Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Roke balık lokantası

Eğer kaliteli ve taze balıkları makul fiyatlara, iddiasız ve doğal bir ortamda yemek istiyorsanız Rumeli Feneri'ne uzanın. Balık lokantası Roke sahilde sizi bekliyor

vmilorster@gmail.com

Sizin hiç kendiniz ve geçmişinizle ilgili bazı şeyleri yakınlarınızdan ve arkadaşlarınızdan duyup şaşırdığınız oluyor mu? Benim başıma ara sıra gelen bir durum bu ve kendimle ilgili inanmakta zorluk çektiğim bir gerçek var. Çocukken hiç deniz mahsulü yemezmişim! Kabuklu deniz hayvanları yemeye ise çok sonraları başladım.
Nasıl sonradan din ve mezhep değiştiren insanlar yeni keşfettikleri inancın en ateşli savunucusu olurlarsa, bendeniz de çok özel bir kabuklu deniz mahsulünü mevsiminde yemek için en olmadık zamanda ve şartlarda gözü kara bir biçimde turizmin pek gelişmediği yerlere yelken açan biriyim. İnanın değme çapkınlar "tavlamaya" çalıştıkları hatunun peşinde benim sadece fotoğrafını görüp tadını merak ettiğim deniz mahsullerinin (mesela Galiçya'nın "percebes" denen ürünü) koştuğum gibi koşmazlar.
Durum böyle olunca anlamakta zorluk çektiğim bir gerçek var. Fransa'yı geçin, İspanya, İtalya, hatta Yunanistan'da taze, bol ve de makul fiyatta kabuklu deniz ürünleri bulunurken niye bizim lokantalarda taze balık bulmakta bile zorlanıyoruz? Niye insanlar mesela taze sübye dururken ithal, dondurulmuş ve kayış gibi kalamar tava ile yetiniyorlar? Niye kerevit ve böcek gibi lezzetli ürünleri -tazesini bulsanız bile- yemek için eğer banka hortumlamamışsanız soymanız lazım? Niye Yeşilköy'deki Hasan beyin vefatından beri doğru dürüst lakerda yiyeceğimiz bir yer yok? Niye uskumru çirozu tarihe kavuşmak üzere? Niye? Niye? Niye?

Kalkan tava nefisti
Cevabı mümkün ama bu yazının boyutlarını aşan soruları bırakıp sadede gelelim. Eğer kaliteli ve taze balıkları makul fiyatlara, iddiasız ve doğal bir ortamda yemek istiyorsanız size bir önerim var: Şöyle Boğaz'ın bir ucuna, Rumeli Feneri'ne uzanıverin. Orada, sahilde, tam mendireğin bulunduğu yerde sevimli bir balık lokantası var: Roke.
Kış günlerinde içi sobayla ısıtılan, salaşlığı huzur verici, servisi içten ve iyi niyetli, mendireğe vurup kırılan Karadeniz dalgaları ve balıkçı teknelerini seyrede seyrede rakınızı yudumlayacağınız bir mekan burası. Bir de lokantanın içinde televizyon olmasa ve gözünüz arada bir çirkin görüntülere takılmasa neredeyse kendinizi saygıdeğer mimar ve yazar Aydın Boysan'ın bahsettiği gibi İstanbul'un denizle "kucaklaştığı", denize sırt çevirecek yerde onunla uyumlu bir evlilik yaşadığı geçmiş yıllara geri dönmüş sanacaksınız.
Allah'a şükür, önünüze gelen yemek de bu iyimser havanızı bozmayacak, pekiştirecek. İki ay içinde üç kere ziyaret ettim Roke'yi ve her defasında balık çok iyiydi. İlk gidişimde garson arkadaşla mutfağa gittik ve birlikte iki kişi için küçük bir kalkan seçtik. Bulgaristan'daki çiftliklerden gelen büyük kalkanlardan çok daha lezzetli olan bu taze balık son derece usta bir şekilde bütün olarak tava edilmişti. İçini kurutmadan ve tam kıvamında lezzetli tava yapmayı bilen Roke'nin şefi, ızgara yapmakta da usta.
Bir seferinde Karadeniz'de yakalanmış bir lüferi, diğer seferse dört kişiyken 2,5 kiloluk bir kaya levreğini bütün olarak ızgara yedik. Lüfer bu sene Balıkçı Sabahattin'de yediğim lüferle birlikte lokantalarda yediğim en iyi iki lüferden biriydi (ne yazık ki olta lüferi değildi ikisi de).
Levrek ise uzun süredir yemediğim kadar taze ve dişe dokunur, eti hem diri hem de daha iyot tadı gelişmemiş, neredeyse "tatlımsı"ydı. Tahminime göre, yakalanmasının üstünden bir günden fazla zaman geçmemişti. Roke'de yediğim hiçbir balık dipfrize girmemişti.

Mezeleri standart
Balığı bu kadar iyi olan Roke'nin mezeleri standart. Marine edilmiş, soya soslu uskumruları fena değil ama uskumru Boğaz'ın güzelim uskumrusu değil. Galiba Norveç'ten ithal edilenden. Vasat. Patlıcan salataları iyice, beyazpeynirleri yağlı ve çok lezzetli. Ara sıcaklardan midye ve kalamar taze. Kalamarı iyi yapıyorlar ama tarator sosları kolaya kaçmış, ceviz yok.
Karidesi hem tereyağında hem de mantarla yapıyorlar. Kullanılan mantar konserve lezzeti veriyor ama küçük karidesler lezzetli. Sadece tereyağı ve pul biberle isterseniz daha iyi. Ama fazla pişirmemelerini söyleyin. Fener kavurmaları da var ama maalesef çok pişirip kurutmuşlardı ben istediğimde. Kullanılan fener de sanırım çok küçüktü ve tazeliğinden emin değilim. Bu arada geçen sene en iyi fener kavurmayı Gümüşlük'te yediğimi ekleyeyim.
Yemeğin sonunda ikram olarak genellikle çok lezzetli, fırında, güveçte yapılmış tahin helvası geliyor. Çok yerde yapılıyor ancak burada tam kıvamında yapmayı biliyorlar. Balıktan sonra gerçekten iyi gidiyor.
Evet, fiyatlar da dediğim gibi makul. Küçük bir rakı ya da bir şişe Çankaya ile birlikte ve hakkını vererek yediğiniz güzel bir yemek sonunda iki kişi 80-90 YTL ödüyorsunuz. Helal diyorsunuz.

DEĞERLENDİRME: * * *


YILDIZLAR

Değerlendirme yapılırken, sadece ve sadece yemeğin kalitesi notlanıyor. Mekanlar bir ile beş yıldız arası değerlendiriliyor.

* Kötü
** Vasat
*** İyi
**** Çok iyi
***** Türünün en iyisi



PAZAR
"Kaybetmeyi hiç sevmem"
"Kopenhag'a cami yapılmasına 10 yıl önce karar verilmişti"
"Türk sineması" sevişebilir mi sevişemez mi?
Jambo jambo Tanzanya
Biniciliğin de artık bir ligi var
"Kariyerimin en uç noktasındayım"
Erciyes'te kayak
Selam sana Selanik
Pakistan depremzedeleri için
Yeni tatlar
Vay şakacı politikacılar!
Bir dönemin utanç belgeleri
Ekonomik dengelere dikkat
Roke balık lokantası
II. Abdülhamid
Kim, ne kadar kafein tüketmeli?
Dubai'de ne görmeyi bekliyordunuz ki?
Kulak edebiyatı
Şarapta gizli hazinemiz





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet