Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Şubat 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tekstil ve giyim sanayii zorda


2005 yılında imalat sanayiinde üretim ortalama yüzde 4.9 oranında arttı. İmalat sanayii, farklı sanayi kollarından oluşuyor. İmalat sanayiinin toplam ağırlığı 100.0 ise, bu toplam ağırlık içinde tekstil sanayiinin ağırlığı 12.5, giyim sanayiinin ağırlığı 6.2 dolayında. İki sanayi kesiminin imalat sanayii içindeki toplam ağırlığı yüzde 18.7 oranında.
2005 yılında imalat sanayiinde toplam üretim artışı yüzde 4.9 iken, tekstil sanayii üretimi yüzde 11.9 oranında, giyim sanayii üretimi yüzde 12.5 oranında azaldı.
Bu iki sektör zor durumda ama, bu iki sektörün toplam üretimdeki payının yüksekliği nedeniyle, olumsuz gelişme ekonominin bütününü ilgilendiriyor.
  • Döviz sepetinin (1.0 $ + 1.5 …) ortalama YTL karşılığı 2001 yılında 3.34 YTL idi. 2005 yılında 3.72 YTL oldu. Demek ki, döviz sepetinde 5 yıllık artış yüzde 11.5 oranında.

  • Döviz fiyatlarındaki artış yüzde 11.5'te kalırken 2001 yılından 2005 yılına kadarki dönemde, fiyat artışları geriledi ama, neticede ÜFE (Üretici Fiyatları Endeksi) yüzde 221.6 oranında arttı.

    Üretici zorlanıyor
    Bu çelişkili gelişme sonucu, üreticinin ihracatta ve iç piyasada yabancılarla rekabet şansı kalmadı. Bu sadece tekstilciyi ve giyim sanayicisini değil, (tarımda, sanayide, turizmde, nakliyecilikte) tüm üreticileri zor duruma sokan bir gelişme oldu.
  • Tekstilin bir özelliği var. Tekstil sanayi sanayileşmeye başlayan ülkelerde, ilk gelişen sanayi kolu. Ucuz işçiliğe dayanıyor. Devlet teşvikiyle gelişiyor. Sanayileşmeye başlayan her ülke öncelikle iplik üretmeye, bez dokumaya başlıyor.

  • Her ülke bu işe başlarken daha ucuz işçilik ve daha çok devlet teşvikiyle yola çıkıyor. Bu nedenle sanayileşmede biraz ilerleyen ülkeler yavaş yavaş tekstil sanayinden çıkıyor.
  • Tekstil bizde hâlâ toplam imalat sanayiinde en fazla ağırlığı olan (ağırlığı gıda ve içki sanayiinden de büyük olan) üretim kolu. Evet... İngiltere'de de sanayi gelişince tekstil sanayii yavaş yavaş sahneden çekildi... İyi de... Türkiye'de diğer sanayi kolları acaba, tekstilin sahneden çekilmesine imkân verecek ölçüde gelişti de mi ki, tekstil sanayiini "gözden çıkaralım", batan batsın, giden gitsin diyeceğiz?..

  • Kısa sürede bu ekonomi, tekstil sanayiinde üretimin durmasını, istihdam ettiği işçilerin işsiz kalmasını hazmedebilir mi?

    Giyim yaşayacak
  • Gerçekleri görelim: (1) Tekstil sanayii sadece döviz fiyatının artmasıyla sorunlarından kurtulamaz. (2) Tekstilde işçi ücretlerini daha fazla düşürmeye, verimi daha fazla artırmaya imkân kalmadı. (3) Devlet vergi teşviki veya doğrudan teşvik veremeyecek. Bu tabloda ne yapılır? Oturulur, sektör için uzun vadeli bir strateji içinde kurtuluş çareleri aranır...
  • Giyim sanayicileri tekstilcilere göre daha şanslı durumda. Çünkü tekstil sanayiinin ürünü her ülkede aynı olan ürün. Markasız ürün. Alıcısı sadece kalite ve fiyata bakıyor. Tekstil sanayii giyim sanayiine ara malı üretiyor. Giyim sanayii bu ara malını değerlendirerek giysi yapıyor.

  • Biz genelde alt gelir grubuna markasız giyim eşyası üretiyoruz. Çizime, markaya ve yüksek katma değere önem veremedik. Giyim sanayiinin durumu tekstilden çok farklı. Çizime dayalı yüksek gelir grubuna yönelik, markalı üretimle bu sektör büyüyecek. Geleceği olan bir işkolu... bugünkü sorunları geçici sorunlar.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Dış politikada kimlik yırtılması
    HAMAS lideri Meşal'in gelmesinin doğru olduğu...
    Çetin ALTAN
    Harika bir zorlanma dönemi...
    Elektrik henüz gelmediğinden, evlerde geceler...
    Melih AŞIK
    Cartcurt Vadisi
    Show TV'de yeni bir program var: Pişti... Pro...
    Fikret BİLA
    Aygün'e ihtiharı teşvik suçlaması
    İki polisin intihar etmesiyle Türkiye gündemi...
    Hasan CEMAL
    Kafalar karışık!
    Şiddet ve terörü politika aracı olarak benims...
    Yılmaz ÇETİNER
    Yassıada mahkemelerinde cinsel sorular!
    Can Dündar bence, son yılın değil, son yıllar...
    Güneri CIVAOĞLU
    Rum oyunu
    Bela "geliyorum demez, gelir" sözü bir yana g...
    Can Dündar
    Ortadoğu'da yeni kartlar
    Geçen mayısta Hüsnü Mahalli'nin "Büyük Ortad...
    Hurşit GÜNEŞ
    Ekonomi küresel etkiler altında
    25 yıl önce Türk ekonomisi büyük ölçüde dünya...
    Doğan HEPER
    Nükleerde geç ama mutlu son
    TÜRKİYE nükleer enerjiden faydalanmaya başlıy...
    Semih İDİZ
    Dünya bizi 'cahil', 'tembel' ve 'deli' görüyor
    Türkiye'nın sadece Batı'daki değil, tüm dünya...
    Hasan PULUR
    Nihayet "light" kebabı da becerdik...
    ADANALI kebapçı "Reşit Usta" dükkânına "light...
    Derya SAZAK
    Sauna çetesi
    Küre operasyonuyla, 'Sauna çetesi' de 'Susurl...
    Meral TAMER
    Yalçıntaş, ihracatçıları kızdırıyor
    Türkiye Genç İşadamları Derneği TÜGİAD üyeler...
    Yaman TÖRÜNER
    Bu kur müdahalesi soruşturma gerektirir
    Merkez Bankası yaklaşık 5 milyar dolarlık döv...
    Güngör URAS
    Tekstil ve giyim sanayii zorda
    2005 yılında imalat sanayiinde üretim ortalam...
    Serpil YILMAZ
    Tarihe Saygı Projesi: Çanakkale
    Küçük bir aile şirketiydi Opet, 1992 yılında ...
    M. Ali BİRAND
    Bankalar, kredi kartında sınıfta kaldı
    Son 2 yıldır bir Kredi Kartı Borçları sorunuy...

    © 2006 Milliyet