

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
'Bilgi ve Hikmet'te özgür yazılar!
Zaman gazetesi aksini iddia etse de, Ali Bulaç'ın Milliyet muhabiri Serhat Oğuz'un haberindeki 'Ahmet Taşgetiren eleştiri yapmaya teşebbüs etti, işinden oldu ve bir daha gazeteye dönemedi' sözleri, İslami kesimde AKP'ye eleştiri yöneltmenin güçlüğünü sergiliyor
DERYA SAZAK
Milliyet'in 11 Şubat'ta yayımladığı "İslamcı yazarda Taşgetiren sendorumu" haberi Yeni Şafak, Zaman gibi AKP iktidarıyla düşünsel bağları olan gazetelerin yazarlarına tanıdığı özgürlük alanının sınırları konusunda polemiğe yol açtı.
"Bilgi ve Hikmet" adlı internet sitesindeki sert yazılarıyla gündeme gelen Ali Bulaç, Milliyet muhabiri Serhat Oğuz'a, "Ahmet Taşgetiren eleştiri yapmaya teşebbüs etti, işinden oldu ve bir daha gazeteye dönemedi. İnternet sitelerini bu açıdan seviyorum. Daha özgürler. İnşallah bunlara da bir iyilik yapmazlar" diye konuşunca Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, 13 Şubat pazartesi günkü yazısını 'Köşe yazarları iktidar ilişkisi'ne ayırdı:
"Hafta içinde Ali Bulaç ile yapılan bir röportajda sarf edilen bir cümle, kafa karışıklığına neden oldu. Bulaç'ın bir internet sitesinde Başbakan Erdoğan'ı eleştirmesi üzerine 'neden internette' diye soruluyor. Ali Bey de 'Ahmet Taşgetiren böyle bir eleştiri yapmaya teşebbüs etti, işinden oldu ve bir daha gazeteye dönemedi. ' diyor. Buradan hareketle bazıları şöyle bir çıkarım yapıyor: 'Zaman gazetesi AK Parti aleyhine yazılan köşe yazılarını sansür ediyor. ' Böyle bir hükme varmak hem yanlış hem çok ayıp. Ali Bulaç'ın böyle bir şey kastettiğini de sanmıyorum. Çünkü çok sesli yayınlarıyla övünen bu gazetede AK Parti iktidarını eleştiren onlarca yazı çıktı, çıkıyor ve çıkacak."
Bulaç'ın notu
Zaman yazarı Ali Bulaç da 17 Şubat günkü "Hindistancevizi" başlıklı yazısının altına şu notu düştü: "13 Şubat günü değerli Yayın Yönetmenimiz Ekrem Dumanlı'nın açıklamasına ilave edecek bir şey yok. Benimle yaklaşık yarım saat konuşan Milliyet muhabirine gazetemle ilgili en ufak bir şikâyette bulunmadım, konuşma kayıtlıdır. Kimsenin bana uyguladığı bir baskı söz konusu değil. Böyle bir baskıyı hissettiğim gün, çekip gitmesini bilecek kadar onur sahibiyim. Zaman'daki köşemde bugüne kadar AK Parti'yle ilgili yazdığım eleştirileri toplasam 10 formalık kitap eder."
Aslında bu tartışmanın kaynağı Milliyet değil.
O sözleri sarf etmiş
"Bilgi ve Hikmet" adlı İnternet sitesinde Ali Bulaç ve Kenan Çamurcu tarafından 'İki Ömer'ler'e, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer ve AKP Milletvekili Ömer Çelik'e yönelik eleştiri yazılarından pek çok gazete alıntı yaptı.
Dumanlı ve Bulaç'ın açıklamaları üzerine Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, haberin oluşturulmasında hata olup olmadığının incelenmesi için Ombudsman'a başvurdu. Muhabirimiz Serhat Oğuz'la konuştuk. Kendisi Ali Bulaç'ın mülakatta bu sözleri sarf ettiği konusunda ombudsmanı hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ikna etti. Konuşurken not tutmakla yetinmeyip kayda almış.
Tartışılan bölümde Bulaç, Yeni Şafak'taki yazılarına son verilen Ahmet Taşgetiren örneğini kendisi hatırlatıyor. Ve "İnternet siteleri bu açıdan daha özgür" diyor. Dolayısıyla Dumanlı'nın yazdığı gibi Milliyet'in özel olarak çıkarımda bulunması söz konusu değil. Bir "sansür" çıkarımı doğmuşsa, buna yol açan Ali Bulaç'ın değerlendirmesidir.
AKP çizgisine yakın gazetelerin hükümeti eleştiride zorlandıkları görülüyor.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
|
|

|
|