|
 |
|
|
Kürdistanspor'un patronu Türkmen Bakan Nacar Türk takımlarını bekliyor
Beckham olmaz, Tanju gelsin!
Çamur deryası Erbil'de bütün çocuklar, bütün boş arsalarda top koşturuyor. Bir halk Kürdistanspor'la coşarken spordan sorumlu olan Türkmen Bakan, Barzani'nin uluslararası sempati için futbola muhtaç olduğunu söylüyor
Adı konmamış şantiye devlet - 6 / Fotoğraflar: YURTTAŞ TÜMER
"Bizim takımın Allah canını alsın!" Kürt Federe Yönetimi'nin Spordan Sorumlu Türkmen Bakanı Cevdet Nacar, "Nedir Kürdistanspor'un vaziyeti?" sorusuna, takım derdinden asabı bozulmuş artık herhalde, gülerek böyle diyor. Ondan sonra da zaten "altyapı yetersiz", "tesis yok" plakları dönmeye başlıyor. Ülke içinde Erbilspor, dışında da anlı şanlı Kürdistanspor olarak sahalara çıkan takımın en pahalı oyuncusu 10 bin dolar. Ayda 300 dolar da maaş bağlanıyor. Bakan, bilhassa altını çiziyor:
"Yemesi, içmesi kulüpten!"
Kore'de hezimet
Tesis yetersiz, para yok ama Bakan Nacar, Barzani'nin Kürdistanspor'a mecbur olduğunu övünerek söylüyor:
"Barzani Kürdistan'ı tanıtmak için siyasi partilere değil bu takımın eline bakıyor. Bahtı bize bağlıdır yani. Fakat Allah'a şükür Kürdistanspor bağımsızdır!"
"Sonuna kadar bağımsız" Kürdistanspor, şu ana kadar oynadığı maçlarda başarıyı yakalayamamış. Kore'de asker ve polis takımıyla yaptıkları maçların ikisinde de 4 - 1 yenilip dönmüşler. Fakat Kore'yi hâlâ seviyorlar, çünkü Kore, Kürdistan'a 500 elektrikli soba ve 1000 battaniye bağışlamış. Kürdistanspor döndüğünde bu yardımı yoksullara dağıtmış. Yani Bakan Nacar "vallahi" skor'da değil, o en çok Diyarbakırspor'la bir kardeşlik maçı yapmak istiyor. Ancak biliyor ki o maç biraz hassas!
Hassas alanda paslaşmalar
"Kürdistanspor filan, baktık biz çağırsak problem çıkacak. Biz gelelim dedik ama daha sonuç yok. Bakıyoruz işte."
Çıkan dedikodulardan bahsediyor sonra. Milliyet'te çıkan "Beckham Kürdistan'da futbol okulu kuruyor" haberinden bahsediyor:
"Bizim müteahhitler çıkardı o işi. Gelmeyeceğini biliyoruz. Geçen de 'Tanju Çolak geliyor, yıllık 150 bin dolar alacakmış' dedikodusu çıktı. Bakma, benim cumhurbaşkanı olacağımı da söylüyorlar."
Ama sonra itiraf ediyor bakan:
"Ama isteriz tabii bi' Galatasaray, bi' Beşiktaş, bi' Gençler Birliği gelse... Bi' dostluk maçı olsa. Kötü mü olur yani?"
Sini dolusu ikram
Türkmen Spor Bakanı Cevdet Nacar'ın makamında ilk kez karşılaştık bu ilginç ikram geleneğiyle. Sonra olaylar gelişti. Nereye gitsek, her seferinde salatalık, portakal, muz geliyor. Geliyor gelmesine de her şey sini dolusu geliyor. Meyve, sebze bir yere kadar anlaşılır ama mesela meyve suyu, gazoz içecekseniz, o da sinilere doldurulup getiriliyor. Bir süre sonra her ciddi, resmi buluşma, elimizde tatlı bıçaklarıyla salatalık soyduğumuz "ev gezmesine" dönüşüyor. Kürdistan'da devlet daireleri, bakanların makamları, siyasi parti yetkililerinin büroları zaten daha ziyade küçük evler gibi. Ama tam kendinizi ev gezmesinde hissederken bu hissiyat sinilerle içeri girenlerin peşmerge olduğunu görünce dağılıyor. Omzunda Kalaşnikov'u, elinde Pepsi tepsisi ile peşmergeler size Kürdistan'da olduğunuzu hatırlatıyor tam salatalık soyarken.
