Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
HÜLYA KOÇYİĞİT'İ MUTLU EDEN ÜÇ ŞEY:
Doğum, ödül ve çocuk okutmak

En mutlu olduğu üç anı, "Doğum yapmak, ödül almak ve çocuk okutmak" diye sıralayan Hülya Koçyiğit, Baba Beni Okula Gönder gibi kampanyalara destek olunması gerektiğini söyledi

PINAR AKTAŞ İstanbul

Sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle bilinen sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit, herkesi Milliyet gazetesinin kız çocuklarının okula kazandırılması amacıyla başlattığı "Baba Beni Okula Gönder" gibi kampanyalara destek olmaya çağırdı. Hayatındaki en önemli üç anı çocuğunu doğurduğu, uluslararası ödül aldığı ve çocuk okuttuğu anlar olarak özetleyen Koçyiğit, "Çocuk okutabilmenin haklı gururunu yaşıyorum. Allah herkese nasip etsin" dedi.

Sizin eğitim hayatınız nasıl başladı?
İlkokula 5.5 yaşında başladım. Arkadaşlarım okul çağına gelmişlerdi. Ben de okula gitmeliydim. Çok ısrar ettim anne babama. Mahkeme kararıyla yaşım büyütüldü. Kendimi okulda buldum.

Babanız sizi okula göndermiş...
Benim şansım var. Ben ilk balerin olmak istedim. Ailem onay verdi. Bir dönem bale okudum, sonra konservatuvarda tiyatro eğitimine devam ettim. İstiyorum ki, herkes aynı şansı elde edebilsin. Kadının eğitimi çok önemli. Nesli yetiştirecek olan onlar. Eğitim görmemiş bir kız çocuğu anne olduğu zaman eksik olur, çocuğun ruhunu doyuramaz.

Eğitim size ne kazandırdı?
Her şeyden önce insan olmayı. Yaşadığımız ülkenin de desteğiyle daha demokrat, hür fikirli olmayı kazandırıyor. Evlatlarını da böyle yetiştiriyorsun. Kendine güvenini kazandırıyor.

Siz bu çocuklar için ne yapabilirsiniz?
Herşeyi devletten bekleme tembelliğinden vazgeçmeyi herşeyden önce öneririm. 58 yaşındayım. En mutlu olduğum üç olayı sayarsam; çocuğumu dünyaya getirdiğim an, aldığım uluslararası ödül... Ama üçüncü diye sorarsanız... Bir avukat delikanlıyla tanıştım. Bir sorunum vardı, beni seve seve kabul edeceğini söyledi. Hatta 'Ben sizi ziyarete gelmek istiyorum, size bir minnet borcum var' dedi. Geldiği zaman bana, 'Ben sizin okuttuğunuz bir talebeyim' dedi. Ağlayarak birbirimize sarıldık. Kendi doğurduğum evladım bir başarı kazanmışçasına içim titredi. Bence bir insanın yapabileceği en büyük insanlık, bir başka insanı okutmak. Çocuk okutabilmenin haklı gururunu yaşıyorum. Allah herkese nasip etsin.

'Kampanyaların hedefi aynı'

Kampanyaların etkisine inanıyor musunuz?
'Baba Beni Okula Gönder' kampanyasını başından beri takip ediyorum. Herkesin bu konuda iyi niyeti var. Fakat herkes dayanışma yapabileceği, güvenilir bir sivil toplum örgütünü ya da Milliyet gazetesi gibi bir basın kuruluşunu yanında istiyor. Mesela GAP İdaresi'nin yürüttüğü 'Velim olur musun?' projesi de internet üzerinden, çalışan çocuklara veli olmayı sağlıyor. Bütün kampanyalar tek hedef.

Sizce çocukların eğitiminde en önemli unsur nedir?
Bir çocuğun ilk öğretmeni çok önemli. Eğer onu başı örtülü görürse hafızasına nasıl yerleşir? Danıştay'ın kararı doğru.




MAGAZİN
Doğum, ödül ve çocuk okutmak
15 günde 3 milyon 135 bin kişi izledi
Yazın Kuruçeşme müthiş olacak







ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet