|
 |
|
|
Cin ve Tonik Masalı (3)
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Hatırlarsanız, zaman, mekân, fırsat, imkân derken, "Siz bana bakmayın, ben sizin baktığınız yerde olurum"a bağlanmıştı sözler. Gurûb vakti en son düşünülen, tulû vakti ilk akla düşen olmaya dair sözler verilmişti. Sevgililer Günü'nü ıskalamış da olsa masal söyleyen, "Ve nihayet..." diye devam ediyor.
Düzyazının soluk soluğa kalıp da tükendiği yokuştan, şiirin rüzgârıyla çıkabilmeyi umarak, "Talihsiz Şair"e yazılmış mısraları döktü ortaya Tonik:
* * *
"Ne kolaydı şair için 'tahayyül'.
Mesele değildi,
Lâhzada indirivermek yıldızları gökten,
Mehtâbı tutup serivermek kumsallara
'Yırtmak geceyi',
herkesten habersiz en ince yerinden...
Mesele değildi,
Tâlihle barışmak gülebilmek;
İmkânsızı 'hal' ile 'mâzi' yapabilmek.
İsterse, 'En gözde nehirler' çağlardı kaleminden,
Volkan yaratırdı bir mum alevinden.
Fakat,
Etmezdi tabii her yeni gün 'Israrla tebessüm',
Etmedi de...
Pek söylenemezdi
'Her dem' rast gittiği tâlihinin,
Gitmedi de...
Bir 'özlem'
dindirmeye yetmezdi gücü,
Yetmedi de."
* * *
Tonik'in özlem karşısındaki çaresizliğini tarif edişi, ister istemez Cin'i de hüzünlendirdi. Önce, "Sitemkârınız olmak yakışmaz Biz'e/Yaşattığınız Güneş umutlarına.../Duyulurken özlemi gözlerinizde/Ümitleri öldürmek yaraşmaz Biz'e" demeye yeltendi; Sonra, bir eski zaman mukabelesinde karar kıldı: "Gözler ne kadar Kâtibi eylerse de dâvet/Yoktur, 'peçe'nin olamaz tasvibe ki hakkı/Bir atf-ı nazar olmaya mahkûm bu temayül/Zira bu tebessüm, 'o hicâb'ın ardına saklı" deyiverdi... Bu alenen bir "Aşk-ı Memnû" yakıştırmasıydı. Bu arada, "Câm içindeki sarmaş dolaş hale münasip tespit", gaipten imdâda yetişti de ve bûsenin tarifine noktayı koyuverdi. Üstâd Yahya Kemâl, masala şimdilik ara vermemizi istiyordu:
"Kanmaz en uzun bûseye öptükçe susuzdur/Zira susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur/İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan/Bir sır gibidir az çok ilâh olduğumuzdan...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|