Türkmenlere MİT ajanı muamelesi
Yolda trafik kavgası çıksa bile eğer arabadan inen bir Türkmen'se kavga hemen etnik meseleye kayıyor Erbil'de. Kürt olan Türkmen olana bağırıyor:
"MİT'siniz hepiniz, MİT!"
Türkmenlere hakaret etmek isteyen Kürtler, onlara Milli İstihbarat Teşkilatı ajanı muamelesi yapıyorlar. Kabinedeki tek Türkmen Bakan olan spordan sorumlu Bakan Cevdet Nacar da bundan şikâyetçi:
Ordu hesap sorsun
"Basın toplantısına gelirim. Gazeteci arkadaşlar şakalaşırlar: 'MİT Bey geldi' diye. Kürtler bilmez MİT nedir. Vallahi ben de bilmem aslında. Hayatımda daha bir MİT görmüş değilim."
Konu siyasete kayıp ciddileşirken Nacar, Türkiye'ye seslenmek istiyor:
'Türkiye, Türkmenlerden hesap sorsun. Türkiye'den gönderilen paraların hesabını sorsun. Nereye gitti o para? Burada 2,5 milyon Türkmen var, seçimlerde sadece 45 bin oy görünüyor. Geri kalanlar nerede? Türkiye eğer 'Sadece birlik olursanız yardım yaparım' deseydi belki şimdi kabinede beş sandalyemiz olurdu. Yok işte, olmadı."
'Aletsiz' cimnastikle olimpiyat hazırlığı
Mardin'den çıkıp Ankara'ya gelen, çıplak ayakla, kışın ortasında 100 metre koşusuna katılan kızları görünce nasıl ezilirse insanın içi Kürdistan Kız Atletizm Takımı'nı görünce aynı yerinden acıyor insanın kalbi. Muhtemelen evlerinden sadece spor yapma gerekçesiyle çıkabildikleri için yeni yetme, küçük kadınlar, pürmakyajlılar.
Süslü eşofmanlarla kendilerini göstermek isteyişleri, yaptıklarıyla övünmeleri, tam fotoğraf çekilirken "ağır abla" pozu vermeye çalışmaları, Yurttaş deklanşöre basarken paralel barda karın kaslarını yırtarcasına çalışmaları, üstelik bütün bunları İngiltere'den dönen antrenörlerinin kendi elleriyle yaptığı gecekondu odası kadar bir spor salonunda yapmaları...
'ADİSAS' eşofman
Bir ülke kurulurken zaten en çok kadınlar yorulmaz mı? Kürdistan Kız Atletizm Takımı'nın çalışmalarını izlerken bu topraklar bu kadınlara borcunu ödeyebilecek mi acaba diye geçiyor insanın aklından... Pembe "Adisas" eşofmanlı kızlar, büyük bir olasılıkla olimpiyatlara hiç katılamayacaklar ama bunun hayalini kurmaktan ve sanki somut bir olasılıkmış gibi olimpiyatlardan bahsetmekten hiç geri durmuyorlar. Bir soyunma odaları bile yok, ama antrenman salonuna girerken ayaklarını kapıdaki paspasa iyice siliyorlar. Oğlanlar, kızlar mekik çekerken ayaklarına yükleniyor, oğlanlar çalışırken kızlar dakika tutuyorlar.
Az bildikleri için İngilizce konuşmaya utanıyorlar, suspus duruyorlar ama gözlerinde, insanın içini acıtan o tanıdık, Güneydoğu'dan tanıdık o heyecan.
