|
Ekonomi iyi mi?
Ekonomi şimdiye kadar iyi geldi. Ama, bundan sonrası için bir plan, program yok. Ekonomide iyileşmenin yavaşlaması hem hükümeti tedirgin ediyor hem de muhalefete ve karşı cephelere daha rahat saldırı olanağı sunuyor. Ekonomi, her hükümetin yumuşak karnıdır. Hükümet şimdiye kadar "denileni" yaptı ama ekonomiyi ve dolayısıyla politikayı şekillendirenler bundan sonra ne yapacaklarına karar verememiş görünüyorlar. Bu durum, Başbakan'ın son günlerdeki öfkeli davranışları da izah ediyor.
Ekonomimiz ne durumda:
a) Enflasyon, büyüme, özelleştirme, borçları uzun vadeye yayma, yabancı sermaye girişi, borsa, döviz rezervleri, kredi kartı, tüketici kredileri ve genel olarak kredilerdeki artış, turizm gelirleri ve vergi gelirleri verilerinde ciddi iyileşmeler var. Yapısal reformların bir bölümü tamamlandı. Sorunlu banka kalmadı. BDDK iyi çalışıyor ve nihayet gündemin önüne geçebildi. TMSF'nin batık bankalarla ilgili uygulamaları bazı hatalara rağmen başarılı. Merkez Bankası, denileni harfiyen yerine getirdi. Ülke notunda artışlar sağlandı. Dış politika ve Avrupa Birliği ilişkileri konusundaki başarılar ekonomiye yansıdı.
b) Dış ticaret dengesi, cari işlemler açığı, yüksek sıcak para girişi, iç ve dış borçlarda ciddi tırmanış, yüksek reel faizler, işsizlik ve liranın aşırı değerli oluşu, yatırım bütçesindeki düşüklük konularındaki riskler sürüyor.
Gerçek risk
Ama, ekonomideki gerçek risk, bu veriler ve gelişmelerin arkasında gizli:
a) Ekonomimiz tümüyle dıştan güdümlü hale geldi.
- Yapısal reformlar Avrupa Birliği'ne,
- Para ve maliye politikası IMF'ye ihale edilmiş görünüyor.
- Sıcak para girişi yerine bir çıkış yaşanması halinde, bir ekonomik bunalım yaşanabilir durumda.
b) Hükümet, iktidarda kalma ve Avrupa Birliği'ne girilmesi uğruna dış politikada erken ödünler verebilecek görüntüsü çiziyor.
c) Maliye politikası sadece "faiz dışı fazla"nın sağlanması, para politikası ise sadece enflasyonun düşürülmesi kıstaslarına bağlanmış durumda. Diğer bütün dengeler göz ardı ediliyor. "Faiz dışı fazla" tanımı da her IMF gözden geçirmesinde yeniden tanımlanarak, kemerlerin biraz daha fazla sıkılması gündeme getiriliyor.
d) Maliye ve para politikasının tek amacı, iç ve dış borçları döndürmek ve yeni borçlar alabilmek olarak tanımlanır hale geldi. İç ve dış borçlar jet hızıyla yükseliyor. Faiz dışı fazla verildikçe, yeniden borçlanma olanak içinde olduğundan, ülke ve hükümet bu kıskaca doğru itiliyor.
e) Ekonominin yönetimi, globalizme ekonomiyi monte etme uğruna, ekonomik bütünleşmeyi ve insanımızın mutluluğunu tamamen göz ardı etmiş durumda.
f) Dışa bağımlılık o denli arttı ki, ayağımızın altından halı çekildiği anda, bu kez toparlanamayacak kadar yüksekten düşeceğiz. Belki de, toprak bütünlüğümüzü kaybedeceğiz.
Hayırlısı olsun!
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|