|
STK'larımız, Avrupa Kadın Lobisi üyesi
TİSK: "Kadın STK'larımız biraraya gelmeli ki, müzakere sürecinde AB'nin kadın fonlarından Türkiye yararlanabilsin"
TİSK'in düzenlediği 1. Kadın İstihdamı Zirvesi'nde 29 kadın örgütünün başkanını, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu'nun 6 üyesini, 7 akademisyeni, 3 kadın işvereni, 3 sendika başkanını, 5 gazeteciyi ve aileden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu'nu, yani kadın ve istihdam konularıyla doğrudan ilgili 2 bakanımızı dinledik.
2 gün boyunca konuşma yapan tek erkek işveren olmadı. Zaten TİSK Başkanı Tuğrul Kutadgobilik zirveyi kapatırken, "134 kadın örgütünün katıldığı bu zirvede biz hiç fikir beyan etmedik, hatta katalizör bile olmadık. Zirveye sadece organizatör olarak katıldık" saptamasını yaptı.
İkinci Zirve'nin önkoşulu
Ankara'dan Diyarbakır'a, Mardin'den Adıyaman'a kadar yurdun dört bir yanından zirve için İstanbul'da toplanan katılımcılar Kutadgobilik'e sordular:
2. Kadın İstihdamı Zirvesi ne zaman?
Kutadgobilik'in yanıtı netti:
"Sizlerin talimatını bekliyorum. Ben, kadın dernekleri biraraya gelip de benden ortak bir istekte bulunmadan, 2. Zirve'yi düzenlemeyeceğim."
Benim görebildiğim kadarıyla TİSK'in bu zirveyi düzenlemekteki temel amacı, kadın STK'ları, kendi aralarında işbirliğine teşvik etmek. Kutadgobilik dedi ki:
"Nasıl ki TİSK, Avrupa İşveren Konfederasyonu UNICE'nin üyesiyse; Türk - İş, Hak - İş, DİSK ve KESK, Avrupa İşçi Konfederasyonu ETUC'a üyeyse, bu zirveye katılan 134 kadın sivil toplum örgütü de önce konu ve amaç birliği doğrultusunda bu dağınık yapıdan kurtulmalı, ardından da Avrupa'daki kadın örgütlerini çatısı altında toplayan kadın örgütlerinin üyesi olmalıdır."
AB kadın fonları
Kutadgobilik'ten öğrendiğimize göre müzakere sürecinden AB fonlarının cömertçe ülkemize akabileceği 2 alan var: Kadın ve çevre.
AB'nin kadın fonlarından yararlanabilmemiz içinse, kadın STK'larımızın hem "birlikten kuvvet doğar" misali kendi aralarında işbirliğine gitmeleri, hem de Avrupa'daki kadın STK'ların kapılarını üyelik için zorlamaları lazım.
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi'nin zirvede verdiği bilgiye göre, kendisinin eşbaşkanı olduğu AB - Türkiye Karma İstişare Komitesi'nin 12 - 13 temmuzda Kayseri'deki toplantısının gündeminin kadın istihdamı olması da, rastlantı değil herhalde.
Avrupa Kadın Lobisi
Toplantının akışı içinde Türk Kadınlar Birliği Başkanı Sema Kendirci, TİSK'e müjdeyi verdi: Türkiye'den 52 kadın örgütü Avrupa Kadın Lobisi'nde, Türkiye Ulusal Koordinasyonu adı altında, 2 yıldan beri temsil ediliyorlardı. Hatta Avrupa Kadın Lobisi'nin Yönetim Kurulu'nda görev yapan Türk STK'sı bile vardı.
Kendirci'nin yanı sıra diğer kadın STK'ların başkanlarının da belirttikleri gibi, 1995'te Pekin'de yapılan 4. Dünya Kadınlar Konferansı, Türkiye'deki kadın STK'lar için dönüm noktası olmuş, bu tarihten itibaren hem sayıca çoğalmışlar, hem de daha dinamik bir çalışma içine girmişlerdi. Zirvedeki tüm kadın STK'ların birleştiği nokta ise demokrasiye kadını katabilmek için, öncelikle devletin bir kadın politikası olması gerektiğiydi.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|