|
 |
|
|
Erdoğan'dan sanayiciye: AB bize muhtaç değil Sanayiciden hükümete: İşsizlik artışı geliyor
3'üncü Ekonomik Şura'da AB'ye 'iki yüzlülük' eleştirisi geldi. Başbakan Erdoğan, bu yaklaşımı eleştirdi. TOBB Başkanı, işsizlik uyarısında bulundu
ANKARA Milliyet
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) düzenlediği 3. Bölgesel ve Sektörel Ekonomi Zirvesi Başbakan Tayyip Erdoğan, kabinenin ekonomi ile ilişkili bakanları ve ülkenin dört bir yanından gelen reel sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Toplantıda 37 sektör, yedi bölge ve üç büyük ilin sorunlarını içeren raporlar hükümete sunuldu. Sektörel raporlarda girdi maliyetlerinin düşürülmesi, KDV ve ÖTV indirimi istendi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB ile ilgili eleştirilere yanıt verirken, reel sektöre, "AB bize muhtaç değil, isterse başka ülkelerden alır" diye seslendi. Reel sektör temsilcileri ise hükümete, "Ya sorunları çözün ya da işsizliğin artmasına hazırlıklı olun" uyarısında bulundu.
'Başka yerden alırlar'
Ekonomi ile ilgili dokuz bakanın ve 500'e yakın sektör temsilcisinin katıldığı toplantının açılışını yapan ATO Başkanı Sinan Aygün, konuşmasında, "AB ikiyüzlü" deyince, yanıt Erdoğan'dan geldi. AB sürecinde ideolojik bir yaklaşım içinde olmanın ihracat ağırlıklı çalışan sektörlere darbe vuracağını söyleyen Başbakan Erdoğan şöyle dedi:
"Bize muhtaçlar yaklaşımı doğru değil. Bizim ürettiklerimizi dünyanın her yerinden alma şansları var. Bize sürekli olarak müdahale, şunlar bunlar yapılır mı? Bunlar masada konuşulacak şeyler. Kusura bakmayın kimse Türkiye'nin mayasıyla oynayamaz. Aslolan da bu mayanın korunmasıdır. Aksi taktirde hep mayalanırsınız."
'İyileşme yansımıyor'
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, konuşmasında, "Hem ihracatta, hem de iç piyasada yaşanan sıkıntılar, artık pek çok müteşebbisimizin, dayanma sınırının ötesine geçmektedir" dedi. Makro dengeler düzeldikçe bunun reel sektöre de yansımasını umduklarının altını çizen Hisarcıklıoğlu, döviz kurundaki gerilemenin üzerine girdi maliyetleri de düşmeyince sıkıntıların artttığını vurguladı. Hisarcıklıoğlu, şöyle dedi:
"Bir işveren, net asgari ücretin yüzde 70'i kadar vergi ve prim ödüyor. İstihdam maliyeti yüksek olunca, kayıtdışılık kural olmuştur. Hükümet reel sektörün söz konusu sorunlarını çözmek yerine yatırım indirimini kaldırmak gibi uygulamalarla uğraştığı için gelişme sağlanamıyor. Aksi halde işsizler ordusu, daha da büyüyecek ve ciddi bir sosyal sorun çıkacaktır."
Doğum günleri yarıştı
YELDA ATAÇ, GÜLÇİN ÜSTÜN Ankara
Ekonomi Şurası'nın günü konusunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın doğum günleri yarıştı. TOBB, Başbakanlık'a gün olarak 26 Şubat'ı önerdi. Sonradan, 26 Şubat'ın Erdoğan'ın doğum günü olduğu farkedildi. Başbakanlık'tan şura günü için 14 Şubat tarihi gelince de Erdoğan'ın doğum gününden vazgeçilmiş oldu. Belirlenen tarihse Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın hem doğum günü hem de evlilik yıldönümüne denk geldi.
Uçuş rötarları, nedeniyle Başbakan Erdoğan, 45 dakika TOBB Üniversitesi'nde toplantıyı bekledi.Erdoğan'ın 5 saat süren toplantıda, temsilcilerin tüm talep ve sorunlarını tek tek not aldı. Bir oda başkanının "Sayın Başbakan biz üç yıldır aynı sorunları dile getiriyoruz" sözü ilgi çekti.
