Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
GEZMEK GEREK
Erciyes'te kayak

Öyle bir merkez düşünün ki, yörenin çocukları ayaklarında kayaklarla karlar üzerinde süzülüyor. Bir tarafta piknikçiler mangala sarılmış... Diğer tarafta ulu dağlar, oteller; bir de kızaklarının üzerinde bebek denecek yaştakiler. Erciyes ne havalı ne de pahalı. Üstelik alabildiğine güzel...

FATİH TÜRKMENOĞLU

Küçük havaalanlarına bayılıyorum; zırt diye sokağa atabiliyorum kendimi. Zaten bagaj derdim hiç olmaz, hızla taksiye kurulurum.
Kayseri'nin bir başka artısı da, havaalanının şehre son derece yakın olması. 10 YTL'ye merkezdeyim işte. Oradan da minibüse atladığım gibi, ver elini Erciyes!

Erciyes yollarında acılı arabesk
Tıklım tıklım dolu minibüsün apayrı bir havası var. Sanki mahallede kim varsa, çoluk çocuk toplanmışlar. Bütün koltuklar, hem de bir bacakta çocuk, çocuğun kucağında bebek şeklinde dolmuş; ortaya bir de tabure atılmış. Radyodan acayip bitirim bir DJ, "Demek 'Müslüm Baba'cısın, sana da Ferdi'den çalalım bakalım" gibi anonslarla dayıyor en damar arabeskleri art arda. Dağ yollarını tırmanıyoruz. Bütün pencereler sıkı sıkıya kapalı, malum millet olarak üşütmek köpeklerden sonra en büyük korkumuz...
Yol çok iyi temizlenmiş, karayolları kesinlikle temiz çalışmış. Şarkılar birbirine ekleniyor, insan yüzleri ne hikayeler anlatıyor; vaktin nasıl geçtiğini hiç anlamadan ve hiç teklemeden otellerin olduğu noktaya varıyoruz.
Gözüme ilk çarpan kalabalık. Bağırış, çağırış, kahkahalar, şarkılar birbirine karışıyor. Şehrin bütün çocukları kaymaya gelmiş sanki. Bebekleri kızaklarla çekiyor, karların üzerinde debeleniyorlar. Kimileri de bir köşede mangalın başına geçmiş; sucuklar, domatesler, biberler sırayla ateşten nasibini alıyor. Sucuk-ekmekçi bir de kıyma kavurma satıyor. Ortam hiç de fışfışlı değil yani. Apres ski'lerle dolaşan sosyete gülleri ortada yok.

Plaj eğlencesinin dağda olanı
Erciyes çok eğlenceli. Jet-ski kiralayanlar, çocuklara çekçek kızak tedarik edenler, 1 YTL'ye alınan bir bardak çayla, Türk işi plaj sefasının dağa taşınmış olanı. Ben ortama bayıldım. Bir de öyle gariban görünümlü çocuklar, ayaklarında kayaklarla öyle güzel eğleniyorlardı ki, nedenini bilemedim ama burnumun direği sızladı.
Buna karşın, kayanlarla kızak yapanların aynı yerde olması bir arbede yaratmıyor değil. Dedeman Oteli'nin yöneticilerinden Cem Güler, bu durumun yakında değişeceğini söylüyor. Erciyes'te altyapının düzenlenmesi için Avusturyalı bir firmaya "master plan" yaptırmaya başlamışlar. Planın uygulamaya geçmesiyle, günübirlikçilerin ve kayakçıların pistleri seneye ayrılacak. İlkbaharda yapımına başlayacak yeni otellerle, şu anda 300 olan konaklama kapasitesi artacak; yeni düzenlemeler ve ağaçlandırma çalışmalarıyla çok daha düzenli bir hale gelecek.
Erciyes'te toplam üç pist var. Düz olan pist yeni başlayanlar için ideal, üstelik bir hayli de uzun. 2 bin 700 metreye çıkılan ikinci etap ise bu işi bilenlere ayrılmış. Doruk 3 bin 916 metre. Şeytan Boğazı ve Hörgüç Kaya'dan tırmanılıyor. Benim gözüm yemez, tehlikeli bir tırmanış olduğu söyleniyor.

