|
 |
|
|
Ümit Özat
Fenerbahçe takımı enteresan bir takım. Biraz zor duruma düşünce, yumurta kapıya dayanınca o kadar yüksek tempoyla oynuyor ki, rakibin gücü fark etmiyor. İster İkinci Lig B Kategorisi takımı olsun, ister Süper Lig takımı olsun, maçın belli bölümlerinde öyle pres yapıyor, öylesine hücum organizasyonları gerçekleştiriyor ki, sayısız pozisyon buluyor.
Dün kulakları Kayseri'de olmaksızın ilk dakikadan itibaren tempo yapmak istediler. Sadece ilk 10-15 dakika dirençli bir Tarsus buldular karşılarında. Hatta Tarsus takımı biraz abarttı, Fenerbahçe'ye ön bölümde baskı yapmaya çalıştı. Tabii oyunun ilerleyen bölümlerinde sadece kalite farkı değil, fizik farkı da ortaya çıktı. Dolayısıyla ilk yarıda gecikmeli de olsa 1-0 öne geçtikten sonra ikinci yarıdaki yüksek tempo bir anda 3-0'ı getirdi. Getirmekle de kalmadı oyunun sonuna kadar bol bol pozisyon buldular.
Anelka'nın bir aydır yükselen grafiği, Alex'in durgunluğunu atmış görüntüsü, orta sahadaki Tuncay, Appiah ve Aurelio'nun rakibi ciddiye alması turu getirdi. Bir tek oyunun son bölümünde Erciyes'in 2-1 öne geçmesinden sonra takım savunmasındaki konsantrasyon eksikliğinden bir iki pozisyon verildi.
Maçın assolistini en sona bıraktım. Olağanüstü bir Ümit Özat izledim. Sürekli eleştirilen Ümit hücum yaptı, top kazandı. Bir sol bek oyuncusunun yapacağı maksimum her şeyi yaptı. Maçı da Allah'ın gol için yarattığı Semih ile noktaladılar.
Cem Deda maçın yüksek tempoda geçmesinde önemli katkı sağladı. Belki 10 düdük ancak çaldı. Kusursuz bir yönetim gösterdi.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|