
|
|
|
 |
|
|
İzmir 'moda' olmalı
Çeşitleme / Selim Türsen
Ege Bölgesi'nde eğitimli ve genç nüfusun payı Türkiye ortalamasının üzerinde. İşgücünün en dinamik kesimini oluşturan 25 ile 44 yaşları arasındaki nüfusun payı Türkiye'de yüzde 29.2, Ege Bölgesi'nde yüzde 30.8...
Ege Bölgesi'nde eğitim düzeyi de Türkiye ortalamasının üzerinde.
İzmir'de okuma yazma oranı yüzde 91.9, Türkiye ortalaması yüzde 87.3...
İzmir'de üniversite mezunlarının oranı yüzde 7.8, Türkiye ortalaması 5.3...
Belki bu kadar rakamı sıralamaya bile gerek yok. Son birkaç gündür havalar ısınınca ortalığa dökülen cıvıl cıvıl liseli, üniversiteli gençler İzmir'in bir eğitim kenti olduğunun çarpıcı bir kanıtı...
* * *
Hepsi güzel hoş da, bu gençler okullarını bitirince İzmir'in tadını çıkara çıkara yaşamlarını sürdürebilecekleri bir iş bulmakta hayli zorlanıyor.
Türkiye'de işsizliğin yüzde 25'lere varan oranlarla en fazla eğitimli gençler arasında olduğunu göze alacak olursak işin ciddiyeti daha da anlaşılır.
Haydi şansları yaver gidenler iş buldular diyelim. Bu defa karşımıza ücret sorunu çıkıyor.
Capital dergisi bir araştırma yapıp iller arasında yönetici ücretlerini karşılaştırmış.
Genel müdür, pazarlama, muhasebe, insan kaynakları müdürü gibi pozisyonlarda çalışanların ücretleri İstanbul'daki meslektaşlarının yüzde 30 ile yüzde 50 daha gerisinde.
Ama araştırmadan çıkan sevindirici bir de sonuç var.
Anadolu ile İstanbul arasındaki ücret makası giderek kapanıyor.
Yatırımın arttığı kentlerde nitelikli elemanlara olan talep arttıkça ücret makası kapanıyor.
* * *
İzmir Türkiye ortalamasının üzerindeki eğitimli işgücü ile özellikle yabancı yatırımcı için potansiyel bir kent. Artık Türk ekonomisinin girdiği yeni kulvar, emek yoğun değil eğitimli, dil bilen kalifiye işgücüne ihtiyaç duyuyor.
Bu nedenle İzmirli gençlerin şansları gelecek beş-on yılda giderek artacak. O zaman da İzmir-İstanbul ücret uçurumu da giderek kapanacak.
Ancak bunu başarmak için dünyada giderek yükselen "Türkiye'ye yatırım modası" dalgasında İzmir'i liste başına getirmek gerek.
Yatırımcı kendi kendine İzmir'i keşfedemez.
Bilinçli projelerle kapı kapı dolaşıp anlatmak gerek.
İzlediğim kadarıyla Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Tamer Taşkın bu en hayati konunun öncülerinden.
Neredeyse her hafta bir ülkeye gidip İzmir'deki yatırım potansiyelini anlatıyor.
Ankara'nın keyfini beklemeden, İzmir iş dünyasını temsil eden çok sayıda örgütün enerjilerini büyük ölçüde bu konuya ayırmaları hem gençlerin hem de torunlarının geleceğini kurtaracak.
| | İZMİR'DE ÜCRETLER | | Pozisyon Ücret/YTL | | Genel Müdür | 5000-15000 | | Genel Müdür Yrd. | 3000-6000 | | Pazarlama Müdürü | 1500-3000 | | Muhasebe Müdürü | 1500-3000 | | İnsan Kaynakları Müdürü | 1000-2500 | | Fabrika Müdürü | 2500-4000 | | Satın Alma Müdürü | 1200-2000 | | Satış Müdürü | 2000-3000 | |
Düdük
Kemeraltı'nda, esnafa seslerini duyurmaları için tam 50 bin düdük dağıtılacakmış.
Aynı anda çalınacak 50 bin düdüğün çıkaracağı uğultu herhalde epey ses getirir. Bıçak kemiğe dayanınca işte böyle oluyor.
Geçmişteki hesapsız borçlanmanın, eşi enderi görülmemiş yolsuzluklarla geçen vur patlasın, çal oynasın döneminin bedeli çok ağır ödeniyor.
Hiç unutmam beş yıl önce 22 Şubat 2001'de dalgalı kura geçildiğinde piyasalar birbirine girdiği, Ankara'da, İstanbul'da esnafın, işçiler sokağa döküldüğü günlerde Antalya'dan bir turizmci arkadaşım gelmişti.
"Bizim oralarda kriz filan yok. Döviz çıktı hayatımızın en güzel günlerini yaşıyoruz" demişti.
İhracatçılar da pek seslerini çıkarmıyorlardı o günlerde.
* * *
Sonra işler değişti. Bugün yeni bir açmazın içerisindeyiz. Enflasyon kontrol için faiz yukarıda kaldıkça yurtdışından döviz akıyor. Döviz çok olunca lira değer kazanıyor ihracatçı rekabet gücünü kaybediyor. Ucuz dövizle ithal malların fiyatı düştüğü için küçük ve orta büyüklükteki yerli sanayici malını satamıyor kapısına kilit vuracak hale geliyor.
Yani iki ucu pis değnek.
Başkalarının 40 yılda yaptığı dönüşümü Türkiye 5-6 yıla sığdırmaya çalıştığı için oluyor bunlar.
İşte bu açmazda millete de düdük çalmak kalıyor. Geçici bazı çözümlerle nefes alınabilir ama düdüğün bir gruptan, diğerinin eline geçmeden köklü çözüm için yeni yatırımdan başka çare yok.
Rakam da belli, yılda 10 milyar dolarlık yabancı yatırım.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|