Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Şubat 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
29 Mart'ta deprem olacak mı? (2)


Güneş tutulması, suların yükselmesi gibi doğa hareketleriyle, deprem arasında bir ilinti var mı? Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, "Kanıtlanmış bir bağlantı yok" diyor. Çok sayıda bilim adamı ise bunun aksini iddia ediyor.
Prof. Dr. Eyidoğan'ın bize gönderdiği açıklamadan sonra, popüler olmak isteyen bilim adamları diye nitelendirdiği isimlerden zehir zemberek açıklamalar geldi.
Kendisine hodri meydan diyorlar. "Madem öyle, 29 Mart'taki güneş tutulmasıyla ilgili öngörülerini ortaya koysun" diyorlar. Dahası, içlerinde olası depremleri günü gününe bildiğini iddia edenler de var. "Dün olduğu gibi bugün de noter huzurunda ispatlamaya hazırız" diyenler de...
Dünyanın dört bir yanındaki konuyla ilgili Türk bilim adamlarından da görüşler geliyor. Bir kısmı Türkiye'deki tartışmalara gülüp geçiyor. Bazıları da yeni iddialarla, tartışmaya bir yerinden katılıyorlar...
Bu konuda, kafalar zaten yeterince karışık olduğu için tartışmaların ayrıntılarına şimdilik girmeyeceğim. Ama giderek artan bir 29 Mart Sendromu'nun varlığını da göz ardı etmeyelim.
Depreme yönelik farklı görüşleri, daha önce defalarca yazdık. Tartışmaya da devam edeceğiz. Ama, bilim insanlarımızın saygınlığını ve bilime duyulan güveni zedelemeden...
Güneş tutulmasına daha bir aydan fazla zaman var. Belirli ölçülerde, bu görüşleri sizlerle paylaşacağız. Ancak, daha önce hep dile getirildiği gibi, önemli olan depremin ne zaman olacağı değil, depreme ne kadar hazır olduğumuzdur.
Büyük depremin üzerinden yıllar geçti. Bunca sürede ne yaptık? Geriye dönüp onları irdelediğimizde, bir fiyaskoyla karşılaşıyoruz. Sevimsiz bir konu da olsa bu tartışmaya devam edeceğiz. Çünkü hafife alınmayacak kadar büyük sorumlulukları ve felaketleri de beraberinde getiriyor...

Hangi kolej?
Özel okul başvuruları ve tercih sıralamaları devam ediyor. Ama tercih takvimleri çok yanlış. Tercih listesi, Anadolu liseleri, fen liseleri, üniversiteler ve sınavla öğrenci alan diğer tüm öğretim kurumlarında puanlar açıklandıktan sonra hazırlanıyor. Kolejlerde ise başvuru sırasında alınıyor. MEB de bu kaosu seyrediyor!..
Öğrencilerin başarı düzeyleri henüz net değil. Ayrıca daha sınav stresi var. Yani öğrenci ve veliler, günün ağarması beklenmeden patika bir yolda yürümeye zorlanıyorlar. Düşüp yaralanmışlar, yanlış bir yola sapmışlar kimsenin umurunda değil.
Özel okullarda tercih sıralaması yaparken nelere dikkat etmek gerekiyor? Öncelik nelerde olmalı? İşte en çok sorulan sorulara yönelik ipuçları:
  • Beş yıl için 100 bin YTL'niz var mı?
  • Yabancı okullar için 70'in üzerinde net gerekiyor.
  • Öncelik artık bir dünya dili haline gelen İngilizcede olmalı.
  • Ama özellikle diğer dillerde eğitim yapan yabancı okullardan mezun olanların, İngilizce dahil iki dil öğrendiklerini göz ardı etmeyin.
  • Üniversiteye girişteki başarısı ve yabancı dil öğretme konusundaki becerisi, ödeyeceğiniz onca paraya değmeli.
  • Öğretim kurumlarını kurumsallaştıran, mezunlarına karizma ve vizyon kazandıran önemli özelliklerinden birisi de mazisi. Kolej seçerken okulun tarihi ve mezunlarının yaşamdaki başarılarını da mutlaka göz önünde bulundurmalısınız.
  • Yabancı mı yoksa özel Türk kolejleri mi sıralamasında, önyargılardan uzak bir şekilde birebir kıyaslama yapmalısınız.

  • Özetin özeti: Şu andaki tercihleri, ileride değiştirme olanağı var. Asil ve yedek kayıt döneminde kontenjanlar dolmayacağı için geçerliliğini de önemli ölçüde kaybedebilir. Ama siz yine de yanlış uygulamaya doğru yöntemlerle yaklaşın ve puandan çok istek sıranızı göz önünde bulundurarak bir sıralama yapın.

    aguclu@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    Mangal üstünde boru, yemyeşil karşı koru...
    Büyük boy, açık kahverengi bir zarf... Sol üs...
    Melih AŞIK
    Kitap: The Türkler
    Akşam'dan ayrılan Yalçın Pekşen dostumuz yakı...
    Fikret BİLA
    Şener, Davutoğlu'nu savundu: Aşiret devleti değiliz
    Hamas lideri Halid Meşal'in Ankara ziyaretini...
    Hasan CEMAL
    Komplo!
    Bir öğle vakti gazeteye gidiyordum. 2002'nin ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Makyavel demokraside
    İlginç bir kitap "MAKYAVEL DEMOKRASİDE..." Ma...
    Can Dündar
    Bir dönemin utanç belgeleri
    Sevgililer Günü için Adnan Menderes-Ayhan Ay...
    Abbas GÜÇLÜ
    29 Mart'ta deprem olacak mı? (2)
    Güneş tutulması, suların yükselmesi gibi doğa...
    Metin MÜNİR
    Bir de kuşa sormalı
    Eğer ağacı budarken onunla konuştuğumu görüp ...
    Hasan PULUR
    Kıssadan hisse...
    DOKTORUN hastası ilginç bir adamdır. Doktorda...
    Derya SAZAK
    Gençlik ve şiddet
    Trabzon'daki rahip cinayeti, gençler arasında...
    Meral TAMER
    Haberlerde kadınlara yer açın
    1990'da her 3 kadından 1'i çalışırken, 2005't...
    Tamer HEPER
    Ey Türk gençliği, birinci vazifen...
    16 yaşındaki bir çocuğun, bilerek, tasarlayar...
    Osman ULAGAY
    Türkiye'de atılımın sonu mu?
    Türkiye ekonomisinin geleceğini düşünürken, k...
    Güngör URAS
    Rüzgâr eken fırtına biçiyor
    Can Dündar'ın hazırladığı "Mülkiye Belgeseli"...

    © 2006 Milliyet