Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Diplomatik ve güvenlik bedeli olan bir ziyaret


Hamas'ın Ankara ziyareti gerçekleşirken TESEV ve Slovak Dış Politika Kurumu (SFPA) tarafından ortaklaşa düzenlenen bir konferans için Bratislava'daydık. Konumuz, "Genişletilmiş Ortadoğu" diye tanımlanan coğrafyada demokrasinin gelişmesi için Türkiye ile Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan ve Polonya'dan oluşan "Vişegrad Grubu"nun yapabilecekleri katkılardı.
Katılımcı listesi üst düzeyli diplomatlar, akademisyenler, sivil toplum örgüt temsilcileri ve gazetecilerden oluşuyordu. Toplantının önemli ismi ise ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Scott Carpenter'dı. Hamas'ın ziyareti de, haliyle, konferansın konusuyla örtüştüğü için, kulislerde çok konuşuldu.

Hamas'a bakış olumsuz
Slovakya, Hamas'ın terör örgütler listesinde yer alması için AB'de çaba gösteren ülkelerden biriymiş. Konferansa katılan Polonyalı, Macar ve Çek diplomatlardan da Hamas konusunda fazla olumlu bir şey duymadık. Amerikalılar ise bu ziyaretten duydukları hoşnutsuzluğu açıkça belli ettiler.
Öte yandan, Türkiye'de bazı yazarlar "Bu ziyaretin gerçekleşeceğini biliyorduk çünkü Dışişleri kaynakları söyledi" dese de, ziyaretin bu şekilde gerçekleşmesi beklenmiyordu. Doğrudur, Dışişleri ABD, İsrail ve AB ile temaslarında böyle bir ziyaret için zemini yokluyordu.
Bu arada Filistin'de yeni hükümetin kurulmasını ve programını ortaya koymasını da bekliyordu.

Dışişleri'nin eli zayıfladı
Hamasçıların, AKP kanallarını kullanarak, istenen zemin oluşturulmadan Ankara'da peyda olmaları ise "beklenmiyordu." Dışişleri'ni kızdıran da bu. Çünkü, bu ziyareti olumlu bir zemine oturtma çabaları boşa gitti.
Kısacası, "Ortadoğu'da istikrara katkıda bulunan taraf" görüntüsü üzerinde çalışan Dışişleri, bu beklenmedik ziyaretle, Türkiye'yi dış âleme karşı savunma konumunda buldu. Eli de zayıfladı.

PKK-Hamas benzetmesi
Dışişleri elbette ki şimdi İsrail'in Hamas-PKK benzetmelerine kızmak zorunda. Ancak bu benzetmeyi önümüzdeki günlerde başkalarından da duyacağız. Her sıkıştığımızda başkalarına karşı kullandığımız "çifte standart" argümanı bu kez bize karşı kullanılacak.
"Taraflar arasındaki barışa katkıda bulunabilmek" bahanesiyle Türkiye ile PKK arasında "eşit mesafe" politikası uygulayan Norveç'e kızıyoruz. Diyarbakır Belediye Başkanı gayri resmi bir davet üzerine ABD'ye gitti diye köpürüyoruz. Ama, Hamas'ın ziyareti konusunda "eşit mesafe" argümanını şimdi bizzat Ankara'dan duyuyoruz.

'Derin perspektifli' mimar
Özetle, her zaman "Kimden ve ne için gelirse gelsin terör terördür, dini imanı yoktur" diyen Türkiye, mücadelesini -belki de var oluş nedenini- terörizm zeminine oturtmuş olan bir örgütü ağırlamış oldu. Bu durumda Ankara çoluk çocuk öldürmekten çekinmeyen Çeçen militanları da ağırlasın. Ne fark eder ki!
Hamas, terörden vazgeçtiğini en kısa zamanda ve ikna edici bir şekilde açıklamazsa, bu ziyaretin Türkiye'ye diplomatik ve güvenlik bedeli olacaktır. Bu nedenle bu hamlenin Ankara'daki "derin perspektifli" mimarı gerçekten kimse, onu kutlamak gerekiyor. Tabii burada farkında olmadığımız bir gündem güdülmüyorsa.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
İstiklal Marşı ve ırkçılık
Gazeteci Hırant Dink, Akdeniz Üniversitesi'nd...
Çetin ALTAN
Çınar ağacının vasiyeti
Emirgân'da yağmur yağıyordu. Zıplayarak düşen...
Yasemin CONGAR
ABD'nin gözünde Hamas ziyareti
Washington'a göre Türkiye'nin Hamas'ın siyasi...
Can Dündar
Aşk ve Gurur
Kimin kullandığını görmediğiniz bir aracı ku...
Semih İDİZ
Diplomatik ve güvenlik bedeli olan bir ziyaret
Hamas'ın Ankara ziyareti gerçekleşirken TESEV...
Metin MÜNİR
Bakkal mı, hipermarket mi seversiniz?
Sokağa çıkıp önüme gelene "Bakkallardan mı, h...
Faik ÖZTRAK
Yoksulluk ve tarımda eski oyuna dönüş
Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ...
Hasan PULUR
Başbakan öyle demiş ama, oysa...
BAŞBAKAN'IN "argo"suna takıldık, 45'lik eski ...
Tuba AKYOL
Kuru çay üzerinde köprü mü olur?
Artık nasıl ezberlemiş, kaç sınav kâğıdına ya...
Yaman TÖRÜNER
Yatırımda mega eğilimler
Dr. Bob Froehlich'in Yatırımın Mega Eğilimler...
Osman ULAGAY
Ford ve GM için sonun başlangıcı mı?
Türkiye'de son yılların flaş sektörü olarak d...
Güngör URAS
Çiftçinin sorununu kimse anlayamıyor
Çiftçilerimiz sorunlarını anlatmaya başladığı...

© 2006 Milliyet