
|
|
|
 |
|
|
Her yıl tekrarlanan organizasyon yapamazsak doluluk artmaz
Satır Arası / Deniz Sipahi
Uluslararası çapta önemli organizasyonlara ev sahipliği yaparak son yıllarda yükselişe geçen İstanbul, Avrupa'nın önemli turistik kentleri arasında 2005 yılında otellerinde en yüksek doluluğu yakalayan kent olmuş.
Araştırma kuruluşu Deloitte şirketi tarafından düzenli olarak yapılan anket sonuçlarına göre, İstanbul'daki büyük otellerde 2004 yılında yüzde 65 olan doluluk oranı, 2005 yılında yüzde 75'e çıkmış. İstanbul'u yüzde 72 ile Moskova ve yüzde 68 ile Tel Aviv otelleri izlemiş.
2005 yılında yüzde 75'e yakın doluluk yakalayan İstanbul'un bu başarısının arkasında, son yıllarda ev sahipliği yapılan büyük organizasyonlar var.
Bunların en başında da Formula 1 geliyor.
Elbette İstanbul ile bir başka şehri karşılaştırmıyorum.
Çünkü İstanbul büyük bir megapol ve gerçekten de dünyanın en büyük merkezlerinden biri.
Doğal olarak hem ekonomik yaşamın hareketliliği, hem de uluslararası büyük organizasyonlar İstanbul'u uğrak yeri yapıyor.
Ben Formula 1 ile ilgili ilk yazımı 1997 yılında yazmışım.
O dönemde Türkiye için bu projeyi hayata geçirmek bir hayaldi.
Aslında her şey bir hayalle başlıyor.
Son on yılda Türkiye'de birçok şey değişti.
Spor ve sanatsal aktivitelerde önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptık.
Gönül ister ki, bunların bir kısmı İzmir'de yapılsın.
Formula 1 konusundaki ısrarım işte bu yüzdendi.
Dört milyonluk bir kentin açık olan sadece iki beş yıldızlı otele sahip olması gerçekten de kabul edilebilir bir şey değil.
Büyük Efes Oteli'nin özelleştirilmesinin ardından aylar geçmesine rağmen bürokratik işlemlerin uzaması nedeniyle hala inşaat başlamış değil.
İki yıldan fazla bir süredir otelin kapalı kalması da büyük bir ayıptır.
Kongre merkezinin işletilmesiyle ilgili belirsiz, yangından sonra beklemeye alınması da düşündürücüdür.
Sözün özü...
Bir kentte turizmi hareketlendirmek için önce gerekli alt yapıyı yapmanız gerekir.
Yani kalınacak tesislere sahip olmanız, buralara da çabuk ulaşıyor olmanız gerekir.
Hava yolu şirketlerindeki hareketlilik dilerim bir başlangıç olur.
Daha da önemlisi uluslar arası organizasyonlara ev sahipliği yapabilmektir.
Aksi taktirde ne yapılırsa yapılsın istikrar sağlamak mümkün olmaz.
Her yıl tekrarlanan ve on binlerce insanın bir araya gelebileceği projelere ihtiyacımız var.
Alt geçişler yapmak çok mu zor?
Bu konuyu birkaç defa yazmıştım.
Birçok okur, konuyu gündemde tutmamı istiyor.
Şehrin belirli bölgelerindeki trafik sıkışıklığı artık insanlarımızın sabrını taşırır halde.
Örneğin Basmane Meydanı...
Alsancak Garı...
Karşıyaka Vapur İskelesi'nin önü...
Buralardaki yoğunluk için mutlaka çözümler üretmek gerekiyor.
Okurlarım soruyor.
"Neden buralarda geçiş yer altına alınmıyor?"
Bu kentin ulaşım sorununu çözmek için metro en radikal çözümlerden biri. Ama metro tamamlanmış olsa bile bu saydığım yerlerdeki sıkışıklık artarak devam edecek.
Çünkü kent merkezi sıkışmış durumda ve ne yazık ki alternatif üretmek bir hayli zor.
O yüzden trafiği alt geçişlerle rahatlatmak şart.
Büyükşehir bu konuda ne düşünüyor, merak ediyorum.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|