|
 |
|
|
Komplo!
Bir öğle vakti gazeteye gidiyordum. 2002'nin mayıs ayında. Hazır yazı konum yoktu! Yani kesat bir gündü. Ya da kafam karışıktı.
Ne yazacağımı bilmiyordum.
Siyasal ve de sıcak bir konu düşünürken, Kemal Derviş'i aramak geldi aklıma. Cep telefonunu çevirdim.
Genellikle olduğu gibi Derviş'in Başdanışmanı Oya Ünlü çıktı telefona. Her zamanki gibi önce onun güncel siyasete ilişkin düşüncelerini dinledim.
Sonra Kemal Derviş aldı telefonu. Yanlış hatırlamıyorsam feribottaydılar, Yalova'ya doğru yol alıyorlardı.
Erken seçim!
Siyaset konuşmaya başladık.
Derviş yakınıyordu.
Ecevit-Yılmaz-Bahçeli üçlüsünün oluşturduğu koalisyon hükümetinde bir süredir işlerin iyi gitmediğini söyledi. Özellikle Başbakan Ecevit'in gitgide bozulan sağlık durumunun ekonomide olumsuz beklentilere yol açtığını belirtti.
Bir ara ağzından erken seçim sözü çıktı. İlginçti, ne demek istiyordu? Önce fazla konuşmak istemedi. Biraz daha deşince, "Erken seçimin adı ve tarihi konulsa, daha isabetli olabilir ekonomi açısından..." dedi.
Sıcak konuyu yakalamıştım.
Yazmak için iznini istedim.
Önce yanaşmadı, "ortalık karışır şimdi" diyerek. Ben bastırınca, razı oldu. Ertesi gün, 10 Mayıs 2002'de bu köşe, "Derviş erken seçim olsun diyor!" başlığıyla çıktı.
Ortalık karışıyor!
Yazım, Milliyet'in birinci sayfasında haber olarak büyütülmüştü. Ortalık, Derviş'in beklediği gibi bir anda karıştı. Borsa sarsıldı! Ve Türkiye erken seçim sürecine girdi.
AKP'nin 2002'nin kasım ayında tek başına iktidara gelmesi ve CHP dışındaki partilerin yüzde 10 barajına takılmalarından sonra bin bir türlü komplo teorisi üretilmeye başlandı.
Yalnız Kemal Derviş'in değil, bu yazımdan dolayı benim de 'erken seçim komplosu'nun parçası olduğum konusunda saçma sapan, üzerinde fazla durmadığım gülünç iddialar ortaya atıldı.
Kemal Derviş'in yeni çıkan kitabını (*) okurken bu yazıma rastladım.
O günler bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Derviş ve yakın çalışma arkadaşlarının ekonomiyi rayına oturtmak için ne kadar önemli işler yaptıklarını bir kez daha gördüm.
O korkunç '2001 Şubat Krizi'nden sonra ekonominin raya sokulmasında hiç kuşkusuz siyasal irade son tahlilde belirleyici olmuştu. Ancak, Derviş sahneye çıkmasaydı, (Mesut Yılmaz ve özellikle Hüsamettin Özkan'ın katkıları da olmasaydı) üçlü koalisyon hükümetinin ekonomide doğru yolu bulması çok uzak ihtimaldi.
Ayrıca erken seçim hayırlı oldu.
Türkiye'nin güçsüz koalisyon hükümetlerinden kurtulması, hem 'siyasal istikrar'ın, hem de AB ile müzakerelerin kapısını açtı.
Üçlü koalisyon iktidarda kalsaydı, ne Ecevit yüzünden Kıbrıs atılımı yapılabilir, Devlet Bahçeli yüzünden bazı demokratikleşme adımları gerçekleşebilirdi.
Kemal Derviş, kitabın bir yerinde, ekonomiyle ilgili olarak 'derin yapısal reformlar'dan söz ediyor.
Bunun gibi, Türkiye'deki sosyal demokrasi anlayışında da derin yapısal değişimin gereğine değiniyor.
Kendini yenilemeyen solun iktidar olamayacağı, iktidara gelse bile bir şey yapamayacağı, küreselleşme ve sol düşünceyi yerli yerine oturtamayan solun başarısız kalacağı, kitabın çağdaş sosyal demokrasi ile ilgili son bölümünde gayet güzel anlatılıyor.
