Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Şubat 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
2 'ilk dokunuş'

Tarih 14 Kasım 1998, günlerden Cumartesi idi. Leeds, Anfield'da Liverpool'a karşı 1-0 mağluptu ve 77'nci dakikada oyuna Alan Smith girdi. Tribünlerin ilk kez gördüğü sarışın gencin topa ilk dokunuşu ağlara gittiğinde şaşkındık, çünkü bu Smith'in Premier Lig'deki ilk maçıydı. Geçtiğimiz cumartesi günü Alan, yine Anfield'da, yine takımı 1-0 mağlupken, yine 77'de oyuna girdi. Ama bu kez topla ilk teması, kanımızı donduran bir trajediye dönüştü

TAKTİK / UĞUR MELEKE


Alan Smith, Galatasaray'ın UEFA Kupası serüveninin belki de en zor ayağı olan yarı final mücadelesinden yakından tanıdığımız bir isim... Gerek hırslı ve agresif oyunu, gerekse bir pop yıldızını aratmayan karizmasıyla David O'Leary'nin efsanevi kadrosunun en dominant parçalarından biri olmuş, Leeds'i önce UEFA'da, sonra da Şampiyonlar Ligi'nde son 4'e taşıyan isimlerin başında gelmişti. Beyazlar'ın havasını kaybedip dağılmasının ardından, o da, Lee Bowyer, Mark Viduka ve Harry Kewell gibi Premier Lig devlerinden birinin yolunu tuttu, Manchester United'ın...
Manchester'da 72 resmi maçta 11 gol attı, ama ilk on bir için van Nistelrooy ve Rooney ile baş edemedi. Yine de sonradan oyuna girdiğinde takımına hareketlilik getiren bir güç oldu her zaman... Geçtiğimiz cumartesi günü Anfield'da Liverpool önünde 77'nci dakikada kenarda gözüktüğünde de sahaya bir heyecan getireceğine emindik, hatta bu inancımı yorumcu olarak katıldığım Kanaltürk canlı yayınında da dile getirdim ister istemez...
Alan Smith, 8 yıl önce henüz 17 yaşındayken, Premier Lig kariyerinin ilk maçında, yine Anfield'da topa ilk dokunuşunu gole çevirmiş, takımı o gün 1-0 mağlupken, 3-1 kazanmalarında büyük rol oynamıştı. 8 yıl sonra, yine bir cumartesi günü, yine Anfield'da topa ilk temasıysa, kanımızı dondurdu adeta... Riise'nin güçlü frikiğinde kendini öne doğru atmış, topu da engellemeyi başarmıştı. Ama düştüğü yerden kalkamadı bir daha... Ne olduğunu biz de anlayamamıştık, o noktaya ne olduğunu görmek için gelen Ruud van Nistelrooy da... Yerde yatan Alan'a bir kez baktı, ve sonra kafasını iki elinin arasına aldı, arkasını dönerek koşarak uzaklaştı o noktadan...
Evet, Alan'ın ayağı kırılmıştı, bu da çok az rast geldiğimiz bir durum değildi. Ama vücudunun ağırlığına dayanamayan zavallı sol ayak bilek kemiği de yerinde duramamış, derinin dışına çıkmıştı. Gözleri yaşla dolan ve acıdan güçlükle nefes alan Smith, hafifçe doğrularak ayağına bakmak istedi usulca... Ama belki de biraz önce kora kor mücadele ettiği bir kırmızılı, Sami Hyppia, hemen elleriyle kapattı Smith'in gözlerini ve görmesine engel oldu genç adamın kendi ayağını...
Smith, güçlükle yattı yerine tekrar, ve kendini teslim etti çevresindeki doktorların eline. Ve onu kenara taşırken, buğulu gözleriyle yarım yamalak görebiliyordu, elini tutarak güç vermeye çalışan 5 sağlık görevlisinden birinin kazağının gri olduğunu... Onunla konuşarak, acısını unutturmaya çalışan gri kazaklı adam, Liverpool kulüp doktoru, Mark Waller'dı...
***
Zaman donmuş, hayat durmuştu. Onun kariyerinde forma giydiği iki ekip Leeds ve Manchester United'dan nefret eden KOP tribünleri, sahada olup biten her şeyi unutmuş, hep birlikte ayağa kalkmış, çılgınca alkışlıyorlardı kenara taşınan genç adamı... Grili doktor Waller'sa, bir güçlü nefes daha alıyor ve daha bir güçlü üflüyordu, Smith'in kırılan bacağına yapılan şişme alçıyı... Ben de yutkunuyordum yine ve geçen yıl Old Trafford'da soyunma tünelinin iki yanına dizilerek şampiyon Chelsea futbolcularını çılgınca alkışlayan centilmen United'lılardan birinin de, o anda kenara taşınan genç adam, Alan Smith olduğunu söylemeye çalışıyordum...

