Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hamas sancısı


Kimilerine göre Hamas yöneticilerini Ankara'da kabul etmesi o kadar yanlıştır ki, bunu daha iyi algılayabilmek için "ya İsrail de PKK yöneticilerini Telaviv'de kabul etse" diye düşünmek gerekir.
Bu ölçüsü fazla kaçmış bir paralel.
Terör eylemlerini elbette kınıyorum ve politikalarına, söylemlerine de hiç katılmam ama Hamas, kendi topraklarında düzenlenen seçimi kazanmış radikal de olsa bir parti. PKK'yla ne ilgisi var.
Ancak... Bu Hamas grubu ziyaretinin, Türkiye'nin başını çok ağrıtacağı söylenebilir.
Ziyaret saklanmış, kimse Türkiye'den aracılık istememiş, Hamasçıları kimlerin çağırdığı belli değil. Üstelik gelenler de hükümeti kuracak olanlar değil, Şam'a sığınmış kaçak yaşayanlar...
Durduk yerde bir gerilimin odak noktası oluşuyor.
Telaviv'den, Washington'dan, Berlin'den, Brüksel'den ilk sesler hiç de iç açıcı değil.
Sanki Türkiye'nin Hamas yönetimini ilk tanıyan devlet olması gibi bir görüntü çok mu gerekliydi?
Kaldı ki, seçim kazanmış bile olsa Hamas'ın, Filistin'de ayağını çok sağlam bastığı söylenebilir mi?
............................
Türk psikologları Filistin'de yaşanan acıların travma izlerini silmek üzere, zaman zaman Filistin'de çalışmalar yapıyorlar. Hamas'ın seçimleri kazandığı günlerde de oradaydılar.
Halka psikolojik yardım katkılarının yanı sıra, Filistinli psikologları -bir bakıma- eğitiyorlar.
Davranış Bilimleri Enstitüsü Başkanı Psikolog Emre Konuk'tan Filistin izlenimlerini dinledim.
Kısaca yansıtayım...
Filistinli, 50 yılı aşkın süredir devamlı savaşın yıpranma ve gerilimi içinde.
El-Fetih'ten soğumuş. Başkanı Yaser Arafat'ın, Filistinlilere gelen yardımları İsviçre bankalarındaki şahsi hesaplarına yatırdığı ve o öldükten sonra genç karısı tarafından yenilmekte olduğu söylentileri, bu örgütün saygınlığını çökerten başlıca etken.
Diğer yöneticilere de vicdanlarda "yolsuzluk" etiketi yapıştırılmış.
El-Fetih'in daha alt kademeleri ise, zaten zor ayakta duran tüccarı, esnafı aldığı haraçlarla, zorbalıkla bezdirmiş.
Tabii örgütün tamamı bu olmayabilir ama kötü örnekler ve kötü söylentiler fısıltı gazetesinde tiraj yapar.
Buna karşılık, terör kimliği ön planda olan Hamas, yolsuzluklara, haraç işlerine bulaşmadığı için daha tercihli duruma gelmiş.
Fakat... Hamas'ın da İsrail'i tanımayışı, çatışma yanlısı söylemleri artık bir düzenli yaşam isteyen halkın kafasında soru işareti...
Özellikle ortak kaygı; başta ABD ve İsrail olmak üzere Batı'dan gelen "yıllık 3 milyar dolar dolaylarındaki yardımın kesilme olasılığı..."
Öyle ya... Hamas, "İsrail'i kesinlikle tanımadığını ve tanımayacağını" açıklarken İsrail ve onunla aynı paraleldeki ABD, bu Hamas yönetiminin emrine yılda 3 milyar dolar verir mi?
Bu paranın bir bölümünün terör finansmanında kullanılmayacağının güvencesi ne?..
İşte sokaktaki Filistinlinin sorunu bu. Hamas'ın seçim sandığındaki desteği sağlam değil.
...........................
Ya Hamas bu 3 milyar dolar katkıyı sürdürmek için İsrail'le ilişkilerine esneklik verecek, söylem değiştirecektir ya da bunu yapamaz ve yoksulluğu daha da aşağılara çekerse, çok kısa süre içinde halktan büyük tepkiler alacaktır.
Tabii... Burada en büyük yanlış; ABD ve İsrail'in Filistinlilere "Hamas cezası" keserek insani yardımı tümüyle dondurması olur.
O zaman silah tersine teper.
İsrail ve ABD, yardımda, Hamas'ı devre dışı bırakacak bir dağıtım sistemini devreye koyabilmeyi deneyeceklerdir ama o da zor...
Seçim kazanmış bir partinin yönetimini aşarak onun topraklarında, halkına para, ilaç ve diğer katkı dağıtımını yapmak nasıl mümkün olabilir?
............................
Hamas'ın Türkiye'ye gelişi işte böyle bir geniş çerçeveye oturtulmalı.
Dileyelim ki... İsrail ve onun çok etkili olduğu ABD'den tepkiler, Türkiye'nin kazandığı şu istikrar ortamında ve ekonomik gelişme çizgisinde kırılmalara neden olmasın.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçilik ve ekonomi
ÖCALAN'ın yakalanmasının yıldönümünde, Roj TV...
Çetin ALTAN
Kadınsız dünyaların, sönük çocukları...
Üniversitelerin, derneklerin, sivil toplum ku...
Melih AŞIK
İstanbul raporu!
İstanbul Belediyesi hangi ellerde? CHP Millet...
Fikret BİLA
Hamas'ın Ankara ziyaretinin hassas yönleri
Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın lideri...
Hasan CEMAL
Unakıtan Pastörize!
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu bir işad...
Güneri CIVAOĞLU
Hamas sancısı
Kimilerine göre Hamas yöneticilerini Ankara'd...
Abbas GÜÇLÜ
29 Mart'ta deprem olacak mı?
17 Ağustos sonrasında artık yaşamımızın bir p...
Hurşit GÜNEŞ
Dış denge bozuluyor, borçlanma artıyor
Cari işlemler açığı ekonomide en önemli sorun...
Sami KOHEN
Hamas'tan beklenen...
Ziyarete "resmi" sıfatının verilmemesinin faz...
Metin MÜNİR
Ver bir pide arası ihale, AKP'li olsun
Meclis, 2002'de, Uluslararası Para Fonu'nun z...
Faik ÖZTRAK
Rekor dış açık ve yitirilen üretim üssü olma umutları
2005 yılının ödemeler dengesi açıklandı. Buna...
Hasan PULUR
Bir sapık davası ve "Lan!" muhabbeti...
BİRİSİ, "Haksızlığa uğradım, mağdur oldum!" d...
Derya SAZAK
Mumcu'nun iması
CHP'nin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında...
Meral TAMER
AKP'liler sevgiliden önce kadını düşünsün!
Gâvur icadı diye yılbaşını görmezden gelmeye ...
Ece TEMELKURAN
Özgürlük ve endişe yan yana
oförümüz gençten bir çocuk. Birkaç gün içinde...
Güngör URAS
Yüksek faiz döviz çekiyor
2005 yılında ülkeye belirsiz kaynaklardan 1.9...
M. Ali BİRAND
AKP'de Unakıtan yorgunluğu var
Maliye Bakanı ile ilgili gensoru reddedildi v...

© 2006 Milliyet