'Kendilerine güveniyorlar'
Başbakan Erdoğan, sektör temsilcileri ile 5 saat süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, üç yıldır aynı toplantılarda sektörü dinlediğine işaret ederek, "İşadamlarımızın ne kadar kendine güveninin geldiğini gözlemledim. Üç yıl önce iktidara geldiğimizde ürkeklik vardı. Güven ve istikrar ortamı onları da olumlu etkiledi. En iyisini istemek işadamlarımızın hakkıdır" dedi. En sıkıntılı sektörün tekstil, hazır giyim, konfeksiyon, deride olduğunu gözlemlediğini kaydeden Erdoğan, bu sektörlerin temsilcileri ile ayrıca biraraya geleceğini bildirdi. İşadamlarından teşvik uygulanan illerde yatırım yapmalarını istediğini de aktaran Erdoğan, yatırım yapan herkesi ciddiye aldığını kaydetti. Enerji maliyetleri konusunda sıkıntı yaşandığını gördüğünü, buna karşın hükümetin zam yapmayışının da taktirle karşılandığını anlatan Erdoğan, vergi yükünün de kayıtdışılık azaldıkça azalacağını vurguladı.
47 rapor sunuldu
Şura'ya sektörlerde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin, 37 sektörü kapsayan toplam 47 rapor sunuldu. Raporlarda, girdi maliyetlerindeki yüksekliğe değinildi, KDV ve ÖTV'de indirim istendi. Tekstil Sektör Kurulu Raporu'nda, yerli üretim girdi maliyetleri üzerindeki vergilerin rekabet içinde bulunulan pek çok ülkeden yüksek olduğu, yüksek KDV oranlarının kayıtdışı faaliyetleri artırdığına işaret edildi. Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sektör Kurulu Raporu'nda, yatırım indiriminin mutlaka gündeme gelmesi ve kademeli olarak uygulanması ve tanıtım, pazarlama faaliyetlerinin artırılması gerektiği kaydedilirken Turizm Sektör Kurulu Raporu'nda da turizm işletmelerinde ÖTV ve KDV oranlarının aşağıya çekilmesi, seyahat acentalarının ihracatçı sayılması, kışın faaliyet gösteren otel çalışanlarının SSK primlerinde indirime gidilmesi istendi.
'Bin firma AB'yle uyumlu'
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, döviz kurlarının seviyesinin bir kamu otoritesi tarafından belirlenmediğini ve serbest kur sisteminden dönüşün daha büyük riskler içerdiğinin farkında olduklarını belirterek, "Eskiden olduğu gibi bize ait riskleri de sigortalayacak bir merkez bankası da talep etmiyoruz. Sanayimizin rekabet gücü korumanın ve makro ekonomide elde edilen başarının günlük hayata daha fazla yansımasının yolu girdi maliyetlerini dünya standartlarına çakecek yapısal reformların tamamlanmasıdır" diye konuştu.
AB müzakere sürecine de değinen Hisarcıklıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre bugün Türkiye'de 235 bin firmanın üretim faaliyetinde bulunduğunu, ama bunların sadece bin kadarının AB müktesebatı ile tamamen uyumlu üretim yaptığını anlattı.
'Cari açık hafife alınamaz'
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gelecek dönemde yapısal reformları tamamlamanın yanısıra yeni bir sanayi politikası geliştirilmesinin önemine işaret ederken, cari açığı risk unsuru olmaktan çıkarmanın tek yolunun da bu olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Bugün finanse ediliyor diye cari açık riski hafife alınmalıdır" diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, toplantının basına kapalı bölümünde yaptığı konuşmada önümüzdeki dönemde yapısal reformları tamamlamanın yanı sıra yeni bir sanayi politikası geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Cari açığı risk unsuru olmaktan çıkarmanın tek yolu da budur. Bugün finanse ediliyor diye cari açık riski hafife alınmamalıdır" dedi. Cari açığın "zaten finanse edildiği için oluştuğuna" dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, geçmişte yaşanan krizleri tetikleyen unsurun hep cari açık olduğunu vurguladı.
|
|
|

|