Bu Türk'ü kaçırmayalım

Geçtiğimiz hafta Uğur Yıldırım, iki gol birden atınca, onu içim burkula burkula haftanın lejyoneri seçmiştim, milli takımımızda oynayamadığına da değinerek. İki hafta önce de Belçika milli takımı için adı geçen İzzet Akgül'e değinmiştik Taktik'te... Bu gün de bir başka Türk, "Oğuzhan Türk" var gündemimizde. Yıldız avcısı Heerenveen'in aynen Uğur Yıldırım gibi üzerine titrediği bir genç Oğuzhan... 1986 doğumlu ve Hollanda 19 yaş altı milli takımı oyuncusu. Bu sezonun başında profesyonel sözleşme yapıp A takıma geçirdiler Oğuzhan'ı. Çift pasaportlu Oğuzhan'sa şimdilik sadece Hollanda U19 takımında oynuyor. En son Çek Cumhuriyeti'ni 2-0 yendikleri müsabakada boy göstermiş ve göz doldurmuş.
Heerenveen, Hollanda'nın yıldız fabrikası. Ruud van Nistelrooy, Gerald Sibon, de Jong ve John Dahl Tomasson bu fabrikanın ürünleri. Son ihraçları ise Ajax'a verdikleri Klaus Jan Huntelaar ve Manchester City'ye sattıkları Jorge Samaras. Huntelaar uzun süredir takip ettiğim bir isimdi, Samaras'ı ise birçok maçı onun sesinden zevkle takip ettiğim Eurosport'un başarılı spikeri Dağhan'ın uyarısıyla fark ettim. Hem Huntelaar, hem de Samaras, aynen Oğuzhan gibi yıldız fabrikasının süper ürünleri...
Oğuzhan'ın, NAC Breda'da şans bulan Aykut Demir gibi, 1. ligde oynaması an meselesi, zira UEFA Kupası kadrosuna alınmış. 1. ligde boy gösterdikten sonra Uğur Yıldırım örneğinde olduğu gibi Marco van Basten'in dikkatini çekmesi daha çabuk olacaktır. Ulusal takımımız için umut olabilir Oğuzhan.




SPOR
Isınma turları
Operasyona çeyrek var
Derdi dağlar kadar
Mississippi yanıyor!
Milli seferberlik
'Ligi sallayacağız'
Nerede kalmıştık
Şu çılgın Türkler!
2 'ilk dokunuş'
Ayağa gelen fırsat!
Ve buzlar çözüldü
Melli'yi Hain kurtardı
En genç MVP: LeBron James
Gözler Tuğba'da
Haber turu...
1. lig lideri Kayseri
'Sonuna kadar'
Bin kaplan gücü
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
1. lig lideri Kayseri
Ligimizin sonuncusu Diyarbakırspor 5 büyük li...
Ercan GÜVEN
'Sonuna kadar'
En sevdiğim laftır şu "sonuna kadar"... ...
Nilay YILMAZ
Bin kaplan gücü
Mevsim normalleri altında seyreden nanemolla ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet