|
Bir sapık davası ve "Lan!" muhabbeti...
BİRİSİ, "Haksızlığa uğradım, mağdur oldum!" dese ne yaparsınız?
"Git hakkını ara!" demez misiniz?
Hak nerede?
Eğer "hukuk devleti"nde yaşıyorsak, o devletin vatandaşları haklarını adliyede ararlar, savcılığa giderler, mahkemeye başvururlar.
Başka bir yöntem var mıdır?
Vardır elbette ama, biz hukuk devletinin meşru yöntemlerine itibar ederiz, "mafya" kurallarına değil...
Biri çıkıp sorsa, "Garanti veriyor musun?" dese, acaba ne deriz?
Arçelik'ten buzdolabı almıyoruz ki, verecek garanti belgemiz olsun!
Vatandaşlık numarasından vergi numarasından daha sağlam garanti belgesi olur mu?
Olmaması lazım ama...
***
4 yıl kadar önce, gazeteler ve televizyonlar "Ümraniye Sapığı" haberleriyle çalkalanıyordu:
"Küçük çocuklara musallat olan sapık aranıyor!"
Birkaç gün içinde gazeteler ve televizyonlar müjdeyi verdi:
"Sapık yakalandı!"
Jandarmanın sapık diye yakaladığı Bilal Akyıldız medyaya tanıtıldı, fotoğrafları çekildi, "Az sonra" diye diye, adeta televizyon dizisi yapıldı.
Faili meçhul bir dosya daha aydınlatılmıştı!
Bilal Akyıldız istediği kadar "Ben sapık değilim!" diye yırtınsın, kim dinler?
Sapık içeri atıldı.
Tam 28 gün içeride kaldı...
***
SONRA?
Başka bir sapık yakalandı, Bilal Akyıldız'ın sapık olmadığı anlaşıldı, tahliye edildi.
"Affedersin, pardon!" denilip geçecek miydi?
Hayır, hakkını arayacaktı.
Ondan önce Cumhuriyet savcısı vardı, vatandaşın hakkını savcı korurdu.
Üç jandarma hakkında, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı...
Evet, dava "ceza" isteğiyle açıldı, sonunda "beraat" kararıyla kapandı.
Mahkeme, sanık jandarmaların suç kastıyla hareket etmediklerine, mahkûmiyetlerine yetecek kesin ve inandırıcı, şüpheden uzak deliller elde edilmediği için bu kararı vermişti.
***
YA 28 gün cezaevinde yatmanın bir bedeli yok mu?
Olmaz olur mu: 1697 YTL, günlük 60 YTL 60 kuruş...
Gir oyna, çık oyna!
***
YA "sapık" diye teşhir edilmek... insanın itibarı yok mu?
Aman, uğraştığınız şeye bakın, şikâyetçi bir vatandaşa "Artist misin lan!" diyen bir Başbakan'ın memleketinde böyle şeylerle uğraşmak akla zarardır.
***
HAAA, aklımıza gelmişken söyleyelim, bizim gibiler, "Lan!" dedi diye "Al ananı git!" dedi diye, Başbakan Erdoğan'ın siyaseten yıpratılacağını sanıyorsak fevkalade aldanıyoruz.
Başbakan, "argo" deyimlerle süsleyerek yaptığı konuşmalarla kendi tabanında itibar kazanıyor, bu biline...
Lakin, bizim gibiler, bunu bile bile, bir başbakanın bu üslupla konuşmaması gerektiğini ısrarla söyleyeceğiz.
"Alışırsınız!" diyorsanız, kusura bakmayın ama, Turgut Özal bile bizi alıştıramadı.
O da "Alışırsınız, alışırsınız!" derdi.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|