|
 |
|
|
"Kuzu yemeklerinde en iyi biziz"
Türkiye Aşçılar Milli Takımı 28 kişilik bir kadroyla önümüzdeki hafta Şampiyon Şefler Yarışması'na katılacak. Kıyafetleri, şovları ve ödülleri ile dikkat çeken takımın başkanı Eyüp Kemal Sevinç: "Üç ay önce hazırlıklar başlıyor, son 10 gün de kampa giriyoruz. Biz canlı yarışmaların hepsinde iyiyiz ama et yemeklerinde özellikle de kuzu ile yapılanlarda çok iyiyiz"
ASLI ÇAKIR
Bu hafta, 23-26 Şubat tarihleri arasında TÜYAP'ta 3. Uluslararası Mutfak Günleri dahilinde bir Şampiyon Şefler Yarışması düzenleniyor. Yarışmaya 12 ülkeden 17 takım ve 750 şef katılıyor. Geçen yıl birçok derece alan Türkiye Aşçılar Milli Takımı da bu yıl 28 kişilik bir ekiple; junior yani 23 yaş altı ve senior yani 23 yaş üstü takımlarıyla yarışacak. Milli takımın başkanı, aynı zamanda yarışmaların jüri üyesi 29 yaşındaki Eyüp Kemal Sevinç sorularımızı yanıtladı.
Birkaç yıldır, bu yarışmalarla da birlikte Türkiye Aşçılar Milli Takımı'nı duyuyoruz. Milli takım ne zamandan beri var?
1996 yılından beri bu milli takım var. O zaman çalıştırıcımız bir Almandı. Biz de üç kişiydik, 10 yılda 10 katına çıktık. O zamanlar yurtdışındaki yarışmalarda görüyorduk; kalabalık ekipler, kaptanları var... Süperdi adamlar. Aynı standartlara ulaşabilmemiz böyle yıllar aldı.
Siz ne zaman bu takımın kaptanı oldunuz?
2000 yılında. O zaman 24 yaşındaydım.
"Kimse bu yarışmaları bilmiyordu"
Genç yaşta olmuşsunuz. O kadar usta varken...
Geçenlerde eski ustalardan bazıları "Bu milli takım da nereden çıktı?", "Sen nasıl başkan olabiliyorsun?" gibi konuları gündeme getirdi. Biz 1996'da bu işe başladık. Kimse bilmiyordu ki böyle bir takım nasıl oluşturulur, uluslararası yarışmalarda neler yapılır, yurtdışında neler olup bitiyor? Herkes uyuyor. Kimse kusura bakmasın. O zaman bu insanlar yapsalardı, öncü olsalardı da biz onlarla birlikte yarışmalara katılsaydık. Hiç kimse zamanında bir şey yapmamış, çaba sarf etmemiş. Biz 10 yıl içinde böyle bir yapıya kavuştuktan sonra bu laflar olmuyor tabii. Bizim gün geçtikçe popüler olmamız da bu konuşmalarda etkili.
Yarışma öncesi hazırlık aşaması ne zaman başlıyor?
Dört ay önce konuşmalara başlıyoruz. Üç ay kala kategoriler belirleniyor ve kimlerin nerede yarışacağı yarışma organizasyonuna bildiriliyor. Sonra ekipmanları seçiyoruz, tabak çeşitleri belirleniyor. Kıyafetler hazırlanmaya başlıyor. E-posta grubumuz var, o grupta her şeyden herkes haberdar oluyor. Yarışmaya 10 gün kala hepimiz İstanbul'da toplanıyoruz. Genelde bir otelde toplanıyoruz. Tüm yemekleri verilen süre içinde hazırlamak için antrenmanlara başlıyoruz. Taktikler geliştiriyoruz.
Yemeği zamanında yetiştiremeyenler oluyor mu yarışmada?
Oluyor tabii. Bazen de operasyonel aksilikler oluyor. Musluktan su akmıyor, fırın aniden sönüyor. Çıldırıyorsunuz tabii. 28 kişilik ekipte tek kadın aşçı var
Takımımız hangi kategoride en iyi?
Canlı yarışmaların hepsinde çok iyiyiz. Ama et yemeklerinde ve özellikle de kuzu yemeklerinde çok iyiyiz. Süsleme, kutlama pastası, heykel gibi konularda da biraz daha ilerledik. Bu konuda da Almanlar iyi.
Başka ülkelerin takımlarından bahsedersek...
İtalyanlar sempatik, sıcaklar. Hamurişi konusunda da haklarını vermek lazım. Almanlar çok organize ve disiplinli. Ruslar şekerden, çikolatadan süsleme yapma konusunda çok iyi. İngilizler de pasta süslemesinde iyi.
Çoğunuzun bir web sitesi var. O sitelerde de çok artistik fotoğraflarınız var. Sadece yemeklerinizle değil, dış görünümüzle, yakışıklılığınızla da adınızdan söz ettiriyorsunuz.
Bunlar değer katma anlamında önemli şeyler. Biz şeflik konusunda birçok şeyi hızlandırdık ve artık yetişemiyoruz. O kadar çok üniversiteden o kadar çok teklif geliyor ki konuşma yapmamız için. Üniversiteliler bu işe çok meraklı, sürekli sorular soruyor, şef olmak istiyorlar. Erkekler de kızlar da.
28 kişilik takımda kadın var mı?
Var bir tane. Zeynep Ada Motor. Pasta süsleme ve dekorasyon bölümünde katılıyor.
"Manikür yaptırıyoruz, hamama gidiyoruz"
Geçen yıl çok şık siyah kıyafetleriniz vardı. Bildiğimiz aşçı kostümlerine benzemiyordu. Bu yılki kıyafetleriniz nasıl? Yine siyah mı?
Hayır, bu yıl siyah değil. Çok özel, biraz işlemeli kıyafetler hazırlatıyoruz. Bu arada bize siyah giydiğimiz için de kızdılar, "Geleneği bozuyorsunuz. Aşçı kıyafeti beyaz olur. Siz siyah giydiniz, şimdi herkes rengarenk giyiniyor" dediler. Siyaha bir açıklık getirelim. Siyah kıyafet mutfakta giyilecek bir kıyafet değil. Bir kere mutfak sıcak. Ama mutfakta yemek yaparken üstünüz başınız kirleniyor. Restoranlarda ne yaparsınız, yemek sonrasında misafir yanına çıkarsınız. Çıkartırsınız beyazı, giyersiniz siyahı, o atmosferi bozmadan, şık bir kıyafetle insanların önüne çıkarsınız.
Siz hep beraber maniküre gidiyordunuz. Devam ediyor mu?
Tabii tabii. Bazen buluşup birlikte Çemberlitaş hamamına gidiyoruz. Bakım, temizlik, görünüm bir şef için çok önemli.
|
|
|

|