|
 |
|
|
Polat, askerin gözüne giremedi
ABD'den Avrupa'ya büyük yankı uyandıran Kurtlar Vadisi Irak filmini Genelkurmay'ın komuta kademesi henüz izlememiş. Bir silahla 100 ABD askerinin işini bitiren Polat Alemdar 'çok sanal' bulunmuş olmalı
ANKARA KULİSİ
"Kurtlar Vadisi-Irak" filmi diplomatik, sosyolojik ve siyasi sonuçları ile hem ulusal hem de uluslararası bir meseleye dönüşmeye başlayınca, Ankara'daki yüksek siyaset ve devlet ricalinin gündemine, ilgi ve de kapsama alanına yerleşiverdi birden. Böyle giderse, bakarsınız, iç ve dış güvenlik ortamına dönük etkileri ve tehdit değerlendirmeleri açısından serpintileri itibarıyla Milli Güvenlik Kurulu'nda bile ele alınabilir çok yakında.
Çetele tutuluyor
Film için, bir süredir Ankara'da "izleyenler-izlemeyenler" çetelesi tutuluyor. Filmi henüz izlemeyenlerin başında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer geliyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da izlemeyenlerden. Ülkücü gençlerin gruplar halinde akın akın sinemalara doluşup seyrettiği filmi, gelin görün ki MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de izlememiş. Devlet Bey de Polat'a mesafeli bakanlar cephesinde.
İzleyenler safının başında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geliyor. Başbakan için özel gösterim bile yapıldı. Eşi Emine Erdoğan filmin Ankara galasındaydı ve "Çok heyecanlıyım, çocuklarla gurur duydum" diyerek yanında oturduğu Polat'ı sahipleniverdi.
Eşi Münevver Arınç'la birlikte galaya giden TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Tek kelimeyle muhteşem. Nefes almadan izledik" dedi.
ABD'den anında tepki
Emine Erdoğan ile Arınç'a Beyaz Saray'dan tepki gecikmedi: "Türkleri aşağılayan bir filmin galasına First Lady'nin ya da Temsilciler Meclisi Başkanı'nın gittiğini düşünebiliyor musunuz?"
AKP'nin milliyetçi kanadının önde gelen ismi Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen zaten İstanbul'daki galada hükümeti temsil etmişti. Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun da "Hakikaten tarihi bir film" dedikten sonra kendisini tutamadı ve sözlerini "Allah Türkleri korusun..." diye bitirdi.
Çelişkiyi Ağar yakaladı
AKP dönemindeki bir skandaldan esinlenen filme iktidar yetkililerinin övgülü yaklaşımındaki çelişkiyi de filmi izleyenlerden biri olan DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar yakaladı:
"Benim garibime giden, (filme konu olan) bütün bu gelişmeler içinde siyasi sorumluluğu olan bizdeki hükümet çevrelerinin filmi beğenmeleridir."
Peki, "4 Temmuz 2003'te Süleymaniye'de Türk askerlerinin başlarına Amerikan askerlerince çuval geçirilmesi" olayının tam merkezinde bulunanların, yani askerlerin filme tepkileri ne oldu? Genelkurmay Karargâhı'nda yorumlar nasıl?
Ankara Büromuzun tespitlerine göre, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök dahil, komuta kademesi filmi henüz izlememiş. Kurtlar Vadisi Irak'ın yapımcı ve yönetmeninin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yaptıkları "özel gösterim" jestini Genelkurmay Karargâhı'ndan esirgedikleri anlaşılıyor. Tabii, filmin Genelkurmay'ı eleştiren çizgisi nedeniyle yapımcıların böyle bir davetten çekindikleri de tahmin edilebilir.
Komutanlar gitmese de filmi izleyen karargâhtan subayların üst kademelere "analitik aktarımlar"da bulunduklarını tahmin etmek güç değil. Komuta kademesi, bu aktarımlar ve medyada yazılanlar ışığında, filmin "gerçeklerle çok da örtüşmediğini" düşünüyor. Askerlerin dikkatini çeken noktalardan bazıları şöyle sıralanıyor:
Gerçekçi bulunmayanlar
Süleymaniye'de ABD askerlerinin baskınının temsil edildiği bölümde, Türk subayı rolündeki kişi Ankara'daki yetkililerle telefonla görüşürken "Hepsini öldürebiliriz, ölmeye de hazırız. Emirlerinizi bekliyoruz" diye tekmil veriyor. Ancak karşıdan hiçbir talimat gelmiyor. Gerçekte böyle bir şey söz konusu değil. Ayrıca Türk askeri, özellikle böyle kritik görevlerde ne yapması gerektiğini bilir, ona göre eğitilmiştir.Filmin genel örgüsüne sinen ve bir bölümde de ayrıca işlenen zikir görüntüleri ile tarikat şeyhlerinin öne çıkarıldığı sahneler, kaşların kalkmasına yol açmış. (Not: bilindiği gibi Genelkurmay tarikat görüntülerinden hoşlanmaz). Filmde Atatürk'ün fotoğrafı bir kez dahi görünmüyor. Buna karargâh sahneleri de dahil. (Bir çizik daha).
