Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kuru çay üzerinde köprü mü olur?

Artık nasıl ezberlemiş, kaç sınav kâğıdına yazmışsak, unutmak ne mümkün! Birinci Dünya Savaşı'nda "Almanya yenilince biz de yenilmiş sayıldık", "Yunanlıları denize döktük" ...
Tarihi bize klişelerle öğrettiler.
Bir de tabii "Türkiye'nin jeopolitik önemi" meselesi vardı: "Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olan Türkiye, Doğu ile Batı arasında köprü görevi görmektedir."
Yeni değil yani, yıllardır "köprü görevi"ndeyiz biz. Ya da daha doğrusu "köprü görevi"ne talibiz. Doğu ile Batı arasında, İslam âlemi ile Hıristiyanlar ve Yahudiler arasında...
Irak'a müdahale gündeme geliyor.
- Aman önce biz bir konuşalım.
İran'ın nükleer çalışmaları yüzünden Batı'yla arası açılıyor.
- Aman bir de biz araya girelim.
Karikatür krizi mi çıktı?
- Arabulucu olalım.
Medeniyetler çatışması mı?
- Medeniyetleri biz buluşturalım.
Buluşturalım tabii, köprü olalım, arabulucu olalım da... Nasıl olacağız?
Hamas lideri Halid Meşal, Türkiye'ye geldi. Ne oldu?
Türkiye, Hamas'la görüştü diye İsrail; Erdoğan, Meşal ile görüşmedi diye Hamas alındı. Hamas'a da söylene söylene, tüm dünyanın söylediği, "İsrail'i tanıyın. Silahı bırakın" vesaire söylendi.
İki tarafın alenen söylediklerini taraflara tekrar etmek arabuluculuk sayılır mı? Arabulucunun, arası bulunacak taraflar üzerinde bir etkisi, onları karşılıklı adımlara zorlayacak bir gücü olması gerekmez mi?
Nitekim Meşal de giderayak, Türkiye'nin bölgede güçlü bir ülke haline gelmesinden memnun olacaklarını, gelecek zaman kipi kullanarak söyledi.
Zaten gelirken de "Gittiğimiz her yerde herkes bize telkinlerde bulunuyor. Ama bizim de söyleyeceklerimiz var. Bu ziyaretleri onun için gerçekleştiriyoruz" demişti.
Ertesi gün de Hamas sözcüsü "geri adım atmayacaklarını, İsrail ile görüşmeyeceklerini" açıkladı, diyalogu reddetti.
***
Deli Dumrul'u bilir misiniz? Kuru bir çayın üzerine köprü yapmış; geçenden 33 akçe, geçmeyenden döve döve 40 akçe alırmış.
Amerika da diyor "Türkiye köprü olacak", Avrupa Birliği de diyor "Türkiye köprü olacak"...
Deliliğin lüzumu yok; Türkiye köprü ama önce o kuru çaya su gelmesi, o köprünün altından daha çok su akması lazım.

Bir maniniz yoksa Hamas misafirliğe gelecek
Misafir geleceği zaman çoğu evde aynı sahne yaşanır. Çocuklar, hele de lise çağında falanlarsa katiyen odalarından çıkmak istemezler. Anne-baba ısrar eder. Sonunda "Bari bir 'Hoş geldiniz' de, öyle odana git" denir. Çocuk yine istemez. Sonunda çocuk misafirin yanına çıkmama mücadelesini kazanır diyelim...
Bu sefer de misafire yakalanmama mücadelesi başlar. Evde misafir varken, tecrübeyle sabit, insanın daha çok mutfağa, banyoya gidesi tutar. Banyoya gitmek için mesela, odadan çıkarken koridoru kontrol etmek gerekir. Mutfağa geçerken salon kapısı kollanır, misafirler bakmazken hızla geçilir.
Tayyip Erdoğan da Hamas'tan kaçmış anlaşılan.
Ama onunki anne-babaya rağmen değil, anne-baba yüzünden!
Hamas'tan "Bir maniniz yoksa..." diye haber geldiğinde, misafire "Buyrun" diyen bizzat Erdoğan. Fakat sonra "bir mani" çıkmış, Cumhurbaşkanı Sezer ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Başbakan'ın misafirin yanına çıkmasını "tehlikeli" bulmuşlar.
Tamam, Erdoğan misafirin yanına çıkmayacak. Peki banyo, peki mutfak? Ya karşılaşırlarsa?
Nitekim Başbakan, Ankara Esenboğa'da Hamas heyeti ile yollarının kesişeceğini anlayınca, U dönüşü yapıp bir mobilyacıda oyalanmış. Geçti mi tehlike? Daha değil.
İstanbul'da da Halid Meşal VIP salonunda uçağını beklerken, Erdoğan koridordan geçmiş.
Nasıl oldu acaba?
Herhalde korumaları kapıyı kollamıştır, Meşal başını çevirdiğinde Erdoğan fırlamıştır.