Baykal ve CHP
Sözü CHP'ye de getiriyor Derviş.
Hatta Baykal'a da dokunduruyor.
Üstü örtülü eleştiriyor da...
Ama fazla ileri gitmiyor. Baykal'dan ve Baykal'ın CHP'sinden kendisinin uğradığı hayal kırıklıklarını anlatmıyor. Keşke anlatsaydı. Neden bu konuya girmemiş?.. CHP kapısını ileri bir tarih için yine açık tutmak istediğinden mi?..
Bilemiyorum.
Oysa, Baykal ve siyaset tarzı konusundaki düşüncelerini eleştirel bir dille anlatmış olsaydı, hem Türk sosyal demokrasisine olumlu bir katkıda bulunmuş, hem de bugün hâlâ CHP'ye bağlılığını içtenlikle sürdürenleri aydınlatmış olurdu Derviş...
Kitabın bir bölümü daha eksik:
Yeni Türkiye Partisi ve İsmail Cem...
Kemal Derviş'in bu bölümdeki bazı açıklamaları bana pek o kadar inandırıcı gelmedi. Derviş, bu harekete başlangıçta çok fazla umut verdi, ama sonra kendisine umut bağlayanlarda düş kırıklığı yarattı.
Hem de fazlasıyla...
Büyük yanlış!
Bu açıdan İsmail Cem'in de yanlışları oldu. Ama galiba Derviş'in, bir yandan "derin CHP'liliği"nin ağır basması, öbür yandan bazı yakın arkadaşlarının ısrar ve telkinleriyle Baykal'a katılması, hepsinden daha büyük bir yanlış oldu.
Sanıyorum, bunu kendisi de biraz gecikmeli de olsa anladı. Kitabında itiraf etmemiş olsa da, bu yanlışını o da, ben de, birçok yakını da şimdi biliyoruz.
Kemal Derviş bugün Birleşmiş Milletler'in iki numaralı koltuğunda oturuyor. Hiç kolay değil oralara tırmanmak... Şimdi bir numaralı koltuk için de, yani BM Genel Sekreterliği adayları arasında ismi geçiyor.
Dileriz, bu da gerçekleşir.
İyi pazarlar Kemal Derviş!
———————————-
* Kemal Derviş Anlatıyor: Krizden Çıkış ve Çağdaş Sosyal Demokrasi; Kemal Derviş, Serhan Asker, Yusuf Işık; Doğan Kitap.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Çetin ALTAN | | Mangal üstünde boru, yemyeşil karşı koru... Büyük boy, açık kahverengi bir zarf... Sol üs... | |  | Melih AŞIK | | Kitap: The Türkler Akşam'dan ayrılan Yalçın Pekşen dostumuz yakı... | |  | Fikret BİLA | | Şener, Davutoğlu'nu savundu: Aşiret devleti değiliz Hamas lideri Halid Meşal'in Ankara ziyaretini... | |  | Hasan CEMAL | | Komplo! Bir öğle vakti gazeteye gidiyordum. 2002'nin ... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Makyavel demokraside İlginç bir kitap "MAKYAVEL DEMOKRASİDE..." Ma... | |  | Can Dündar | | Bir dönemin utanç belgeleri Sevgililer Günü için Adnan Menderes-Ayhan Ay... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | 29 Mart'ta deprem olacak mı? (2) Güneş tutulması, suların yükselmesi gibi doğa... | |  | Metin MÜNİR | | Bir de kuşa sormalı Eğer ağacı budarken onunla konuştuğumu görüp ... | |  | Hasan PULUR | | Kıssadan hisse... DOKTORUN hastası ilginç bir adamdır. Doktorda... | |  | Derya SAZAK | | Gençlik ve şiddet Trabzon'daki rahip cinayeti, gençler arasında... | |  | Meral TAMER | | Haberlerde kadınlara yer açın 1990'da her 3 kadından 1'i çalışırken, 2005't... | |  | Tamer HEPER | | Ey Türk gençliği, birinci vazifen... 16 yaşındaki bir çocuğun, bilerek, tasarlayar... | |  | Osman ULAGAY | | Türkiye'de atılımın sonu mu? Türkiye ekonomisinin geleceğini düşünürken, k... | |  | Güngör URAS | | Rüzgâr eken fırtına biçiyor Can Dündar'ın hazırladığı "Mülkiye Belgeseli"... | |
|
|