Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beni İzmir'den kaçıracaklar

Her yaptığı yıkılan "Gazinocular Kralı" Atalay Noyaner bu kez de, "Turkuazport Projesi"yle gündeme geldi. Noyaner, Büyükşehir'den onay alamadı, gazete ilanlarıyla randevu istedi ve sonunda başardı. Ama öfke dolu...

Banu Şen


"Doğduğumdan bu yana bu havayı soluyorum" diyor Atalay Noyaner. O, İzmir'in işletme tahsilli gazinocular kralı. Kendi deyimiyle; İzmir gece hayatına, gazinolarına aile kültürünü getirdi. Fuar Akasyalar Gazinosu'nda Türkiye'de ilk kez "her keseye uygun programlar" organize etti. Onun bu buluşu ortadireğe fuar gecelerinde ünlüleri izleme şansı verdi. Ama gün geldi Akasyalar yıkıldı. Sonra Maksim damga vurdu İzmir gecelerine. Konak'taki gazino en renkli eğlencelere sahne olurken, Noyaner bir yandan da Maksim'i okulların yardım yemeklerine tahsis etti. Gün geldi, Konak Maksim de yıkıldı. Şimdi yerinde otopark var. Noyaner, işletmeciliğe İnciraltı'ndaki Turkuaz'la geri döndü. En büyük yardımcıları kızı ve oğluyla tam bir aile işletmesi kurdu. Ancak yine sorun çıktı. Geçen hafta gazetelere verdiği ilanlarla "haksızlığa uğradığını" anlatmaya çalıştı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne çağrıda bulundu. Noyaner'le 2 bininin üzerindeki ödülünü, teşekkür plaketini sakladığı odasında konuştuk...
Ahmet Piriştina "Senden başkası burayı adam edemez" dedi

Gazetelere ilan verdiniz. Turkuaz'da ne oluyor?
Burası Türkiye'deki en güzel tesislerden biri. Yiyecekler, müzik, mutfak, her şey kaliteli. Gelen insanlar da öyle. Mutfağımız çok kaliteli. ISO belgemizi de alacağız. Biz buraya geldiğimizde mezar gibiydi. Fare kaynıyordu. Masaların üzerinde kedi, köpek cirit atıyordu. Rahmetli Piriştina teklif yaptıktan sonra, 2002'de Doğuş Grubu'ndan aldım. Rahmetli, "Bu mezarı Atalay Noyaner'den başka kimse kaldıramaz" demişti. Bana o zaman "Buraya ne yapacaksın?" diye sordu. Bize verilen projede restoran, kafe, golf sahası, bin 200 metrekare müzikhol vardı. Salonu aldık. Tadilat yaptık. Milli Emlak'tan 7 dönümü 40 milyar liraya kiraladık. Burayı işgal etmedik ki... Bahçe belediyeye ait değil. Şimdi yaptıkları işlem yasal değil. Biz Milli Emlak'tan kiralamış olduğumuz bahçe kısmına Turkuazport Projesi'ni yapmak istiyoruz. Belediye de yerimizi makaslamaya kalkıyor. Makaslandıktan sonra hem yetmeyecek hem de şekilsiz bir alan kalacak. Yazın burada 2-3 bin kişi oturuyor. 2 bin metrekarelik alan makaslanmak isteniyor. Benim yapacağım projenin Türkiye'de eşi yok.

En az 1 milyon dolar harcayacağım
Hem zaten bizim projemizde imara aykırı bir inşaat da yok. Konak Meydanı'ndaki gölgelikler, bahçe düzenlemeleri olacak. Milli Emlak'ın da bir şey dediği yok. En az 1 milyon dolarlık bir yatırım yapacağım. Bugün "tamam" deseler iki buçuk ayda tamamlarız. Sezona girmeden bitirelim istiyoruz. Maalesef imar yok diye belediye projemize izin vermeyip, makaslıyor. Burada açık açık kasıt var.

Peki sizinle neden uğraşsınlar?
Burada imara aykırı bir şey yok. İzmir'in güzelleşmesini niye istemiyorlar? Otoparkı o zaman kiraladık. Şimdi ise gelen müşteriden belediye 3 YTL. ücret alıyor. Sen beni değil, İzmirliyi sabote ediyorsun. Burada serseri takımı yok. İnsanlar huzurlu, temiz bir eğlence ortamında. Geçen sene de bahçede yaptırdığımız bir bölüm yıkıldı. Alsancak'ta bir çok işletme, kaldırımı işgal ediyor. Kimse bunu engellemiyor. Buraya gelen insanların çocukları için çocuk tiyatrosu kurdum. Günde 250 YTL. cebimden ödüyordum. Geçen sene o sahneyi bile yıktılar. Buradaki çocuk parkı hiçbir yerde yok. İnsanlar çocuklarını oyuncaklardan zorla indiriyor. Atalay Noyaner'in İzmir'e hizmet etmek istediğini İzmirliler biliyor ama bürokrasi izin vermiyor. Ben Ahmet Piriştina'ya oy vermedim, para vermedim. Ama o beni anlamıştı.