Yine 'Yeşil'lendi ülke gündemi
Türkiye'de aranan, fakat her nasılsa İstanbul'da "ölmüş bir adam" olduğu için aranmadığı ortaya çıkan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ölü mü, diri mi, kim bilir?
Oğlu Murat Yıldırım babasından selam söyleyerek haraç toplarken yakalandı. Yoksa Yeşil de orada mıydı, yarım saat önce mi kaçmıştı?
Bu arada Yeşil olduğunu söyleyen biri e-posta ile Tempo muhabiri Tutkun Akbaş'la irtibata geçmiş. Buluşmaya karar vermişler. Yeşil olduğunu söyleyen kişi muhabirden video kamera, ses kayıt cihazı, laptop istemiş. Elindeki belge ve bilgileri bunlara kaydedecekmiş.
Tutkun Akbaş buluşma için güneyde bir ile gitmiş.
Hikâyeyi okuyun, hakikaten aksiyon filmleri halt etmiş...
Gerçi görüşme gerçekleşememiş. Fakat Akbaş istenen dijital aletleri Yeşil'in adamı olduğunu söyleyen kişiye vermiş. Hatta cep telefonlarını da vermiş.
Şimdi bu aletler içlerine belge ve bilgiler kaydedilmiş olarak dönecek mi? Yoksa bunlar da haber uğruna Tempo'nun Yeşil'e veya Yeşil adını kullanan birine verdiği "haraç" mı olacak?
Yine Tempo'dan öğreniyoruz ki bir büyük gazetenin Ankara'da çalışan ünlü bir ismi de bu kişiyle görüşüyormuş. Bu gazeteci de haber uğruna ona "dijital aletler" verdi mi acaba?
Yeşil ölmüşse de, ölüsünün bile gündemi "yeşil"lendirmeye yettiği kesin.

tubaakyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İstiklal Marşı ve ırkçılık
Gazeteci Hırant Dink, Akdeniz Üniversitesi'nd...
Çetin ALTAN
Çınar ağacının vasiyeti
Emirgân'da yağmur yağıyordu. Zıplayarak düşen...
Yasemin CONGAR
ABD'nin gözünde Hamas ziyareti
Washington'a göre Türkiye'nin Hamas'ın siyasi...
Can Dündar
Aşk ve Gurur
Kimin kullandığını görmediğiniz bir aracı ku...
Semih İDİZ
Diplomatik ve güvenlik bedeli olan bir ziyaret
Hamas'ın Ankara ziyareti gerçekleşirken TESEV...
Metin MÜNİR
Bakkal mı, hipermarket mi seversiniz?
Sokağa çıkıp önüme gelene "Bakkallardan mı, h...
Faik ÖZTRAK
Yoksulluk ve tarımda eski oyuna dönüş
Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ...
Hasan PULUR
Başbakan öyle demiş ama, oysa...
BAŞBAKAN'IN "argo"suna takıldık, 45'lik eski ...
Tuba AKYOL
Kuru çay üzerinde köprü mü olur?
Artık nasıl ezberlemiş, kaç sınav kâğıdına ya...
Yaman TÖRÜNER
Yatırımda mega eğilimler
Dr. Bob Froehlich'in Yatırımın Mega Eğilimler...
Osman ULAGAY
Ford ve GM için sonun başlangıcı mı?
Türkiye'de son yılların flaş sektörü olarak d...
Güngör URAS
Çiftçinin sorununu kimse anlayamıyor
Çiftçilerimiz sorunlarını anlatmaya başladığı...

© 2006 Milliyet