Sonuçta, "Kurtlar Vadisi-Irak" filminin Türkiye'nin dört bir yanında estirdiği fırtınanın Genelkurmay Karargâhı'na ulaşmadığı açık. Öyle ya da böyle, bir silahla 100 ABD askerinin işini bitiren Polat Alemdar, askerin gözüne girememiş görünüyor. Belli ki "çok sanal" bulunmuş.
'Unakıtan pastörize yumurta' yok satıyor
Maliye Bakanı'nın oğlu Abdullah Unakıtan, kuş gribi patlayınca pastörize yumurta işine girdi. Yaratıcılık ödülüne aday bir girişim. KDV indirimiyle işler de iyice açıldı
ARTIK bir süpermarkete girdiğinizde yumurta ürünlerinin bulunduğu soğutmalı bölüme yönelirseniz vitrinde "Unakıtan" marka pastörize yumurta kutularıyla da karşılaşıyorsunuz. Küçük, orta ve büyük boy olmak üzere üç ayrı ambalajda satılıyor. Özellikle omlet ve kek yapımında yumurtaları çırpma zahmetinden kurtardığı için çok pratik bir ürün pastörize yumurta.
Bu ürünün Türkiye'deki önde gelen tasarımcılarından biri, bilindiği gibi kabinenin en çok tartışılan ismi Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan. Mahdum, pastörize yumurta alanındaki zamanlı yatırımıyla Türkiye'nin en yaratıcı müteşebbisi ödülünü alabilir. Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nün pastörize yumurtadan alınan KDV'de yaptığı indirimle birlikte işlerin bayağı açıldığı anlaşılıyor.
'Babamın zekâsı ortada'
Nitekim henüz 34 yaşında olan Abdullah Unakıtan, geçenlerde Bugün gazetesinden Mehmet Canıtatlı'ya verdiği bir mülakatta "Yumurtalarımız yok satıyor" diyerek, talebi karşılayamadıklarını gizlemedi.
Bandırma'daki tesislerde günde 500 bin yumurta ürettiklerini kaydeden Unakıtan, "Üretim kapasitesini artırıp 'Unakıtan yumurtası bulamıyoruz' diyenlerin de talebini karşılayacağız" diye ekledi.
Abdullah Unakıtan, babasının büyük bir hayranı. Aynı mülakatta "Kim ne derse desin, babamın kıvrak zekâsı ortada" diyen Unakıtan, CHP'yi de şöyle eleştiriyor:
'Muhalefet prim peşinde'
"Muhalefetin ailemizi hedef alması, prim toplama amaçlı. Muhalefet böyle şeyleri önce de yaptı, bundan sonra da yapacak. Yaptıkları beni hiç huzursuz etmiyor. Maalesef Türkiye'deki muhalefet anlayışı bu. Bunun aksini beklemek sürpriz olur."
Abdullah Unakıtan'ın muhalefetin prim toplama amaçlı gördüğü eylemleri arasında, gensorunun yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen omletli basın toplantısı da var herhalde.
Bu basın toplantısında CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ile CHP İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem, portatif ocakta Unakıtan pastörize yumurtasıyla omlet pişirip gazetecilere ikram etmişlerdi.
AKP'de üç cesur adam
TBMM'deki AKP grubunda bazı partililerin adının karıştığı yolsuzluklar nedeniyle son dönemde dipten dibe homurdanmalar artıyor. Kulislerde fısıltı halinde çok şey söyleniyor, ama genel kurul salonuna girince grubun büyük bölümü esas duruşa geçiyor.
Nitekim, parti içinde Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a yönelen tepkiler de gensoru oylamasına yansımadı. Başbakan Erdoğan'ın "surda gedik açılmaması" yolundaki talimatının ve grup yönetiminin milletvekillerini sıkı takibinin de etkisiyle, bir AKP'liden bile Unakıtan hakkında gensoru açılması yönünde oy çıkmadı. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener de Galataport'ta bütün işini bozduğu Unakıtan'ın lehinde oy kullandı.
Toplam 179 kabul 342 ret çıkan oylamaya 13 AKP'li katılmadı. Bunlardan, 2'si raporlu olmak üzere 11 vekil ameliyat ya da yurtdışı seyahat gibi gerekçelerle mazeret bildirdi.
Oylamaya tepki olarak katılmayan milletvekili sayısı ise 2'de kaldı. Unakıtan'ı eleştiren Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır ile Afyon Milletvekili İbrahim Hakkı Aşkar, Meclis'e gelmelerine karşın oylamaya katılmadılar. Van Milletvekili Halil Kaya ise oylamaya katılıp çekimser oy kullandı.
|
|
|

|