Toplam pist uzunluğu 2,5 km.
Toplam kayak pisti uzunluğu 2,5 km. İkisi özel işletme, biri Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı üç tane mekanik tesis var. Pistlerde karşılaştığım, sohbet ettiğim kayakseverlerin çoğunluğu Kayserili. Adana, Mersin, İskenderun ve Hatay'dan gelenlere de rastladım. Bir de tabii İstanbul ve Ankara'dan. Kayakçılar "Erciyes'e bayılıyoruz" diyorlar. Erciyes'in toz karının güzelliğinden, nisan ayında yakan güneş altında tişörtlerle kaymanın zevkinden bahsediyorlar.
Harika bir gün geçirdim. Kaydım, düştüm, jet-ski yaptım. Soğuktan mıdır nedir, insanın canı hep yağlı-ballı şeyler istiyor. "Nasılsa bir günlüğüne gelmişim, akşam uçağıyla dönüyorum" deyip sucuk-ekmek yedim. Üstüne iki tane de salep içtim. İstanbul'da bir daha olmasın o ayrı ama sanki kar tatili varmış da ben de öğrenciymişim; kitapları eve, kendimi de sokağa atmışım gibi şendim.


Nasıl gidilir?

Kayseri sanki her şeyin ortasında gibi. Arabayla Ankara'ya üç saat; Mersin ve Adana'ya iki saat mesafede. Erciyes kayak merkezine ulaşım çok kolay. Şehir merkezinden, Talas durağından kalkan minibüsler, 24 km'lik yolu 30 dakikada kat ediyor. Yolculuğun bedeli 1,5 YTL.
İstanbul'dan gelmek içinse havayolunu tercih edin derim. Günde üç tane uçak var. Alandan doğrudan Erciyes'e taksiyle gelirseniz 40 YTL ödemeniz gerekiyor. Fazla malınız yoksa 10 YTL'ye şehir merkezine gidip oradan minibüslere binmenizi öneririm.



Nerede kalınır?

Dedeman Otel: İki kişi tam pansiyon hafta içi 170, hafta sonu ise 250 YTL. Tel: (0352) 342 21 16
Ace Otel: Adına bakmayın, konunun Ayşe teyzeyle bir ilgisi yok. Ace Otel küçük bir butik otel. Bir kişi tam pansiyon hafta içi 70, hafta sonu 100 YTL. Fiyatlara çıkışlar dahil. Tel: (0352) 342 20 53
Bülent Otel: Hafta sonu, iki kişilik odada tek kişi tam pansiyon 120 YTL. Hafta içi fiyatlarında kampanya var, kişi başı tam pansiyon 50 YTL. Tel: (0352) 342 20 12
Grand Eras Otel: Dört yıldızlı. Tam pansiyon iki kişi hafta sonu 220, hafta içi 150 YTL. Tel: (0352) 342 21 28


Ne yapılır?

Dağda her türlü kış sporu yapmaya imkan var. Her yer pist, üstelik çok uygun fiyatlara da ekipman kiralayabilirsiniz.
Bol bol yürüyüş yapın. O kadar güzeldi ki, biraz tipi olmasa akşamüstü şehre kadar yürümeyi göze almıştım. Hesapladım, üç saatten az sürecekti. Bir dahaki sefere...
Kayseri'nin çarşı-pazarı çok keyifli. Ben insanını da çok severim. Dolaşmadan dönmemek lazım.
Mutlaka pastırma alın, tadı başka türlü. Gazetede kimselere yaklaşamıyorum ve ağzıma sürekli naneli sakız atıyorum!


Ne yenir?

Artık bir alışkanlık olmuş ama sucuk-ekmek yemeden de dağ keyfi tamamlanamıyor maalesef. Güzel bir sucuk keyfi yapın. Erciyes'teki kafeler çok uygun fiyatlı. Uludağ gibi maaşı üç sandviç üç çaya bırakıp aşağı inmiyorsunuz. Bir de dönüş yolunda şehre uğramayı ihmal etmeyin. Ben her zaman Elmacıoğlu İskender'e gider karnımı doyururum. Hem servis çok iyi hem de kebaplar çok lezzetli. Bu sefer günübirlik gittiğim için mantı yiyemedim ama Kayseri mantısının da yeri başka. Hem kıtır kıtır hem yumuşak...





PAZAR
"Kaybetmeyi hiç sevmem"
"Kopenhag'a cami yapılmasına 10 yıl önce karar verilmişti"
"Türk sineması" sevişebilir mi sevişemez mi?
Jambo jambo Tanzanya
Biniciliğin de artık bir ligi var
"Kariyerimin en uç noktasındayım"
Erciyes'te kayak
Selam sana Selanik
Pakistan depremzedeleri için
Yeni tatlar
Vay şakacı politikacılar!
Bir dönemin utanç belgeleri
Ekonomik dengelere dikkat
Roke balık lokantası
II. Abdülhamid
Kim, ne kadar kafein tüketmeli?
Dubai'de ne görmeyi bekliyordunuz ki?
Kulak edebiyatı
Şarapta gizli hazinemiz





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet