Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Şubat 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yüksek faiz döviz çekiyor

Türkiye'de faizler yüksek. Başka ülkeler dövize yüzde 2 - 4 faiz verirken, Türkiye'de bu oran yüzde 10 - 15. Bunun için döviz akıyor ama fiyatı kıpırdamıyor, açık büyüyor


2005 yılında ülkeye belirsiz kaynaklardan 1.9 milyar dolar, bilinen kaynaklardan 44 milyar dolar, toplam 46 milyar dolar döviz girdi.
Giren dövizin 22.8 milyar doları döviz açığını kapattı. 23.3 milyar doları ise döviz rezervlerine eklendi.
Ülkeye bu kadar çok döviz girdiği içindir ki, döviz fiyatları ucuz...
"Döviz hem bol, hem ucuz... Oh ne güzel" diyebilir miyiz? Eğer gelen dövizi işsizlere iş, açlara aş imkânı yaratmak için kullanıyor isek, evet diyebiliriz. Ama ucuz dövizle ithalat yapar, dövizi Türk lirasına çevirerek yer, bitirirsek, yarın hem faizini hem de anapara taksitini ödemekte zorlanırız.
Döviz neden bol? Çünkü ihtiyaçtan fazla döviz giriyor. Nereden ve neden geliyor? Yurtdışında bol miktarda tasarruf var. Bu tasarruf en yüksek getiri sağlayan ülkelere yöneliyor. Türkiye'de reel faiz oranı yüksek. Başka ülkeler dövize net yüzde 2-4 faiz verirken biz, net olarak yılda yüzde 10-15 dolayında getiri sağladığımız için bize geliyor.
Kimse bir ülkeye "Biz biriktirdik. Yiyemedik. Buyurun siz yiyin" diyerek döviz göndermez. Yüksek getiri dövizin yönünü belirliyor.
  • Türkiye'ye yüksek faizin cazibesiyle bolca döviz girince, önce dövizin fiyatı ucuzluyor.
  • Ucuz döviz, ithalatı cazip hale getiriyor. Ucuz ucuz ithalat yapılınca, insanlar daha çok ithal malı kullanıyor.
  • Ucuz döviz, ihracatçının döviz gelirini düşürüyor. İhracatçı aynı dövizi elde etmek için daha çok mal satmak zorunda kalıyor.


  • Üretici-ihracatçı ağlıyor
  • Ucuz ithal malı rekabeti karşısında içeride üretim yapanlar, üretimi azaltmak veya üretimden vazgeçmek zorunda kalıyor. Yerli üretimde yabancı girdinin payı giderek artıyor.
  • İthalat gideri artınca, ihracat zorlaşınca, dış ticaret açığı büyüyor. Dış ticaret açığının büyümesi sonuçta ülkenin döviz açığını büyütüyor.
  • Açığın büyümesine rağmen, yüksek getirinin cazibesiyle ülkeye döviz girişi devam ettiğinden, sorumlular, döviz açığının ve bu açık nedeniyle oluşan borcun büyüklüğünü, faiz yükünü umursamıyor.
  • İhracatçılar ucuz dövizden ihracat yapamadıklarını, üreticiler ucuz dövizden ithal malları rekabetine dayanamadıklarını söylediklerinde, ucuz dövizin nedeninin yüksek faiz olduğunu anlamayanlar, 'piyasadan döviz satın alarak' dövizin fiyatının yükseltilebileceğini sanıyor.


  • Faizi ucuzlatmak şart
  • Merkez Bankası bir günde 5 milyar dolar döviz alıyor. Döviz fiyatı sadece 0.83 kuruş artıyor. Çünkü döviz pazarının giriş çıkış borularına kumanda gücü yok. Bu operasyonlar dövizi pahalandırmıyor. Piyasada döviz üzerinde oyun oynayanların cebine büyük paralar akmasına imkân veriyor.

  • Sonuç: Çözüm, Büyük Türk Büyüklerinin kararına bağlıdır: (1) Bu durum iyi ise, yüksek faiz, ucuz döviz, büyüyen döviz açığı gidebildiği yere kadar gider. (2) Bu durum iyi değil ise, faiz düşebilir. Dövizin getirisi azalır. Döviz girişi yavaşlar. Döviz fiyatı gerçek yerine oturur. (3) Ama şu iyi biline ki, faizleri indirmeden, Merkez Bankası'nın piyasadan döviz satın almasıyla döviz fiyatı yükselmez. Yükselemez.




    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Etnik milliyetçilik ve ekonomi
    ÖCALAN'ın yakalanmasının yıldönümünde, Roj TV...
    Çetin ALTAN
    Kadınsız dünyaların, sönük çocukları...
    Üniversitelerin, derneklerin, sivil toplum ku...
    Melih AŞIK
    İstanbul raporu!
    İstanbul Belediyesi hangi ellerde? CHP Millet...
    Fikret BİLA
    Hamas'ın Ankara ziyaretinin hassas yönleri
    Filistin'de seçimleri kazanan Hamas'ın lideri...
    Hasan CEMAL
    Unakıtan Pastörize!
    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu bir işad...
    Güneri CIVAOĞLU
    Hamas sancısı
    Kimilerine göre Hamas yöneticilerini Ankara'd...
    Abbas GÜÇLÜ
    29 Mart'ta deprem olacak mı?
    17 Ağustos sonrasında artık yaşamımızın bir p...
    Hurşit GÜNEŞ
    Dış denge bozuluyor, borçlanma artıyor
    Cari işlemler açığı ekonomide en önemli sorun...
    Sami KOHEN
    Hamas'tan beklenen...
    Ziyarete "resmi" sıfatının verilmemesinin faz...
    Metin MÜNİR
    Ver bir pide arası ihale, AKP'li olsun
    Meclis, 2002'de, Uluslararası Para Fonu'nun z...
    Faik ÖZTRAK
    Rekor dış açık ve yitirilen üretim üssü olma umutları
    2005 yılının ödemeler dengesi açıklandı. Buna...
    Hasan PULUR
    Bir sapık davası ve "Lan!" muhabbeti...
    BİRİSİ, "Haksızlığa uğradım, mağdur oldum!" d...
    Derya SAZAK
    Mumcu'nun iması
    CHP'nin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında...
    Meral TAMER
    AKP'liler sevgiliden önce kadını düşünsün!
    Gâvur icadı diye yılbaşını görmezden gelmeye ...
    Ece TEMELKURAN
    Özgürlük ve endişe yan yana
    oförümüz gençten bir çocuk. Birkaç gün içinde...
    Güngör URAS
    Yüksek faiz döviz çekiyor
    2005 yılında ülkeye belirsiz kaynaklardan 1.9...
    M. Ali BİRAND
    AKP'de Unakıtan yorgunluğu var
    Maliye Bakanı ile ilgili gensoru reddedildi v...

    © 2006 Milliyet