Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sanayiciden orkestra şefi olamaz mı?

Yaşam Güzeldir / Banu Şen


Cumbalı evlerin pencerelerinden aryalar sarkan, tarifsiz günbatımı dünyaca ünlü bir ressamın elinden çıkmışçasına her biten güne fırça darbeleri bırakan bir kentti burası. Kordonboyu'na sıralanan tiyatro binalarında bir gecede onlarca temsil oynanan, dünyaca ünlü bestecilerin melodileri imbatıyla yarışan bir kent... Ne olduysa oldu... O tiyatro, sinema, konser binalarının yok olmasıyla sanki o insanlar da kayboldu birer birer. Akşamüzerleri kentin nazıyla edasıyla yarışır gibi salına salına gezinen şık hanımlar, beyler yitip gitti. Tıpkı limanın, ticaretin, sporun söndüğü gibi sanatla ilgili; şairene, hoş melodili, bol alkışlı her şey de ışığını yitirdi.
Günbatımı hala duruyor tam karşıda. İmbat okşuyor hala saçlarımızı. Kısacası İzmir'in tüm yaradılıştan olma güzellikleri bir yerlerde gizli. Ama... Ama... Ruhu yaralı. Bu kentin insanları fabrikalarına, iş merkezlerine, markalarına yaptıkları yatırımı kentin ruhuna yaptılar mı? Yakılanın, yıkılanın, yok edilen yerine ne geldi İzmir'de? Yeni ne var? İşte size örnek bir hikaye...

Borusan Filarmoni

Borusan'ı duyduğunuzda aklınıza ilk ne geliyor? Hemen hemen sorduğum herkesten aynı yanıtı alıyorum coşkulu bir ses tonuyla: Borusan Filarmoni Orkestrası! Borusan'ın hangi iş kollarıyla ilgili, hangi ihaleleri kazandığı, şirket profili, hedeflerinden çok filarmonu orkestrasını biliyoruz. Hikayelerine gelince... Ali Ahmet Kocabıyık, Borusan'ın kurucusu babası Asım Kocabıyık'tan 2001 yılında koltuğunu devralır. Bu arada vizyon sahibi bir işadamı olarak squash, yatçılık, motosiklet kadar klasik müziğe ve kitaplara da meraklıdır. Kimbilir belki de flüt çalmaya yeterli zamanı ayıramadığını fark ettiği için kurulmuştur Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası. 15 yıl önce Ahmet Ertuğ'un kitaplarını görüp, o sıralarda yürüttüğü bir proje için gidip bulduğunda, henüz holdingin kültür sanat merkezi kurulmamıştır ama temelleri atılmaktadır. Orkestranın da, sanat galerisinin de doğrudan işinin bir parçası olduğunu düşünür. Galeri, onun için yaratıcılık anlamına geliyormuş. Orkestra ise hatasız üretim demekmiş.

Yaratıcılığın sırrı

Kocabıyık bir söyleşisinde şöyle diyor: "Orkestra da, galeri de doğrudan işimizin bir parçası. Çünkü ben şirketlerimizin devamlı yenilikçi, yaratıcı olmalarını istiyorum. Orkestrada nasıl tek bir enstrümanın yaptığı hata, bir yanlış notacık kulağı fena halde tırmalarsa, biz de üretimde falsodan-hatadan kaçınmaya çalışıyoruz."
Türkiye'de kaç holdingin orkestrası var dersiniz? Borusan'ınki de önce oda orkestrasıydı. Sonra büyüyüp senfoni orkestrası oldu. Sonra biraz daha büyüyüp 60-65 kişilik filarmoni orkestrasına dönüştü.

25 bin euro bağışladı

Geçen hafta yayımlanan bir haber sizin de dikkatinizi çekmiştir. Ahmet Kocabıyık, bir çocuğun eğitim masrafları olan 25 bin euroyu bağışlayıp, orkestraya şeflik etti. Ben böyle bir girişimi İzmir'de düşünemiyorum. İzmir'in önemli kültür merkezlerinden birini Sabancı yaptırdıktan sonra...Sanayici ya da işadamlarının bir elin parmaklarını geçmeyecek ve kendi halinde küçük sanat galerileri var İzmir'de. Borusan hayatında yapamayacağı PR etkisini bir orkestrayla yaptı. Adını hepimizin beynine kazıdı. Belki de İzmir'deki iş hayatının başarısı önce işadamlarının iyi bir orkestra şefi olmalarından geçiyordur. Kimbilir?


bsen@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Bu hastaneye çekidüzen verilsin
Sanayiciden orkestra şefi olamaz mı?
Tekstilde hep ihracat rakamına baktık oysa ithalat sıkıntının asıl sebebiydi
Marmara Fayı...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2006 Milliyet