Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Şubat 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cinayet, suskunluk!


İsmail Beşikçi, benim Mülkiye'de okuduğum 1960'lı yıllarda sosyoloji kürsüsünde öğretim üyesiydi.
Bir Türk'tü. Sonraki yıllarda 'Kürt davası'nı benimsedi. Apo ve PKK'nın arkasında bir ideolog olarak inatla durdu, onları destekledi, Kürt sorunuyla ilgili birçok kitap yazdı.
Uzun yıllar hapis yattı.
İsmail Beşikçi, 1999'dan beri köşesine çekilmiş, konuşmuyordu. Apo'nun yakalanması ve İmralı'da yaptığı savunmalarından beri sessizliğe gömülmüştü.
Bir başka deyişle:
Hayal kırıklığına uğramıştı.
Apo'nun İmralı'daki tutumu yatıyordu bunun altında. Apo'nun mahkemede yapmış olduğu savunmaları, belki de Kemalist çizgide bulduğu için suskundu.
İsmail Beşikçi 1999'dan beri ilk kez geçen hafta konuştu. Bir Kürt internet sitesindeki eleştirel açıklamalarında, Apo'nun İmralı'daki duruşunun sağlam olmadığını, 'resmi ideoloji'ye yakın durduğunu söyledi.
Ve 'Kani Yılmaz cinayeti'nden dolayı PKK'yı suçlayıcı bir üslup sergiledi, bu yöntemlerle PKK'nın barışa ulaşamayacağını belirtti.
İlginç Beşikçi'nin çıkışı.
Bunca yıllık suskunluktan sonra Apo ve PKK'ya yönelik böylesine eleştirel bir açıklamayla sahneye çıkışı, öyle anlaşılıyor ki, PKK'nın içinde ve dışında, Kürt siyasal hareketinde dalgalanmalara yol açabilecek.
Benim bugünkü konum başka:
Kani Yılmaz cinayeti.
Kani Yılmaz, PKK içinde sıradan bir kişi değildi. Apo'nun en yakınında yer alıyordu. Örgütün Başkanlık Konseyi üyesiydi. Uzun yıllar hapis yatmış, PKK'nın Avrupa temsilciliğini yapmıştı.
İmralı sonrası Apo'dan koptu.
PKK'nın şiddetten arındırılmasını, silahlı mücadeleye son verilmesini, dağdan inilmesini, silahsız siyaset yapılmasını savundu.
Görüşleri kabul görmedi PKK'da.
PKK'dan ayrılmak zorunda kaldı. Kuzey Irak'a yerleşti. Osman Öcalan, Nizamettin Taş, Hikmet Fidan gibi bazı arkadaşlarıyla birlikte Demokrat Yurtseverler Partisi PWD'yi kurdu.
Önce Hikmet Fidan öldürüldü.
Siyasal cinayetti.
PKK tarafından işlendiği öne sürüldü. Geçen temmuz ayındaki birçok yazımda bu cinayeti ve ardındaki gerçeği yazmaya çalışmıştım. Bir yazımda, Apo'nun kardeşi Osman Öcalan'ın PKK'ya karşı kurulan PWD'nin içindeki liderlik konumundan söz etmiştim.
Bunun üzerine elektronik postadan bir mektup çıkmıştı, Kani Yılmaz, Nizamettin Taş, Hıdır Yalçın, Hıdır Sarıkaya ve Halil Ataç imzalarını taşıyan. Osman Öcalan'ın lider olmadığını, onun PWD içinde bir ara Apo'nun uzantısı olmaya çalıştığını söylüyorlardı. Yeni oluşumun başında Nizamettin Taş'ın bulunduğu anlaşılıyordu.
Geçen Ağustos ayında Kuzey Irak'ta, Erbil'deki bir sohbette Kani Yılmaz, PKK'nın 'ölüm listesi'nde kendi adının da bulunduğuna, 'infaz timleri'nin peşinde olduğuna işaret ettikten sonra, o timleri bir zamanlar PKK'da kendisinin eğittiğini, o yüzden onları bildiğini sözlerine eklemişti. Kendisine birşey olmayacağını ima etmişti.
11 Şubat'ta öldürüldü.
Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde bombalı bir suiskastla havaya uçuruldu. Cinayetin siyasi olduğu konusunda kuşku yoktu.
Ama kimse üstlenmedi.
Kimileri, Hikmet Fidan cinayetinde olduğu gibi PKK'yı işaret etti.
Günlerce izledim. Kani Yılmaz cinayeti, PKK'lı ya da PKK'ya yakın medyada es geçildi. Doğru dürüst haber olmadı, tartışılmadı bile.
DEHAP'ın yerini alan Demokratik Toplum Partisi DTP'den de ses çıkmadı. Partinin tepesinde bu cinayetten rahatsız oldukları bilinenler de sessizliği tercih ettiler.
Günlerce izledim.
Bu çevrelerde tepki yoktu.
Suskunluk vardı.
Tuhaf bir suskunluk...
Niye?
Örgüte körü körüne bağlılık... PKK korkusu... Güce tapma duygusu... Örgüt hata yapmaz ezberi... Şiddet kültürü karşısında boyun eğmek belki de...
Hepsi olabilir.
Ama önemli olana gelince...
'Şiddet kültürü'nden sıyrılmaktır önemli olan... Siyaset aracı olarak 'terör ve silah'tan vazgeçmektir. Dağdan şehre inmektir! 'Şiddet kültürü'nü reddederken 'demokrasi kültürü'nü benimsemeye başlamaktır. Ve siyasal cinayetler karşısında suskun kalmaktan kurtulabilmek, şiddet kültürüne isyan etmektir önemli olan...
Yapabilecek misiniz?
Gerçek barışın yolunu açabilmek için artık inandırıcı olmanız ve kendi ezberlerinizi bozmaya başlamanız gerekiyor.
Başarabilecek misiniz?..

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Beşikçi'nin hayal kırıklığı
İSMAİL Beşikçi hayal kırıklığına uğradığını s...
Melih AŞIK
Yeni Sahne'ye veda
Ankara Kızılay'da; 40 yıldır perdelerini sana...
Fikret BİLA
Ankara'ya göre, İsrail ipleri koparmaz
İsrail, Hamas'ın Ankara ziyaretine gösterdiği...
Hasan CEMAL
Cinayet, suskunluk!
İsmail Beşikçi, benim Mülkiye'de okuduğum 196...
Güneri CIVAOĞLU
Erken depar
Filistin hatta İsrail tapu kayıtlarının Türki...
Can Dündar
Kraliçe Raina geliyor!
Mehmet Ali Erbil'i eleştirmiştim ya, geçen a...
Abbas GÜÇLÜ
65 yaşına gelen ölsün mü?
Türkiye bir gariplikler ülkesi. 65 yaşına gel...
Sami KOHEN
Beklenenin aksine...
Hamas liderlerinden Halid Meşal'in Ankara ziy...
Derya SAZAK
Turizme darbe
2005 yılında 22.8 milyar dolarlık açık verere...
Meral TAMER
Kafaya kurşunu sıkmakla borç ödense...
Kredi kartı borcunu ödeyemeyen polis memuru B...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem ne yapsın?
Ayşe Hanım Teyzem, "Bugüne kadar döviz yok, d...
M. Ali BİRAND
Çifte standart yaşamın parçası
Hamas liderinin Ankara ziyareti, günlük yaşam...

© 2006 Milliyet