
|
|
|
 |
|
|
Yüksek Teknoloji Enstitüsü daha fazla desteği hak ediyor
Satır Arası / Deniz Sipahi
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün (İYTE) kuruluşundan bugüne on dört yıl geçmiş.
O günden bugüne üniversite adına önemli gelişmeler yaşandı.
Alsancak ve Basmane'deki iki binada yaklaşık beş bin metrekarede hizmet üreten kurum, 2005 sonu itibariyle 80 bin metrekarelik bir alanda eğitim veren bir üniversite haline gelmiş.
1998'de 3 bin 770 olan kitap sayısı 21 bin 850'ye ulaşmış; bilimsel olarak takip edilen 130 dergiyle arşiv 8 bine çıkmış.
1998'de 43 olan öğretim üyesi sayısı 117'ye, toplam akademik kadro ise 184'den 464'a yükselmiş.
DPT ve TÜBİTAK tarafından desteklenen toplam araştırma projesi sayısı 1998'de beş iken 2004'te 93'e İYTE araştırma fonunca desteklenen araştırma projesi sayısı 267'ye ulaşmış. Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programı kapsamında üç tane proje de kabul edilmiş.
Öğretim üyeleri ikisi TÜBİTAK, dördü TÜBA olmak üzere toplam 20 ödül almış.
Bir yükseköğretim kurumunun bilimsel gelişmesinin en önemli göstergelerinden biri olan SCI indekslerine geçen toplam bilimsel yayın sayısı 1998'de dokuz, öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı ise 0.2 iken, yayın sayısı 70'e, öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı ise 0.76'ya yükselmiş.
2005 yılı öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı 0.84 olmuş.
1997-1998 akademik yılında toplam 145 öğrenci ile yedi yüksek lisans ve iki doktora programı ile sürdürülen eğitim, 2005-2006 akademik yılında bin 915 öğrenci ile dokuz programda lisans, 24 programda yüksek lisans, beş programda doktora eğitimi şeklinde sürdürülüyor.
* * *
Ayrıca dört yeni doktora programı için çalışmalar yapılıyor.
Bunları neden yazıyorum.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü imkansızlıklara rağmen bu kadar işi, bu kadar sürede başarabilmiştir. Yakından biliyorum; üniversite yönetiminin bir takım gayretleriyle verilen kaynaklar bir miktar arttırılabilmiştir.
Çok net söylüyorum; 92'de kurulan ve gelişmesini son beş yılda tamamlamış bir üniversiteye daha fazla destek verilmelidir.
Teknopark istiyorsak sunulan imkanlar da artırılmalıdır
Üniversitede yaşanan olumlu gelişmelere rağmen Teknoloji Geliştirme Bölgesi, istenilen noktada değil.
Maalesef gelecekle ilgili hedeflerine yüksek teknolojiyi koyan bir kentin burasıyla ilgili çok daha büyük hayallerinin olması gerekirdi.
Benim yaptığım eleştiriler burasının daha iyi olması içindir.
Gerçekten de ben Teknoloji Geliştirme Bölgesi'ne inanıyorum ve Batı'daki örneklerinde olduğu gibi burada böyle bir yaşamın olmasını istiyorum.
* * *
İnanıyorum ki; Urla'nın da içinde bulunduğu yarımada daha fazla canlanırsa İzmir'in görüntüsü de, morali de daha da iyileşir.
İzmir'deki tüm şartlar teknoparkın büyümesi ve gelişmesi için elverişli.
Sadece İstanbul, Ankara'dan değil gerekli şartların hayata geçirilmesinden sonra dünyanın her yerinden bilim adamlarını buraya getirmek mümkün.
Doğruyu söylemek gerekirse bugünkü fotoğrafla bunun gerçekleşmesi oldukça zor.
Bu konuda üniversite yönetimi elinden geleni yapmıştır; ancak projenin boyutları kendilerine çok aşmaktadır.
Bu bölgenin sosyal hayatıyla, fiziki koşullarıyla dört dörtlük hale getirilmesi gerekir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|