Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Şubat 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erken depar


Filistin hatta İsrail tapu kayıtlarının Türkiye'de olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, gerçeği vurguluyor.
Sadece Filistin ve İsrail değil, Ortadoğu ve Balkanların en sağlıklı tapu kayıtları da Türkiye'dedir.
Körfez şeyhlikleri arasında Kardak kayalıklarına benzer bazı kayalıklar nedeniyle "aidiyet" anlaşmazlıkları olmuş ve Türkiye'deki kayıtlar incelenerek çözüm bulunmuştur. Çünkü... Petrol damarları nedeniyle kıyılar ve sahildeki kayalıkların aidiyeti bile çok önemli.
Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, hatta Sırbistan'da yüzyıllar ötesine uzanan tapu kayıtları da Türkiye'dedir.
Ancak...
Artık Balkan ülkelerinde bu tür tapu ve sınır anlaşmazlıkları olmuyor.
Tapu kayıtları sadece tarihi değeri olan arşiv değerleri... Zaten sınırlar da etnik ve tarihi bazı ölçütlerle çizilmiş.
Bu karşın... Ortadoğu'da hâlâ bazı tapu ve sınır anlaşmazlıkları için Türkiye'deki kayıtlara başvurulmakta.
Dünya Savaşı galiplerinin cetvelle çizdikleri sınırlar, bu kayıtlara uymayabiliyor.
1919'da Kudüs'ün anahtarlarını teslim edip Osmanlı geriye bakmadan gitmiş.
On yıllarca Arap dünyasıyla ilgilenmemiş.
Ne var ki...
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in söylemiyle, "Tarih Türkiye'yi paçasından çekiyor."
Bazen tapu kayıtları, bazen diğer bağlarla Türkiye kendisini Ortadoğu'nun sorunları dışında tutamıyor.
.............................
Bu açıdan bakıldığında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün "Tapuları bile bende. Ben karışmayacağım da kim karışacak?" söylemi dayanaktan yoksun değil.
Doğru fakat eksik.
Başka sağlam etkenlerle tamamlanması gereken bir izah gerekir.
Yoksa... Türkiye'nin, tapu kayıtlarına sahip olduğu her ülkenin sorunlarına girmesi için tek başına bir gerekçe değil.
...............................
Gül'ün eksik bıraktığı ama girişimin arkasının boşalmadığını gösteren satır araları okunmalıdır.
Şöyle ki...
Hamas'ın bu ziyareti için girişim, kafaya esmiş de yapılmış sanılmamalı.
Dışişleri'nde böyle bir hazırlık zaten vardı. Başta Amerika olmak üzere ilgili ülkelerde nabız yoklanmıştı. Edindiğim izlenimlere göre ABD birkaç kademe arka planda kalarak Hamas'ın daha esnek bir politikaya geçmesini istiyordu.
İsrail-Filistin ilişkilerinde daha da derin bir krizin oluşması kimsenin işine gelmiyordu.
Sünnilerin üzerinde AKP'nin etkili olabileceği yolunda görüşler oluşmuştu.
................................
Ayrıca... Müslüman Kardeşler, Hamas gibi terör ayağı da olan İslami siyaset örgütleri yeni bir dünya oluşumunun içindeler.
Ortadoğu'nun demokratikleşmesi projesiyle silahla yaptıkları politikayı oy sandıklarında sürdürmek zorunda kaldılar.
Irak'ta seçimlere gidildi.
İslamın çeşitli yolları, sandıklarda kesişti.
Sünniler ve Şiiler karşı karşıya geldiler.
Filistin'deki seçimde, bir sürpriz de Hamas'ın sandıklardan çıkmış olmasıdır.
Bunlar, "yüzme bilmeden denize girenlerin" durumundalar.
Kendilerine silahsız, seçimle gelinip seçimle gidilecek yepyeni bir siyaset coğrafyasında yol haritası arıyorlar.
Başta "silah ve şiddet" olmak üzere AKP'yle hiç benzerlikleri yok.
Ama... Demokraside İslam referansıyla seçim alan, hükümet kuran, Batı ile ilişkiler kuran AKP'yi merak ediyorlar.
Biliyorlar ki... İsrail'in varlığını sonuna kadar inkâr ederek Filistin yönetiminde kalamazlar.
İsrail'in, ABD'nin, AB'nin yardımları kesmesi üzerine daha şimdiden ekonomik krizin eşiğindeler.
İran'dan yardım sağlamak girişimleri de, işlerini daha zorlaştıracaktır.
AKP'ye hem merak, hem de kıyısından köşesinden model olabilir mi ilgisi var. ABD de bunun bilincinde.
................................
Bütün bunlardan sonra Hamas için Türkiye'nin inisiyatif alması, aktif politikası yanlış değildi.
Ancak...
Atletizm deyimiyle "faux depart" (hatalı çıkış) yani, hakem işaretinden önce -erken- depara kalkıştı. Geçerli sayılmaz.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Beşikçi'nin hayal kırıklığı
İSMAİL Beşikçi hayal kırıklığına uğradığını s...
Melih AŞIK
Yeni Sahne'ye veda
Ankara Kızılay'da; 40 yıldır perdelerini sana...
Fikret BİLA
Ankara'ya göre, İsrail ipleri koparmaz
İsrail, Hamas'ın Ankara ziyaretine gösterdiği...
Hasan CEMAL
Cinayet, suskunluk!
İsmail Beşikçi, benim Mülkiye'de okuduğum 196...
Güneri CIVAOĞLU
Erken depar
Filistin hatta İsrail tapu kayıtlarının Türki...
Can Dündar
Kraliçe Raina geliyor!
Mehmet Ali Erbil'i eleştirmiştim ya, geçen a...
Abbas GÜÇLÜ
65 yaşına gelen ölsün mü?
Türkiye bir gariplikler ülkesi. 65 yaşına gel...
Sami KOHEN
Beklenenin aksine...
Hamas liderlerinden Halid Meşal'in Ankara ziy...
Derya SAZAK
Turizme darbe
2005 yılında 22.8 milyar dolarlık açık verere...
Meral TAMER
Kafaya kurşunu sıkmakla borç ödense...
Kredi kartı borcunu ödeyemeyen polis memuru B...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem ne yapsın?
Ayşe Hanım Teyzem, "Bugüne kadar döviz yok, d...
M. Ali BİRAND
Çifte standart yaşamın parçası
Hamas liderinin Ankara ziyareti, günlük yaşam...

© 2006 Milliyet