçelerin arkasına da sığınılamaz.
Politikalarını benimseyin veya benimsemeyin, geçmiş Başbakanlarımız kibarlık sembolü olmuşlardır.
İnönü'nün, Bayar, Menderes, Ecevit gibi isimlerin ağzında hiç argo duydunuz mu ?
Demirel gibi halkın içinden gelen bir liderin böyle konuştuğu görülmüş müdür ?,
Yılmaz, Çiller, Erbakan'ın konuşmalarında argoya rastlanmış mıdır ?
Başarı sadece ekonomiyi düzeltmek, ülkeyi AB'ye taşımak, özgürlükleri genişletmek değildir. Başarı, bir toplumu uygarlaştırmak, iyi bir örnek olmaktan geçer.
Başbakana bu tutum hiç yakışmıyor.
* * *
BU OLAY CEZASIZ KALMAMALI
Konya'da, başı açık ve kot pantolon giydiğinden dolayı, SABAH muhabiri Aliye Çetinkaya'ya saldıran kişi hakkında bakalım ne gibi soruşturma yapılacak ve ne ceza verilecek ?
Bu olay hafife alınmamalı.
TV görüntülerine bakılacak olursa, tepkiler toplumdan kaynaklanmıyor. Genç saldırganın, sırf kameralara kendini gösterebilmek , belki de ait olduğu grubun sempatisini kazanabilmek için Aliye'yi hedef aldığı anlaşılıyor.
Bu olayı görmezden gelir, dinine bağlı kişilerin duyarlıklarının anlayışla karşılamak gerektiği gibi bir tutumu benimserse, işin ucunu kaçırırız.
Aliye Çetinkaya, nasıl çarşafa bürünmüş, şeriat bayrağı açmış kişilere tepki göstermiyorsa, onun da başı açık olmasına saygı gösterilmesi gerekir.
Saldırgan genç, yaptığının doğru olmadığını görmelidir.
Allahtan, bu tip tepki gösterenler küçük ve marjinal gruplar. Sırf sesleri duyurabilmek ve propagandalarını yapabilmek için show yapıyorlar. TV kameralarına oynuyorlar.Her fırsatta ortaya atlıyorlar. Kamu oyu da, bu küçük grupların yaptıklarını seyredip, korkuya düşüyor.
50 avukat, dava üstüne dava açıp AB'ye karşı savaş veriyor. Bunu görenler, Türkiye'deki AB aleyhtarlığının arttığını sanıyor.
Marjinal grupları hem ciddiye almamalı, hem de yasalarla oynamalarını önlemeliyiz.
* * *
FUTBOLCULAR GS'A EL KOYDU
Pazar akşamki maç sonucu, GS'lılar tarafından farklı okundu. Futbolcuların belki mesajı yoktu veya sahaya çıktıklarında bambaşka şeyler düşünmüş, hissetmişlerdi, ancak taraftar 6-0'lık skoru çok değişik yorumladı.
Futbolcular adeta "Biz para peşinde koşmuyoruz. Bakın, aylardır hiç para almamamıza rağmen, takıma ve kulübe sahip çıkıyoruz. Sizi şampiyon yapmak istiyoruz. Taraftar için oynuyoruz" dediler.
Pazar günü takım değişti. Birderbire dirildi ve farklı bir kimliğe kavuştu.
Futbolcular, yönetimden ümidi kesmiş, daha bir süre (hiç değilse Mart kongresine kadar) para alamayacaklarını anlamışlar, buna rağmen profesyonelliklerini elden bırakmamak için maça asıldılar.
Rahatlamış bir halleri vardı.
Taraftar da bunu hissetmiş gibi hareket etti.
Neyse, fazla kalmadı.
Önümüzdeki 10 gün içinde bu işin nereye gideceği belli olacak. Göreceksiniz, GS yeniden dirilecek ve eski günlerine kavuşacak.
İşki, biraz sabredelim.
Birbirimize kenetlenelim.
Dedikoduyla değil, yapıcı önerilerle ortaya çıkalım.
Uygar ve Batılı, yani tam bir GS'lı gibi hareket edelim.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|