|
 |
|
|
Neden kopuyor bu çocuklar?
Çocuklar artık daha çabuk büyüyor. Ve büyüdüklerini de öyle ya da böyle gösteriyorlar.
Büyükler gibi giyiniyor, büyükler gibi konuşuyor, büyükler gibi eğlenmek istiyor, büyükler gibi seviyor... Ve büyükler gibi kızıyorlar!
Tabanca sıkıyor, bıçak sallıyorlar.
Son iki-üç haftada internette chat'te karşılaşan ya da internet kafeden birbirini tanıyan 18 yaşın altında çocuklar arasında çıkan kavgalarda bir kişi öldü, beş kişi yaralandı.
"İnternet yüzünden" deniyor. Çocukların internette uyuşturucu, porno ve terörle kolayca bağlantı kurduğu söyleniyor. Şiddet içerikli filmler, diziler, bilgisayar oyunları suçlanıyor.
Doğrudur; tüm bu kaynaklardan akan denetimsiz bilgi şimdiki çocukları, önceki kuşaklardan daha hızlı büyütüyor.
Artık çocuklar büyüklerin yaptığı her şeyi yapmak için 18 yaşına kadar bekleyemiyorlar. Daha 10 yaşına gelmeden birilerine "sevgilim" demeye başlıyorlar. Önceki kuşaklara göre çok daha erken yaşta sevişiyorlar.
İngiltere'de yeni yasal düzenleme ile 16 yaşın altındaki kızlar ailelerinin izni ve onayı olmaksızın da kürtaj olabiliyorlar şimdi.
Türkiye'de cinsel ilişkiye girdiği belirlenen lise öğrencilerinin okuldan uzaklaştırılmasını öngören disiplin yönetmeliğini Danıştay geçen yıl "özel hayata müdahale" diye iptal etti.
Tüm bunlara kızabilirsiniz.
Çocukça bir merakla kalkıştıkları şeyler çocuk yaşta anne-baba olmalarına ya da okuldan uzaklaştırılmalarına sebep olmasın diye İngiltere'nin ya da Türkiye'nin aldığı bu kararlara sinirlenebilirsiniz.
Çocuğunuzu yasakla, cezayla, tehditle terbiye etmeyi tercih ediyor olabilirsiniz.
Ya da sizin biricik, minicik evladınızın katiyen "böyle şeyler" yapmayacağına inanmaya devam etmek isteyebilirsiniz.
Ama gerçek bu: Çocuklar artık daha çabuk büyüyor!
Peki problem erken büyümek mi?
Çocukları, kendilerini şiddetle ifade etmeye zorlayan erken büyümek değildir belki. Büyüdüklerinin görmezden gelinmesidir. Onları anlamamak, dinlememek, onlar "büyük" gibi davranmaya çalıştıkça, onlara çocuk gibi davranmaya devam etmektir.
***
Geçenlerde televizyonda 13-14 yaşlarında bir çocuk en büyük hayali sorulduğunda "Kulüplerde kopmak istiyorum" dedi.
Stüdyodakiler çok güldü.
Çocuk espri yapmıyordu!
Yurtdışından milletvekili ve bakan da ithal edelim mi?
Tayyip Erdoğan yabancı doktor istihdamı üzerinde çalıştıklarını söyledi. Dubaili Şeyh El Maktum öyle istemiş. Erdoğan dedi ki "Türkiye'den hastalar doktor için yurtdışına gitmiyor mu, gidiyor. Bırakalım doktor hastanın ayağına gelsin."
Güzel bir çözüm!
Her şeyi yurtdışından ithal edelim.
İlk ihtiyacımız da kendileriyle ilgili yolsuzluk iddiaları ayyuka çıktığında istifa edebilen bakanlar...
Ve tabii "kaçak villalar, kendine özel çıkarttırdığı af kanunları, oğlu için indirimli tavuk yemi kararı, kendi soyadını taşıyan ürünün KDV'sini düşürmesi" gibi meselele rle gündeme gelen bir bakanla ilgili gensoruyu "partilimiz" diye reddetmeyen vekiller...
Ya da ne bileyim, her şeyi ithal edip duruyoruz, yeter "ithal" ettiğimiz; belki artık biraz da "ihraç"ı düşünmeliyiz.
ters köşe
TCK'ya göre polis ancak "kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra" kimlik sorabilir. Gerçi polise kimlik sorduğu için dayak yiyenler falan oldu ama yasal düzenleme böyle.
Kredi kartlarıyla ilgili yeni düzenlemede ise "üye işyerinin talep etmesi durumunda kart hamili, kartın kullanımı sırasında kimlik belgesi ibraz edecek" deniyor.
Satış görevlileri kimlik sorabiliyor yani. Ki zaten soruyorlardı. Çoktan alıştı onlar "polislik" yapmaya...
Yarın kredi kartıyla ilgili düzenlemeler görüşülecek. Ne işe yarayacak bilmiyorum ama, kredi kartlarıyla ilgili düzenlemeye eklenmesini talep ediyorum: Kimlik soran kimlik göstersin. Ben de satış görevlilerinin kimliğini görmek istiyorum!
İşyerlerindeki gibi, "herkes sokakta kimliğini boynuna assın" a kadar gider bu mesele!
Mevzu gay'ler olunca dinler 'nikâh'tan değil, 'dayak'tan yana!
Modacı Cemil İpekçi , sevgilisi Bekir Coşar ile Hollanda'da evlendiği iddiasını yalanladı. İpekçi evliliğin dini bir karar olduğunu, dini nik â h kıydırmak istediğini söyledi.
Daha birkaç gün önce Rusya Müslümanları Merkez Dini İdaresi Müftüsü Talgat Tacuddin , 27 Mayıs'ta Moskova'da yürüyüş yapmaya hazırlanan eşcinseller için "Sapık davranışlarını sokak ortasında milletin gözü önünde sergileyemez. Meydana çıkarlarsa dayaktan başkasını hak etmezler" dedi. Rusya Ortodoks Kilisesi de müftünün bu sözlerini "büyük ölçüde haklı" bulduğunu açıkladı.
Medeniyetler çatışıyor olabilir ama mevzu eşcinseller olunca Müslümanlar ve Hıristiyanlar gayet iyi anlaşıyor!
Bakalım Türkiye'de bu nik â hı kıyacak bir din adamı çıkacak mı?
tubaakyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|