|
 |
|
|
Başlamışken sürdürelim
Görüş / Bülent Buda
Bayağı kalabalık vardı .. Düzeyli, sevimli, coşkuluydular.. Oturup salt seyretmediler. Seyirci değillerdi. Sporsever taraftar, destekleyendiler. Onbinlerce ağız birlikte seslendiler futbol alanına. "Siyah Beyaz En büyük Altay". Baskıya yetiştirmek için telefonla veriyoruz maç yorumunu. O gürültüde bizim yorum da gürültüye gidiyor. Pazartesi okudum. Kendimde bir şey anlamadım. Kim saçmalamış bunları diyerek söylendim kendime!.. Ağzımdan çıkanları biliyordum da, o uğultuda sözcükler telefonun diğer ucuna dönüşerek ulaşıyordu galiba.. Olsun bizim yorum güme gitsin puanlar, güme gitmesin. Çok ihtiyacımız vardı böyle bir güne. Altay ya da başka bir takımla sorun değil.
Önemli olan İzmir'de bu çığlığın yaşanması. Atatürk Stadı'nın tribünleri bireylerin, kurumların katkılarıyla çoşkuya boğuldu. Elbette bu aşamada Altay yönetimininde akılcı yaklaşımları, kararları futbol gününün güzel geçeçeğinin belirleyicisi oldu. Omuz verenlere, katkısını esirgemeyenlere okkalı bir teşekkürde bizden.
Final bitiş anlamına gelir
Maç yorumunun başlığını o gümbürtüde "Final gibi" deyiverdik. Final bitiş anlamına geliyor.. Yanılmayalım.. Geride 13 haftalık zorlu bir süreç daha var. Altaylı futbolcular sıralamada yarıştıkları önemli bir rakiplerini yendiler sadece. En azından İzmir'de tribünlerin sezon bitimine dek böylesine çoşkuyla, kalabalıkla donatılması zorunluluğu başlamışken.
Pazarın stresini ardımızda bıraktıktan sonra gevşemiş kaslarla elimde tükenmez, bizim A4 defterinin ekose sayfalarında gezintiye çıkmış gibiyim. Gökyüzü de kışın son ayına inat güneşli.. Isıtıyor.. Serapta inadı bırakıp bir kadeh şarapla taçlandırsa şu gariban masayı!...
Şeytan azapta gerek
Şimdi bana abi bu halin ne güzel.. Kendinden hoşnutsun.. Tükenmezin ucundan bal damlıyor.. Ancak Altaylı futbolcuların oynadığı futboldan onca zorlukla edinilen puanlara karşın hoşnut değilsin diyenler olacak. Öyledir, doğrudur. Daha iyilerine tanık olduğum daha mükemmelini yapabilceklerinden kuşku duymadığım için puanlar tamam ama futbol gıdıkladı diyorum. Biliyorum; farkındayım. Egom ağır basıp mükemmeli istiyorum. Gerçeklerden uzaklaşıp romantizme yelken açıyordum. Fakat bir başka boyut daha var. Altaylı futbolcular kazanırken bir biçimde acı çekiyorlar. Ben onların oynarken eğlendikleri hallerini biliyorum. Öylesi psikolojilerine ruh sağlıklarına daha iyi geliyor. Yok "Şeytan azapta gerek" derseniz bir diyeceğim olamaz.
Neticede bale izlemiyoruz. Futbol alanında kaslar çarpışıyor. Estetiğe zaman kalmıyor.. O zaman şu işin ortasını bulalım, el sıkışalım. Şöyle biraz daha yarışmacı kimlik, rakipleri silkeleyen, ürküten bir tavır.. Yazdıkça da istemek bitmiyor. En iyisi yolunuz açık olsun.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|