İzmir'de bir simgeyim

Verdiğiniz ilanlardan sonra belediyeden cevap geldi mi? Sizi arayan oldu mu?
Hayır. Şimdiye kadar kimse ne aradı ne sordu. En acısı da bu. Hiç kimse "Gel oturalım bir anlat" demedi. İki aydır Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'ndan randevu alamıyorum. (Bu röportaj yapıldıktan sonra bir son dakika gelişmesi yaşandı. Başkan Aziz Kocaoğlu, Atalay Noyaner'le bu hafta görüşeceğini açıkladı.)
Ben hep İzmir için yatırım yaptım. İşletmelerime ne mafya girdi ne kimsenin huzuru kaçtı. Bugüne kadar boğazımdan pis bir para geçmedi. İzmir'de bir simgeyim. 32 yaşında vergi rekortmeni oldum. 2 binin üzerinde plaketim var. 10 derneğin, vakfın üyesiyim. Burası benim babamın malı değil. Bu yatırımı İzmir'e yapmayacağım da nereye yapacağım?

Hiç İzmir'den başka yerde yatırım yapmayı düşündünüz mü?
Kızım "Baba İzmir'den gidelim" diyor. Artık beni İzmir'den kaçıracaklar. Böyle bir yer İstanbul'da olsa daha karlı olur. Ama ben İzmir'de kalmaktan, yatırım yapmaktan hiç vazgeçmedim.

Dünya starlarını bile getiririm

İzmir'deki gece hayatının eski günlerine dönmesi için projeleriniz var mıydı? Onları gerçekleştirmeyecek misiniz?
Burası müzikli değil. Müzikhol yapma şansım olsa Ebru Gündeş, Muazzez Ersoy gibi ünlüleri yeniden İzmirlilerle buluştururum. Hatta Dünya starlarını bile getiririm. İzmir'de gece hayatı eskisi gibi değil. Eskiden bütün ünlüler İzmir'de iyi program yaparsa adını duyururdu. Önce İzmir'de lanse edilirdi. Bana Balçova Termal Tesisleri'nin Kardelen Salonu'nu versinler, çehresini değiştireyim. Ama Kardelen Salonu içler acısı bir halde. Kimi il meclisi üyeleri babalarının çiftliği gibi kullanıyor. Orada sünnetlerini, düğünlerini yapıyorlar. Babalarının çiftliği gibi olduğu için değerlenemiyor, zarar ediyor. Otel kazanıyor, Kardelen Salonu'nun açığını kapatıyor. Bana orayı versinler 3-4 trilyon masraf edeyim. Ama kazandırayım.

Hiç mafyanın içine girmedim

İşletmeciliğe ne zaman başladınız?
Ben 65 senedir bu havayı teneffüs ediyorum. Yani doğduğumdan bu yana. Babam fırıncı olmasına rağmen 1938'de Akasyalar'ı, 1940'ta da eski Belediye Plajı'nı alıyor. Doğduğumdan beri bu işin içindeyim. Babamın işi sayesinde Hamiyet Yüceses'ler, Zehra Bilir'ler, Müzeyyen Senar'larla büyüdüm. 50 senedir de çalışıyorum. 65 yaşındayım ama hala günde 16-18 saat çalışırım. Hep işimin başında oldum. Evimden işime, işimden evime gittim. Şimdi de çocuklarımla birlikte çalışıyorum. Tahsilimi de yaptım. Yüksel Çakmur'la aynı dönemde işletme tahsilimi bitirdim. Türkiye'de bu işi yapan ilk yüksek tahsilli adamım. Bu işten başka bir şey hiç düşünmedim. İki kez silah çektiler ama ben hiçbir zaman mafyanın içine girmedim. İşyerlerime de sokmadım.









EGE
AKP'de etnik çekişme
Beni İzmir'den kaçıracaklar
Reklam panosundaki baz istasyonu risksiz
Beyaz mutluluğun adresi: Bozdağ
Öğretmen bekliyorlar
Çek gelin
Geminin şerefine
Mozart'a yaş günü
Tiyatro şenliği
Sağlık politikasına emekçi protestosu
Destek için ziyaret
Gençlere yeni yönetim
Soma'yı, Manisa'da onlar temsil edecek
'Sevdalılar' için ücretsiz tiyatro
İlköğretim okulu alkışı hak etti
Yaşar'ın Avrupa yolcuları
İZMİR REHBERİ





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Fatih Tanfer
Nalan Ülker

© 2006 Milliyet