Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kurumsal yönetim, şirket hedeflerinin arasında yer almalı

Satır Arası / Deniz Sipahi

Güvenilir olmak, ticari ve sosyal yaşamda ünlü olmaktan, lider olmaktan daha önemli.
Güven konusunda bir kaç veriye bakalım.
AB üyesi ülkeler genelinde MORI tarafından yapılan araştırma, halkın yüzde 60'ının şirketlere güvenmediğini gösteriyor.
Bu oran, politikacılarda yüzde 86'ya ulaşıyor.
Medyaya yansıyan şirket haberleri ile ilgili MORI'nin ilginç bir saptaması var.
"Şirket haberlerinin yüzde 50'sinde abartı, 25'inde siyah yalan, 22'sinde ise hatalı bilgiler yer alıyor..."
Son dönemde iletişim dünyasında sıkça 3T yaklaşımından söz ediliyor. Truth-Trust-Tolerance. 3T'nin Türkçe meali şöyle denebilir.
Doğruları söyle, gerçekleri konuş ki, insanlar sana güvensin.
İnsanlar güvendikleri, inandıkları insanların hatalarına da hoşgörülü yaklaşırlar.
Uluslararası Pazarlama ve Kamuoyu Araştırmaları Şirketi MORI'nin kurucusu Sir Robert Worcester'ın şu sözleri benim de söylemek istediklerime tercüman oluyor.
"Bir şirket düşünün ki, yapamayacağı sözleri vermiyor, hatalarını örtmüyor, hata yaptığında özür diliyor, şeffaf, doğruları söylüyor ve bu çizgide müşterisiyle sürekli ilişkide, yanında, yaşamına bir değer katıyor. Müşteri, bu şirket veya marka ile ilgili olumsuz bir mail aldığında nasıl tepki verir? Sonrasında gerekli açıklama geldiğinde ne kadar inandırıcı olur? Müşterisiyle kriz anına kadar gerekli iletişimi gerçekleştirememiş, kriz patlayınca harekete geçmiş bir marka ve şirkete göre kat ve kat daha inandırıcı olacağı kesin. Kaldı ki, bu anlayışla hareket eden bir kuruluş zaten kriz yönetimini de en iyi şekilde gerçekleştirecek ve ortada bir sorun varsa da bunu müşterisinin nezdinde kazandığı kredisinden telafi edecektir..."
İyi kurumsal yönetim yatırımlarda güven ve itibar sağlıyor.
Elbette sadece iyi kurumsal uygulamalara sahip olmak da yetmiyor.
Kurumsal yönetim şirket hedeflerinin arasında yer almalı, şirket bu hedeflere sıkı sıkıya tutunmalı ve bu ilkeler doğrultusunda davranmalı.
Kısacası...
Kurumsal iletişimi ciddiye alın...


Çatışmanın temeli toplumsal narsisizm

Danimarka'da yayımlanan karikatürler ve sonrasında yaşanan buram buram provokasyon kokan olaylar Engin Geçtan'ın "Psikodinamik Psikiyatri ve Normal Dışı Davranışlar" kitabını (Metis Yayınları) anımsamama yol açtı.
Geçtan kitabında kitle iletişiminin ve hızlı taşıt araçlarının gelişimi ile giderek küresel bir köye dönüşen dünyamızda önceden bağımsız birer ada gibi varlıklarını sürdürebilen kültürlerin birbirleriyle çatışmaya başladığını söyler.
Geçtan'a göre gelişmiş toplumlarda insanın en önemli sorunlarından biri, içinde bulunduğu topluma yabancılaşma ve insanlık değerlerini yitirmesidir.
Gelişmekte olan toplumlarda ise hızlı değişim sıklıkla önceden var olan değer yargılarının daha sağlamlaşıp katılaşmasına yol açar.
Erich Fromm ise bu olayları "toplumsal narsisizm (özseverlik)" kavramıyla açıklar.
Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ve kültürel açıdan yoksul insanların tek doyum kaynağı o toplumun üyesi olmanın verdiği narsisistik kıvanç iken, gelişmiş ülkelerde yaşamlarında "ilginç" bir şeyler arayıp, bulamayan bazı insanlar kendilerini dünyanın en üstün topluluğu olarak (beyaz, Hıristiyan gibi) niteleyip, aşağı ırk olarak damgaladıkları bir ırksal gruba üstünlük taslayarak kendi imgelerini şişirirler.
* * *
Fromm'a göre Batılılar okulda çok sayıda bilgi edinmiş olsalar da, eleştirel düşünme yöntemini tanımamışlar, çağdaş topluluk narsisizminin belirtileri olan ulusal, ırksal ve siyasal eylemlerden uzak duramamışlardır. (Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, Payel Yayınevi)
Karikatür krizinde olduğu gibi...
Olaylar Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında yalnızca coğrafik olarak değil, aynı zamanda kültürel yönden de bir köprü oluşturduğu tezini güçlendirmiştir. Trabzon'daki üzücü olay dışındaki tepkiler Türkiye'nin uygar ve laik bir ülke olarak Arap dünyasından çok farklı bir konumda olduğunu kanıtlamıştır.
Benzer olayların yaşanmaması için çözüm yine Fromm'dan.
"Topluluk narsisizminin nesnesi ulus, ırk ya da siyasal düzen yerine tüm insanlığa yönlendirildiğinde, birey kendisini dünya vatandaşı olarak görecek, insanlıktan ve insanlığın başarılarından övünç duyarak tüm insanlığı benimseyecektir."
(Ülgen Zeki Ok'un kaleminden)




dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Kavram karmaşası
Kurumsal yönetim, şirket hedeflerinin arasında yer almalı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet