Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Şubat 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ulus ve vatandaşlık


'AZINLIK Raporu' davasında Prof. Baskın Oran ve Prof. İbrahim Kaboğlu yargılanıyor.
Meselenin bir adli tarafı var, hukukla, kanunla, mahkemeyle ilgili...
Bir de, 'yanlış' saydığımız düşünce ve davranışları eleştirmekten öteye, yargılanmasını, cezalandırılmasını istemek gibi 'otoriter' bir alışkanlığımız var; iki 'taraf'ta da böyle!
Dünkü Radikal'de, Prof. Ayhan Aktar, "soykırım" demiyor ama Talat Paşa'nın emriyle Anadolu'da "merkezden yönetilmiş bir etnik temizlik" yapıldığını iddia ediyor...
Bununla da kalmıyor... 1990'larda Demirel-İnönü hükümetinin, sorunu çözmek için o zamanki Ermenistan Cumhurbaşkanı Ter Petrosyan'la uzlaşması gerektiğini söyleyen Prof. Aktar diyor ki:
"O dönemde hükümeti Ermenistan'la uzlaşmazlık konusunda ikna eden Dışişleri bürokratlarının bugün yargılanmaları gerektiğini düşünüyorum. Bunun Halk Bankası'nın içini hortumlamaktan daha büyük bir suç olduğuna inanıyorum!"
Söyleyecek söz bulamıyorum! Öfke ifadesinden başka hiçbir hukuki değeri yok bu lafların.
Bir fikre, bir iddiaya, hatta bir gerçeğe fanatikçe bağlanmak, "farklı olan"ı cezalandırma duygusunu yaratır. Entelektüel olarak ufuk darlığına, toplumsal olarak gerginliklere sebep olur. Bundan sakınmak gerekir.

Vatandaşlık...
'Azınlık Raporu' davasına da bu açıdan bakıyorum. Raporu hazırlayan Danışma Kurulu zaten "görüş bildirmek, öneriler ve raporlar sunmak" için kurulmamış mıydı?
Raporda savunulan "Türkiyelilik" kavramı yapay ve yanlıştır, ama yapılacak şey eleştirmekten ibarettir. Fikirleri yargılamak Türkiye'yi güçlendirmiyor, aksine uluslararası planda zor duruma düşürüyor.
Sorun, özünde "vatandaşlık" kavramına farklı bakışlarla ilgilidir.
Türkiye "uluslaşma" yolunda muazzam bir mesafe almıştır, bunu tersine çevirerek bir kimlikler federasyonu gibi bir görüntü yaratmak, çok korkunç çatışmalar yaratır! Fakat uluslaşmamızda hâlâ eksiklikler olduğu için, işte hâlâ din, mezhep, laiklik ve etnik kimlik sorunlarımız ciddi boyutlardadır.
Bu durumda, "Türkiye" kavramının tarihsel derinliğine ve "Türk" kavramının anayasal niteliğine dayalı, aynı zamanda farklı kimlikleri de şemsiyesi altında toplayacak hoşgörülü ve bağdaştırıcı bir "vatandaşlık" kültürünü geliştirmek gerekiyor. Ama bu, katılıklarla değil, esnekliklerle olur.

Birleştirici olmak
1924 Anayasası, köken farklarını doğal gören bir Türk vatandaşlığı tanımı getirmişti. Darbe anayasaları "Her vatandaş Türktür" diyerek tanımı 'sıkı'laştırdı; dil yasakları somut örneklerdir. Ama umulanın aksine birleştirici olmadı, yarattığı tepkiler bölücülüğe yaradı!
Fransız Devrimi de sıkı bir "vatandaş" tanımı getirmişti, Fransa ahalisinin önemli bir kısmı din ve dil gibi sebeplerle bu tanıma uygun düşmüyordu; bu yüzden devlet tarafından "şüpheli" görüldüler! Fransa yüzyıldan fazla gerilimler içinde çalkalandı. (Bertrand Taithe, Citizenship and Wars, sf. 105)
Anglo-Amerikan geleneğinde ise vatandaşlık kültürü birleştirici bir esnekliğe sahip oldu.
"Vatandaşlık" milletler için hayati bir kavramdır. Geniş ve çok düşünmemiz gerekirken, katı tavırlar hem ufkumuzu daraltır, hem yumuşatmamız gereken gerilimleri artırır.
Ben yazar olarak "rapor"u eleştiririm ama Adalet Bakanı olsam yargılamaya izin vermem.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ulus ve vatandaşlık
'AZINLIK Raporu' davasında Prof. Baskın Oran ...
Çetin ALTAN
Can Dündar'ın Menderes-Ayhan Aydan belgeseli ve Yassıada...
Önceki akşam Star TV'de, Can Dündar'ın damıtı...
Melih AŞIK
Danimarka Sarayı
Ankara'daki Danimarka Büyükelçisi, karikatür ...
Fikret BİLA
CHP'nin Unakıtan kuşatması
CHP, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında ve...
Hasan CEMAL
Sihirli sözcük: İstikrar!
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı'nın,...
Yılmaz ÇETİNER
Kar sonrası geyik muhabbeti
Siz bakmayın fiyat artışlarını veren resmi ra...
Güneri CIVAOĞLU
Kepenk katsayısı
Gene aynı filmi seyretmek yürek daraltıcı.
Can Dündar
Porno CD satan profesörler?
Hocam Baskın Oran'ın Ankara'daki duruşmasında...
Hurşit GÜNEŞ
MB dövize nasıl müdahale etmeli?
Dün Merkez Bankası (MB) döviz piyasasında doğ...
Doğan HEPER
Türk onuruna hayali tamir
TÜRKİYE gerçeği bıraktı hayalle meşgul.
Semih İDİZ
Hoppe: Karikatür öneminizi artırdı
Danimarka Büyükelçisi Christian Hoppe, Hz. Mu...
Hasan PULUR
Değişmesi mümkün mü?
"DEĞİŞİM", çağımızın moda kavramı. Özellikle ...
Derya SAZAK
Yeşil'in oğlu
Başbakan Erdoğan, 'canlı yayın'da önüne konan...
Meral TAMER
İşveren, kadın istihdamına özendirilmeli
Dünyada toplam işgücünün % 40'ı kadın. Bizde ...
Ece TEMELKURAN
Beckham olmaz, Tanju gelsin!
"Bizim takımın Allah canını alsın!" Kürt Fede...
Yaman TÖRÜNER
Ekonomi iyi mi?
Ekonomi şimdiye kadar iyi geldi. Ama, bundan ...
Güngör URAS
Açık büyük, olukla döviz giriyor
2004 yılında 15.6 milyar dolar olan döviz açı...
Serpil YILMAZ
Gucci de 25 tavuğunu itlaf ettirdi!
Dünya Kadın Girişimciler Derneği (FCEM), Kagi...
M. Ali BİRAND
Neden sevgimizi gösteremiyoruz?
Eskiden aile büyüklerimizden hikayeler dinler...

© 2006 Milliyet