Kürt kadınları vücut geliştirecek
"Bakma şimdi bu göbeğe sen, dört ay sonra eriyecek."
Takım elbisesiyle, ensesi kalın bir oto galericisini andıran Adil Kemal, aslında ünlü bir "vücutçu". İşlettiği vücut geliştirme salonunda bol miktarda fotoğrafı var. Zira kendisi dünya dördüncülüğü, Asya ve Arap ülkelerinde birinciliği olan ünlü bir Kürt vücudu.
Cami modeli
Fakat bu başarıların büyüklüğü çalıştıkları salona bakınca hiç de belli olmuyor. Çünkü soyunma odası, duşu olmayan salona, camiye girer gibi çorapla giriliyor ve az sayıdaki aletin başında sıralar oluşuyor. Adil Kemal, Kürdistan'da en az futbol kadar yaygın olan vücut geliştirme sporunun Barzani yönetimiyle birlikte daha da çok desteklendiğini anlatırken önemli bir ayrıntı veriyor:
"Yakında Kürdistan'dan çıkan kadın vücut geliştirmecileri göreceksiniz. İki yıl daha bekleyin!"
YARIN
Erbil'de reis çok, Kızılderili yokCep telefonunda Talabani modeliKeleş alacaksan Erbil'den, kız alacaksan Süleymaniye'den
ecetem@hotmail.com
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Ulus ve vatandaşlık 'AZINLIK Raporu' davasında Prof. Baskın Oran ... | |  | Çetin ALTAN | | Can Dündar'ın Menderes-Ayhan Aydan belgeseli ve Yassıada... Önceki akşam Star TV'de, Can Dündar'ın damıtı... | |  | Melih AŞIK | | Danimarka Sarayı Ankara'daki Danimarka Büyükelçisi, karikatür ... | |  | Fikret BİLA | | CHP'nin Unakıtan kuşatması CHP, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında ve... | |  | Hasan CEMAL | | Sihirli sözcük: İstikrar! Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı'nın,... | |  | Yılmaz ÇETİNER | | Kar sonrası geyik muhabbeti Siz bakmayın fiyat artışlarını veren resmi ra... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Kepenk katsayısı Gene aynı filmi seyretmek yürek daraltıcı. | |  | Can Dündar | | Porno CD satan profesörler? Hocam Baskın Oran'ın Ankara'daki duruşmasında... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | MB dövize nasıl müdahale etmeli? Dün Merkez Bankası (MB) döviz piyasasında doğ... | |  | Doğan HEPER | | Türk onuruna hayali tamir TÜRKİYE gerçeği bıraktı hayalle meşgul. | |  | Semih İDİZ | | Hoppe: Karikatür öneminizi artırdı Danimarka Büyükelçisi Christian Hoppe, Hz. Mu... | |  | Hasan PULUR | | Değişmesi mümkün mü? "DEĞİŞİM", çağımızın moda kavramı. Özellikle ... | |  | Derya SAZAK | | Yeşil'in oğlu Başbakan Erdoğan, 'canlı yayın'da önüne konan... | |  | Meral TAMER | | İşveren, kadın istihdamına özendirilmeli Dünyada toplam işgücünün % 40'ı kadın. Bizde ... | |  | Ece TEMELKURAN | | Beckham olmaz, Tanju gelsin! "Bizim takımın Allah canını alsın!" Kürt Fede... | |  | Yaman TÖRÜNER | | Ekonomi iyi mi? Ekonomi şimdiye kadar iyi geldi. Ama, bundan ... | |  | Güngör URAS | | Açık büyük, olukla döviz giriyor 2004 yılında 15.6 milyar dolar olan döviz açı... | |  | Serpil YILMAZ | | Gucci de 25 tavuğunu itlaf ettirdi! Dünya Kadın Girişimciler Derneği (FCEM), Kagi... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Neden sevgimizi gösteremiyoruz? Eskiden aile büyüklerimizden hikayeler dinler... | |
|
|